Herkese Birer Bardak Rom!

Öykü Seçkisi’nde okumak için: http://oykuseckisi.com/herkese-birer-bardak-rom/



Lilith, Ahura Mazda Hanı’nın içerisindeki barın penceresinden, dışarıda usul usul düşmekte olan kar tanelerini incelerken, geçen gece yine hanın barında tanıştığı çetin bakışlı delikanlı Balder yavaşça içeri girdi. Turuncu saçlı, turuncu sakallı Balder, çok bilmiş kasaba halkınca fiziksel özellikleri dolayısıyla kadim zamanlarda yaşayan Viking ırkını andırıyordu. Ancak bu ulusun hakkında söylenilenlerin aksine bu kızıl çocuk,… (DEVAMI…)

3 Likes

Merhaba,

Hemen giriyorum konuya :slight_smile:

Başlığı okur okumaz aklım ailk gelen şey Pirates of the Caribbean - Jack Sparrow oldu. Seriye ve karaktere oldukça fazla sempati besleyen biriyim ve neden bilmem rom dendi mi aklıma istemsiz olarak Jack Sparrow geliyor.

Sonra giriş cümleni okur okumaz aklıma Kral Katili Güncesi geldi. Hanlarda geçen tüm hikayeler de otomatik olarak Kvothe’u getiriyor aklıma.

Dolayısı ile daha baştan 2-0 yapmıştın durumu. Sonra isimler… İsimler harika. Balder, Ahura Mazda, Lilith, Hanuman… Zaten hanın adını okur okumaz durum 3-0 oldu.

Öykü için seçtiğin mekan ve genel hava benim en sevdiğim türdendi. Ancak öykü içerisinde iki gol yedik ve durum 3-2 oldu.:slight_smile:

Böyle ifade ediyor olmamı mazur görürsün umarım. :slight_smile:

Öyküdeki bazı cümleler okuyanın canını okuyor gerçekten. Bazı bölümlerde anlayabilmek için zorlandığımı ifade etmeliyim. Aşağıda bazı alıntılar yapacağım. Bunlar gözüme çarpanlardı. Yeterli bir son okuma yapmadığını var sayıyorum. Öykün birkaç düzenleme ile -en azından benim için- bu ayki seçkinin en iyisi olabilirdi rahatlıkla. O kadar beğendim.

Mesela bu aşağıdaki cümle; bölünmeye ya da daha sıralı ifade edilmeye ihtiyaç duyuyordu. Böylece hem derdini daha rahat anlatır, hem de okuyanı yormazdı.

Aşağıdaki cümlelerde olduğu gibi bazı cümlelerinde özne-yüklem uyumsuzlukları vardı. Bu durum okurun cümleyi tekrar okumak ihtiyacı hissetmesine neden oluyor ve akıcılığı bozuyor.

Aşağıda çoktan Barış için Mikra ismini kullanmakta anlaşmışlarken, tekrar barış, barış olarak geçiyor cümlede. Bu ufak bir kurgusal hata.

Son bölümde Lilith’in

Dediği kısıma bayıldım. Harika bir son.

Cümlelerdeki problemler yenilen ilk goldü. Diğeri ise fazla gizemden kaynaklı bence. Savaşın ne ve neden olduğu, kardeşler denilen yapının nasıl bir yapı olduğu gibi kısımlar biraz daha açık olabilirdi. Bir paragraf ile bunlara değinilebilirdi. Mesela Mirka konusu. Aralarındaki muhabbet Mirka için biraz daha açıklayıcı diyaloglara sahne olsa, biz okurları da daha fazla çekerdi öykünün içine bu durum gibi geliyor bana.

Umuyorum çok kurcalamadım. Ben şu an yaptığım tarzdaki yorumları daha değerli buluyorum. Elbette bazen söyleyecek hiçbir şey olmaz. Beğenmişsindir ve beğendim der geçersin. Ancak okuduğumda hissettiğim, düşündüğüm her şeyi yazar ile paylaşmak isterim ben.

Tekrar edeyim, fazla deştiysem öyküyü affola! Kaldı ki bu tamamen bence kısmı olayın. Öykünün sahibi elbette ki hiçbirisine katılmıyor olabilir. Bu da tamamen yazarın tasarrufudur.

Genel olarak konuşacak olursam 3-2 önde kapadık maçı ve öyküyü okumuş olmaktan dolayı gerçekten mutluyum. Başka öyküler de okumak isterim Seray Soysal’dan!

Gelecek seçkilerde görüşmek üzere :slight_smile:

3 Likes

Merhaba, öncelikle ayırdığınız vakit ve ayrıntılı yorumunuz için çok teşekkür ederim :blush:
Seçkiye gönderdiğim ilk öyküydü ve bir sonraki sayılar için böyle deşen yorumlara çok ihtiyacım var elbet. Daha önce çok fazla öykü yazma ve okuma deneyimim olmadı, bu yüzden türe biraz da yabaniyim. Bu bir bahane olamaz tabii ama değerli eleştirileriniz doğrultusunda umarım okuyanlara daha çok zevk verecek içerikler sunabilirim daha sonraki seçkilerde.
Aslında yediğim gollerin bir tanesi, bir türlü icabına bakamadığım uzun cümle kurma hastalığım sanırım. Nedense cümleleri bağlı ve noktasız kurunca yazarken daha fazla zevk alıyorum ancak elbette bunları en azından dil bilgisi kurallarını göz ardı etmeden yapmam gerek, farkındayım.
Gizem konusunu da siz söyleyince fark ettim. Benim de nedenini çözemediğim bir kapalılık vardı anlatımda. Bilgi eksikliğiymiş demek.
Bu iki unsura daha çok dikkat edeceğim bundan sonra. Teşekkür ederim tekrar yapıcı yorumunuz için. :pray:t3:

1 Like

Merhaba Seray,

İçerikle ilgili söyleyeceklerim kısıtlı. Olması gerekenden daha kapalı gibiydi genel itibariyle. Belki kişisel tercihindir, belki de kasıtlı yapmamışsındır, bilmiyorum, fakat başta neysem sonda da oydum mevzu hakkında, muhtemelen benim dikkatsizliğim, bu yüzden tekrardan okuyacağım daha sakin kafayla. İçerikle ilgili yorumumu kısa tutayım, zira ne okuduğum, ne de yazdığım bir alan bu, ehil değilim.

Biçimsel anlamda öyküyü beğendim. Hatta kelime seçimlerine hayran kaldım, amma ve lâkin bazı cümleler hikâyenin ahengini bozuyordu. En çok dikkatimi çeken nokta da virgül konusunda muazzam cömert olmandı. Tekrardan belirtiyorum ki ukalâlık olarak algılanmasın, belki sadece benim gözüme çarpmıştır fakat bazı cümlelerde o kadar çok virgül vardı ki duraksamaktan bütünüyle kayboldum.

Genç kadın, Mirka’yla ilgili, neredeyse hiçbir şey duymamış olan kızıl çocuğa kasaba halkının yarısına yakınının gördüklerini iddia ettikleri bu efsanevi sayılabilecek yaratıktan bahsederken, diğer bir yarısınınsa onu yalnızca bir hurafe, cahil kimselerce uydurulmuş hayali bir imge olduğuna inandıklarını da eklemeyi unutmadı elbette.

"Mirka’yla ilgili"den sonraki virgülü atsak çok güzel olur bence.

Oysa Lilith, hem Balder’in görüşlerinden emindi hem de halihazırda bu kadar saat konuşmalarına rağmen bir türlü şu meselelere girme cesareti gösteremiyorken, bu kızıl çocuğun onun dışında karşısına çıkan herkese korkusuzca fikirlerini açması, karşıt görüşlülerin karşısında bile susmaya yanaşmıyor olması kadının canını giderek sıkıyor, kalbiniyse kırmaya başlıyordu.

Bu ve bunun gibi cümlelerde de kayboldum.

Dediğim gibi, yapılar ve yerleştirmelerde sıkıntılar vardı bana kalırsa, onun hârici kelime seçimlerini çok beğendim. Ufak tefek değiştirmelerle biçimsel açıdan çerçevelik bir öykü olabilir. İçerikle ilgili yorumumu daha sonra yapacağım, bir kez daha okumam gerek.

Diğer seçkilerde görüşmek dileğiyle :krs:

NOT: Başlık ateş ediyor :obey:

2 Likes

Kelimeleri mitolojiden seçtim, çünkü inanılmaz bir hava katıyor mitolojik imgelemler öykülere diye düşünüyorum. Konuyla alakasız isimler olmamasına özen gösterdim tabii. Cümlelerin uzunluğu, karmaşıklığı ve düşüklüğü konusunda haklısınız maalesef. Cem’in de dediği gibi bu uzun cümleler sanırım hikayenin akıcılığına da ket vuruyor. Cümleleri biraz daha düzenli sıralamayı başarabilirim umarım bundan sonra.
Verilmek istenen mesaj gibi bir şey belirlememiştim açıkçası yazmaya başladığımda. Bu yüzden de hikayeden bir şey alamadığını düşünüyor olabilirsin, zira yorumundan sonra düşündüğümde okuyucuya ne vermek istediğimi ben de bilmediğimi fark ettim. Kurgularken ve yazarken çok zevk aldığım bir metin oldu ama içini daha fazla da doldurabilirdim elbet. Bu nokta da bundan sonra dikkat edeceklerim arasında.
Vakit ayırıp okuduğun için teşekkürler. :blush:
NOT: !rom :krs:

1 Like