Hangi Kitabı Okuyorsunuz?

Silber serinin 3. ve son kitabı Rüya Labirenti. Çok sıkıcı bir seri sonu kitabı, bitse de gitsek diye gözünün içine bakıyorum. :smiley: Neyse ki dili yalın ve akıcı da yarım bırakmadan bitecek.

Ve Jane Eyre. Biraz yavaş ilerliyor ama keyif alıyorum. Çalıkuşu modunda bir kitap gibi; güçlü bir kadın karakter okuması keyifli oluyor. :smiley:

3 Likes

Sanırım kendime yeni bir yayınevi buldum. Kara Çınar serisinden memnun kalacakmışım gibi bir his var içimde. Başka kitaplarına da bakmayı düşünüyorum. Ufak tefek hatalar var ama çok rahatsız etmiyor. Bir kitap için bakacak olursak en fazla on tane virgül hatası çıkar. Okuması gayet akıcı. Pek umudum olmayan bir yayıneviydi fakat beni yanılttılar. Karanlık kitaplar, hortlaklar, vampirler, masallar, iblisler vs. keyif alıyorsanız bu minik öykücükleri de tavsiye ederim. Daha detaylı incelemelerimi bundan sonra her ayın ilk haftasında toplu olarak yapacağım fakat bazen hoşuma giden kitaplar olduğunda araya böyle saplantılık edeceğim. :buyucu:

13 Likes

Şu an Arthur C. Clarke Bir uzay Macerasını okuyorum. Güzel gidiyor lakin tam olarak içine almadı beni. Umarım sonu güzeldir.

2 Likes

Merhaba Agape. İthaki karanlık kitaplıkla kıyaslaman mümkün mü?

O seri içinde bulunan çoğu kitap beni sarmadı, bir türlü kitapların içine giremedim, dünyalık düşüncelere dalıp ne okuduğumun bile farkında olamadım. (Dracula, cthulhu, yürek burgusu hariç)
Belki Kara Çınar farklı olur.

Okuyup sevemediklerim
Hareket iblisi, uykulu kuytu söy., üç sahtekar, yüce tanrı pan

2 Likes

Kıyaslarsam Kara Çınar’ın bana daha çok keyif verdiğini söyleyebilirim. Özellikle Klasik Korku Öyküleri kitabındaki birkaç öykü çok hoşuma gitti. Anlatım tarzı ve yeni yazarlar tanımak beni keyiflendirir hep. İthaki Karanlık Kitaplığı’nın daha kemik eserlerden oluştuğunu düşünüyorum. Bu işin temelinde yer almış kişileri kapsıyor fakat bu da dönemin dil anlatımı gibi bir negatiflik içeriyor. Kara Çınar da yine telif sorunu olmayan yazarlar toplamasına rağmen daha akıcı okunabilen öyküler seçmiş. Infernaliana ise çoğunlukla bir ya da iki sayfalık gece kamp kurarken anlatılan kısa hikayelerden oluyor. Daha çok söylentilere benzettim ben. Kafamda hep kamp ateşinde anlatılan veya kasabalar arasında dolaşan mini dedikodular olarak tasarlamama neden oluyor. Bu tarzını da hoş buldum. Hortlakların insan bedenini karartması, şeytanların köşede pusması, falanca kasabanın vampir salgınına karşı yaşadıkları beni eski dönemlerde bir gezintiye çıkarttı. Ben bu sebeplerden bir tık daha keyifli buldum.

4 Likes

Size güveniyorum. Sanırım Kara Çınar’ı deneyeceğim. Teşekkür ederim.

2 Likes

Zaman Çarkı 6. cilt Kaos Lordu’nu okuyorum bayağı bir ara vermişim seriye, diğer 5 cilde kıyasla neden bilmiyorum bu cildi daha bir sevdim daha hızlı ve akıcı okuyorum karakterlerin gelişimi değişimleri daha fazla göz önünde ve belli, Göğün Ateşleri’nin sonu müthiş bitmişti zaten ve Kaos Lordu da güzel bir tempoyla başladı 430dayım şimdilik.
Sonuç: Hala Nynaeve’i sevmiyorum :joy:

3 Likes

Seven var mı acaba :roll_eyes:

1 Like

Egwene sayesinde Nynaeve daha sempatik geliyor bana.

2 Likes

@birisi43 Seveni var sanırım :roll_eyes: @narpal Ben her 2sini de sevmiyorum :smiley:

1 Like

Serideki bayan karakterlerin hemen hemen hepsinin bana itici geldiği gerçeği :grinning:

2 Likes

İncelemeniz için ilk birkaç sayfayı size atayım. Belki böylece size hitap edip etmediğini veya sıkıp sıkmayacağına dair bir fikir edinebilirsiniz.

Klasik Korku Öyküleri:

İnfernaliana:

4 Likes

Tek Moiraine biraz da Elayne normal gibi a Min iyidir iyi :smiley:

2 Likes

Zahmet ettiniz, teşekkürler.
Geçenlerde bir listede gördüğüm için Sarı Duvar Kağıdı’nı listeme eklemiştim, bu kitapta olduğunu bilmiyordum, iyi oldu.

Kanlı rahibe de güzel görünüyor, akıcı bir okuması var. İlk fırsatta satın alacağım bu seriyi.

2 Likes

Sarı Duvar Kağıdı çok güzeldi. :heart_eyes:

4 Likes

Merak ettim bak şimdi. :slight_smile:

Bu listede görmüştüm. Yazarın Kadınlar Ülkesi kitabını İthaki basmıştı, bunu da basarlar diye bekliyordum.

8 Likes

Liste hoşuma gitti. Geniş bir zamanda detaylıca bakacağım. Şöyle bir göz attığımda elimde olan kitaplara da rastladım. Bazılarını da okumuşum ve katılmamak elde değil.

Ayrıca çeviri güzeldi. Ben memnun kaldım. Hikayenin gidişhatı, psikolojik boyutu ve sonu çok hoşuma gitti. Eleştirel bir yanı var. Ben kitapta bir tek Çığlık Atan Kurukafa öyküsünde daraldım. Hem anlatım dili pek bana hitap etmedi hem de fazla uzatılmış bir öykü gibi geldi. Sonu iyiydi ama sadece sonu da kurtarmıyor maalesef.

An itibariyla Infernaliana da bitti. Beğendim genel olarak ama Klasik Korku Öyküleri kadar iyi değildi. Birçok yerden toplanmış kah masal kah öykü kah da kısa anlatılardan oluşuyordu fakat bazı öyküler çok güzeldi. Zaten böyle toplama eserlerde hepsini beğenmek pek beklenen bir şey değil. Ben pişman değilim. Yine de not olarak düşmekte fayda var. Genelde öyküler Meryem Ana ve İsa heykeline bağlanıyor. İnançlı olanlar Şeytan’dan korunurken inançsızlar Şeytan’ın esiri oluyor. Eski zamanlarda yazıldığı düşünülürse bana normal geliyor. Bizim kültürümüzde de benzer hikayelere rastlamak mümkün. Yine de bazıları -bu kısmı bir kenara koyarsak- hikayesi açısından ilgi çekiciydi.

Son olarak; çevirmenlerin çoğu İthaki’de kitap çevirmiş kişiler. Hatta bazı kitapları biyografilerine ekledikleri için dikkatimi çekti.

7 Likes

Türkiye İş Bankası Türk Edebiyatı Klasikleri serisinden 19 numaralı kitap olan Şeytankaya Tılsımı’nı okudum.

1.5-2 saat gibi kısa sürede okuduğum, 57 sayfalık bir eser. Uzun süredir bu seriden bir eser okumuyordum. Biraz yabancı kalmışım ama ilk sayfadan sonra beni yine sardı ve bir çırpıda bitirdim. Kitap kendi içinde de bahsettiği gibi bir çeviri esermiş ama Ahmet Mithat Efendi bu kitabın orijinal ismini belirtmemiş. Yazarın maksadı yanlış Batılılaşmayı önlemek ve oradaki durumları aktarmaktır.

Kitapta olaylar Güney İtalya’da yer alan bir şehirde geçmektedir. Bir sihirbaz olan Sastıma etrafında gelişen olaylar sonucunda 4 kişi etkileniyor. Bunlardan birincisi Pedro isimli bir çoban. Hazine uğruna sonradan bir his besleyeceği Angelino’nun diri diri kalbini sökmek istemesi ile başlıyor. Daha sonra sihirbazın hayatlarını etkilediği Viskonti Karlo ve ona aşık olan zengin, eğitimli ama hurafelere inanan Maria Da Karavana ile devam ediyor. İş tatlıya bağlanıyor ve sihirbaz ustalıkla işin içinden sıyrılıyor. Yazarın son söz olarak aktardığı söz ise gerçekten iyi bir öğüt niteliğinde.

Müthiş kocakarı melunca hilesini gerçi pek güzel değiştirdi ama eğer Pedro ağaca bağladığı gümüş tenli Angelino’nun güzelliğini seyirle aşk nimetine birdenbire mağlup olmamış bulunsaydı o zaman meselenin sonu ne müthiş kızıl renklere boyanacaktı! Böyle şarlatanların ne iyi nasihatlarına kulak vermelidir, ne de fena ayartmalarına! (sy. 57)

Kesin okunmasını önerdiğim hatta okul kütüphanelerinde bile bu günümüz Türkçesiyle yazılmış olanının olması gerektiği güzel bir eser. Puanım 10/10.

14 Likes

Witcher - Elflerin Kanı

Andrzej Sapkowski


Dün okumaya başladığım kitabı bugün yarılamış bulunuyorum.
Kitap gayet akıcı, rahat, anlaşılır ilerliyor, fakat kitapta hiçbir şey olmuyor yav. Yağ gibi akıyor, ama cidden hiçbir şey olmuyor, okurken fazla zevk almıyorum, merak unsuru da yok. Kötü bir kitap da değil ama :smiley: İlk iki kitabı üçüncü kitaptan daha başarılı buldum, en azından birşeyler oluyordu ve zevk veriyordu. Ne yalan söyleyeyim Geralt ile Dandelion’un hikayelerini özledim. Umarım kitabın diğer yarısında birşeyler olur artık.

Şimdilik puanım: 7/10 (6.5 da olabilir)

8 Likes

Başlat (Ready Player One) kitabına başladım. Şimdilik durağan gidiyor, henüz aksiyona tam girilmedi. Henüz ortamı keşfediyoruz. :smiley:

5 Likes