Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


(Mustafa Yıldız) #1825

Ben geçen okudum ve okuduğum ilk Yusuf Atılgan kitabı. Normalde yanından geçeceğim ve umursamayacağım karakteri o kadar güzel anlatmış ki etkilenmemek elde değil. Andromeda Nebulası’nı okumaya başladım bu kitaptan sonra ve ilerleyeneyip yine bir Yusuf Atılgan romanı olan Anayurt Oteli’ ni okumaya başladım. Aynı şekilde belki gerçekte gördüğümüz yüzüne bile bakmadığımız bir karakter üzerinden o kadar güzel anlatıyor ki. Sadece 2 (buçuk) romanı ve 12 öyküsü (toplam 100 küsür sayfa) olması çok üzücü.


(Kenan Ulusoy) #1826

Gökteki Bütün Kuşlar

Çok lezzetli bir kitaptı. En sevdiğim iki türün bir arada bulunması çok hoşuma gitti. Epik fantastik türünde bir kitap değildi fakat fantazya sosuna bulanmış bir bilimkurgu kitabıydı diyebilirim. Derslerin yoğunluğundan dolayı 10 günde bitirebildim fakat normalde 2-3 günde bitebilecek bir kitap. Rahat okunan bir kitap öyle çok dikkatli bir şekilde okunmasına gerek yok. On beş tane karakter ya var ya yok fakat kitabın çoğunluğunu iki ana karakter oluşturuyor. Hafif bir kitaptı ve çok güzeldi. Büyü ve teknolojinin bir arada bulunduğu başka eserler varsa önerinizi alabilirim.

Son olarak: ‘‘Bir ağaç kırmızı mıdır?’’


(Can) #1827

Murat Gülsoy’un Yusuf Atılgan için söylediklerini izlemenizi tavsiye ederim.


(Mustafa Yıldız) #1828

Hangi videodan bahsediyorsunuz? Youtube’da birkaç bişey buldum ama emin olamadım.


(Can) #1829

Yazar kim diye bir videoydu sanırım. Yusuf Atılgan’ın takma isimle yarışmaya katılmasını anlatıyordu.


#1830

Manzaradan Parçalar - Orhan Pamuk

Orhan Pamuk’un kitaplara yazdığı önsöz ve sonsözlerden, not defteri karalamalarından, gazete ve dergilere verdiği röportaj ve yazılardan,ödül konuşmalarından oluşan bu derleme kitap okuma hızıma sağlam bir fren yaptırdı nerdeyse 1 ayda bitirebildim.
Şöyle ki Orhan Pamuk’un romanlarını çok severek okumuş bir olarak yazarı daha iyi tanımak için güzel bir kitap. Tanıdım da ne oldu derseniz Orhan Pamuk’un iyi bir edebiyatçı, kötü bir düşün adamı olduğuna karar verdim. Kitabı bitirebildiğime memnunum. Yazarı daha yakından tanımak istiyorsanız okuyun yoksa uzak durun.


(Hüseyin gök) #1831


Yaşlı adam ve deniz

Okuduğum çok iyi çizgi romanlardan biri olarak daha yer edindi.Kitap 1 saatte bitiyor ama biter bitmez insanın bu güzel çizgi romanı tekrar okuması geliyor.Kitabın konusu balıkçı olan ihtiyar bir adamın balık avı sırasında bir kılıçbalığının agına takılması ile başlıyor ve günler süren iki taraflı bir mücadeleyi anlatıyor.Kesinlikle tavsiye ederim.

Bir sonraki okuduğum çizgi roman Babil Şerifi adlı Irak’ın işgali sonrasını konu alan değişik ve benim fazla beğenmediğim bir çizgi roman.Kitabın konusu Iraklı bir kadının hem ABD ile hem Irak ile arabulucu gibi davranıp kendinin güç kazanmasını konu alıyor.Tavsiye edermiyim hayır ama normal ve değişik bir çizgi roman olarak okuyabilirsiniz.1 ve 2 ciltten oluşuyor.


#1832

Hüseyin Hocam okuduğunuz çoğu çizgi romanı beğeniyorsunuz zaten :joy::joy: Aslında şöyle düşünüyorum Hüseyin beğendiği çizgi romanları bu başlık altında paylaşırken beğenmediklerini es geçiyor??


(Hüseyin gök) #1833

Aynen begenmediğim olursa yorumlamıyorum ama cidden begendiklerim gerçekten harika hikayelere sahip :slight_smile:


(Mustafa Güngören) #1834

Okuduğunuz süper kahraman harici çizgi romanlar ilgimi çekiyor ve açıkçası okumak istiyorum sayenizde. Hatta zahmet olmayacağını bilsem ayrı bir konu açıp yorumlarınızı görmek isterdim; daha rahat bulabilmek adına. Çizgi roman okumak isteyenler için de güzel bir başlık olurdu. :innocent::blush:


#1835

Ben de sayesinde tek cilt olan çizgi romanlar biriktirdim ve hâlâ hiçbirine başlamadım.


(Hüseyin gök) #1836

Burası iyi yorum yapmak için :slight_smile: haftaya bBlazing Combat ve From Hell’de satışa çıksa onlarıda okuyup yorumlayacam.Ayrıca neredeyse çıkan Türkçe bagımsızlarının %70ini keşke süper kahramanlar yerine bu tarz çizgi romanlara agırlık verilse daha iyi olurdu,bu tarz çizgi romanlar benim izlenimime göre kaliteli bir roman kadar iyi ve faydalı.


(Erdal) #1837

Son dönemde klasik kitaplar için çok güzel çizgi romanlar yapılmaya başlandı. Ben de tek tük olsada alıyorum. Sizden gördükçe tavsiyelerle başka şeylerde alıyorum. Yaşlı Adam ve Deniz de şahane.


(Hüseyin gök) #1838

Aynen Yaşlı adam ve deniz cidden çok iyiydi bu çizgi roman sayesinde Ernest Hemingway kitaplarını okumaya başlayacam.


(Umut K.) #1839

Nazım Hikmet - Kuvayı Milliye (Çizgi Romana Uyarlayan Nuri Kurtcebe)

Bu muhteşem eserin radyo tiyarosunu en az 20 kere dinlemişimdir. Seslendirenler arasında Çetin Tekindor, Rüştü Asyalı ve nice güzel ses vardı. 1 saatten de fazla sürüyordu. Hep bir kere de olsa okuyayım diyordum. Sonunda da bu eseri ilk defa okuma fırsatını edindim.

Eser, adından da anlaşılabileceği gibi milli mücadele dönemini işliyor. Her bölümde bir Kuvayı Milliye kahramanını ve ülkenin o dönemki durumunu destansı bir dille anlatıyor. Karayılan’ın, Kambur Kerim’in lakaplarını alış hikayeleri, Şoför Ahmet’in 3 numrolu kamyonetle olan hikayesi, Arhaveli İsmail, Kartallı Kazım… Hepsi de birbirinden değerli hikayeler. Nazım Hikmet’in diline en çok yakıştırdığım eser bu diyebilirim.

Çizgi romanı da eserin iyi bir görsel hali. Çizgi romanda yazı olarak sadece eserdeki metinler var. Yani sadece çizgi romanı okusanız da, eseri tam metin olarak okumuş olursunuz. Aşağıya resimlerini atıyorum, karar verirsiniz.(Kendi adıma çizimleri beğendim.)

Son olarak siz de o dönemi, bir de Nazım Hikmet’in destansı dilinden okuyayım diyorsanız, şiddetle tavsiye ederim.




Not:
Benim gibi bu eseri bir de muhteşem seslerden dinlemek istersiniz diye aşağıya Youtube’daki en temiz ses kaydını atıyorum.


#1840

Nuri Kurtcebe’nin güzel çizimleri, Nazım’ın muhteşem destanının birleşmesiyle ortaya çıkan güzel bir kitap,

Yanlış hatırlamıyorsam Kartallı Kazım dizelerinin/ çizimlerinin olduğu bölüm de vardı. Çizimleri yıllar sonra gördüm ama Çocukken Destan’ın beni çok etkileyen yerlerinden birisiydi Kartallı Kazım.

Kâzım iyi hesaplamış herifin geçeceği yeri.
İşte sökün etti Mansur karşıdan :
beygirin üzerinde.
Beygir yüksek,
İngiliz kadanası.
Kendi halinde yürüyor hayvan
ortasında demiryolunun
sallana sallana,
ağır ağır.
Tercüman herhalde bırakmış dizginleri,
başı sallanıyor,
belki de uyuyor üzerinde beygirin.

Yaklaştıkça büyüyor herif.
Zaten mehtapta heybetli görünür insan.


(Umut K.) #1841

Tam metin olduğu için bütün hikayeler var, Kartallı Kazım da dahil.
Ben radyo tiyatrosundan dinlediğimde bütün bapları ayrı ayrı çok sevmiştim. O yüzden birini diğerinden ayıramıyorum. Ama en sevdiğim yer;


#1842

Bu bölümü kitapta Nuri Kurtcebe Batı sınırımızı kısrak başı gibi çizmişti galiba


(Umut K.) #1843

Aynen. Nazım ne anlattıysa, radyo tiyatrosunu dinlerken hayalgücümde nasıl canlandıysa, Nuri Kurtcebe öyle çizmiş bu şaheseri. Çizimler aslına sadık ve cesurca.


(Yasin) #1844

İtfaiyeci-Joe Hill

Kitap yurtdışında çıktığı andan beri okumak istediğim bir kitaptı. Hatta Altın Kitaplar’a bir iki kez sormuştum kitabı çıkarıp çıkarmayacaklarını. Ama pek de umudum yoktu. Sonunda İthaki kitabı çıkaracağını duyurunca pusuya yattım ve beklemeye başladım. Kitap çıktı. Biraz geç de olsa aldım ve okudum.

Joe Hill’i daha önce okumuş olduğum Boynuzlar kitabıyla zaten sevmiştim. Bu kitabı da beni hayal kırıklığına uğratmadı. Kitabın baş karakterini hamile bir kadın olarak kurgulaması bazı yerlerde neden hamile bir kadını seçti ki dedirtse de kitap bittiğinde iyiki öyle yapmış dedim. İnsanların yanarak öldüğü bir dünyada hamile bir kadının verdiği yaşam savaşı normal bir insanınkinden daha çetrefilli. Bu tarz kitaplarda karakterlerin yaşama gücü ne kadar sınanırsa o kadar güzelleşiyor hikaye. Yine de şunu söylemeden geçemeyeceğim. Kitabın ilk üç yüz sayfasını okurken kimi yerlerde nereye gidecek bu hikaye dedim. 300’lü sayfaları geçtikten sonra dediğimi yuttum. Hikaye bir açıldı pir açıldı. Sonunu da ayrı beğendim.

Joe Hill gözümde henüz bir King olmasa da babasına yakışır bir oğul diyebiliyorum.

Bu hikayeyi sevmeyenler muhtemelen bu tarzın sevmeyenleridir. Yoksa post-apokaliptik, kara fantazya, korku türlerini sevip de bunu sevmeyecek insan azdır.

Kitabın çevirisi güzeldi. Ama İthaki ısrarla redaksiyonda yüz güldürmemeye devam ediyor. Eksik/fazla harfler, yanlış yazılmış kelimeler, eksik ve fazla kelimelerle doluydu kitap. Yine de okunmayacak düzeyde değil. Benim gibi takıntılı olanlar için biraz zevk baltalayıcı.