Hikâye Paylaşım Uygulaması Wattpad Kendi Yayınevini Kuruyor


(Okan Akıncı) #21

Günümüzde gördüğüm pek çok ailede durum şudur: “Çocuğu yaptık ama ilgilenmek zor işmiş. Verelim eline elektronik cihazı da bizi rahatsız etmesin.”


(Hiçliğin bekçisi…) #22

Hişşşt… Dizi başladı… :unamused:


#23

Hay ben bu wattpadi bulanin…


(Emrecan Şuşter) #24

Fikirlerinizde bir çarpıklık yok, yaklaşımınız doğru. Ancak, ben bir nokta daha ekleyeceğim.

Gözlemlerimce, erkeklerle fazla haşır neşir olmamış genç kızlar bu tarz vurgulu kırdılı erkek figürlerinden daha çok hoşlanıyor. Yani bu kültürel bir olgu olmaktan çok, abartılmış bir erkeklik imgesinin arzusundan geliyor olmalı. Bir erkekle sohbet bile etmemiş genç kızların kafalarındaki erkek rolü zaten en başından sağlıklı gelişemez. Demek istediğim, bir arkadaşınızda eğer bu tarz eğilimler görüyorsanız onun ait olduğu kültürden bağımsız olarak çeşit çeşit erkeklerle sohbet etmesini sağlayın, en azından doğru erkeğin illaki görüntüde hırçın olmaması gerektiğini da anlayacaklardır. Zira kendi hırçın yönlerini ortaya koyan erkek aslında kuvvetli değil, aksine tamamen itilmiş erkeklerdir. Kültür kadını erkekten uzaklaştırdığı için aslında doğrudan değil dolaylı bir etken olabilir.

Ucundan psikanaliz heveslisi psikoloji öğrencisi olarak diyeceklerim bu kadar.


#25

İsabetli bir karar olmuş, özellikle hangi yayınevinden uzak duracağımızı biliriz.


(Emrecan Şuşter) #26

Düşünür

Hmm… Başka bir yayınevi daha… Hadi buraya da kendi dosyamı yollayayım.


(Okan Akıncı) #27

Bu tür şeyleri yazan, okuyan, seven genç kızlar elbette erkekler hakkında gerçekçi olmayan düşüncelere sahipler ama hemcinsleri hakkında da gerçekçi olmayan düşüncelere sahipler.

Bu romanlarda kendisine tecavüz eden erkeğe âşık olan kadın figürü de var. Hiçbir aklı başında kadın tecavüzcüye âşık olmaz. Ha bu Stockholm Sendromu gibi bir şeydir, yaşadığı şey kadının ruh sağlığını alt üst etmiştir, yazar da bunun üzerine bir eser kaleme almıştır. O zaman bunu anlarım. Fakat bu öyle bir şey değil. Tecavüzcü ile kurban arasındaki ilişkiyi romantizm sosuna bulamak, sağlıklı düşünemeyen bir aklın ürünü olsa gerek.

Tecavüzcü, uyuşturucu müptelası, katil vs. tipleri sokakta görse arkasına bile bakmadan kaçacak insanlar, romanlarda ve hikâyelerde onları âşık olunacak tipler gibi sunuyorlar.

Son bir şey daha: Eğer okur bunu talep ediyor diye bunu yazıyorlarsa bu da durumun vahametini azaltmıyor. Yazarın kendisine ait sözleri olmalı. Yazar, anlatmak istediği hikâyeyi anlatmalı, insanların duymak istediği hikâyeyi değil.


(Özgür Kuru) #28

İlk okuduğum kitap ilkokul ikinci sınıfta Jules Verne’in Esrarlı Ada kitabıydı. Ne zaman bir eve gitsem salondaki vitrinler cam eşyalarla, gösterişli parlak süslerle dolu. Karşısında sekiz on dakika ayakta durup iki kitap kokusu alıp kitaplar hakkında konuşacak insanlar o kadar az ki. Bütün sorun bundan kaynaklanıyor.

Televizyonlar baş köşede, saçma sapan diziler ve programlar ölüm kalım meselesiymiş gibi bekleniyor, izleniyor. Fakat aynı evde bir tane kitap bulamıyorsunuz.

Böyle bir ortamda büyüyen bir genç kitapçıya es kaza gittiğinde karşılaştığı ilk şey saçma sapan kişisel gelişim kitapları, ne olduğu belirsiz “çok satan” kisvesi altında ön plana çıkartılan kitaplar.

Şimdi evinde J.K. Rowling, Jules Verne, Asimov, Brandon Sanderson gibi yazarlarla tanışan çocuklara Aşk-ı Memnu’yu nasıl satabilirsiniz? Stargate, Doctor Who izlemiş insanlara Türk dizilerini nasıl beğendireceksiniz.

Bu iş wattpad ve benzeri platformların suçu değil. Ne izlemesi gerektiğini, ne okuması gerektiğini seçemeyen nesillerin yetişmesine vesile olan toplum suçlu olan. Bu toplum wattpad ile youtube ile twitch ile bozulmadı. Bu toplum bozuktu ve saydığımız bu platformlar bu bozukluğu paraya çevirdi. Ve biz yine her konuda olduğu gibi şeytanı suçlamakla yetiniyoruz.


(andreia) #29

Wattpad’i bir iki yıl öncesine kadar savunurdum. Çünkü yaklaşık altı yıl kullandım ben bu platformu. Bu süreç boyunca da sadece, İngilizce olarak hayran kurgu hikayeler okudum (dalga geçmeyelim kardeşlerim, İngilizceme en büyük katkıyı bu meret yaptı). Bu yüzden Türkçe içeriğin geldiği noktadan hiç haberim olmadı, bana olan katkılarından ötürü savundum da.

İki yıl önceyse nasıl olduysa aklıma ilk kez geldi ve Türkçe içeriği merak ettim, keşke etmeseydim. Tecavüzcüsüne, öğretmenine, üvey abisine/babasına; kaba, insanlıktan nasibini almamış, kadınlara sarı tuvalet terliği gibi davranan, senin gözünde yalnızca bir kötü çocuk ama tanrının gözünde serseri bir ninja olan erkeklere, hastalıklı ve bastırılmış cinsel fantezilerini döktükleri sayfalardan nefret ettim.

Edebiyatta sınırların olmaması gerektiğini düşünürüm her zaman. Ortada sağlıksız bir özendirme, kötü bir yazım yoksa her konu kabulümdür. Ama bu yazılanlar öyle değil ki!

Bu, emek var emek diye savunulan (bence kesinlikle yok) niteliksiz ve popülist yazılar, çocuklara dili yanlış öğretiyor, erkeklere ve kadınlara yanlış açılardan baktırıyor, cinselliği yanlış anlatıyor.

En kötüsü de, aileler çocuğum okuma alışkanlığı kazanıyor diye ne okuduklarını denetlemiyorlar bile. Ülkemiz ise zaten ortada, cinsel eğitimin olmadığı, saçma sapan “üçüncü cins” tartışmaları yapılan bir yer. En azından ailelerin duyarlı olması, çocuklarını yönlendirmesi gerekir.

Bu konuda çok dolmuşum sanırım. Böyle iyi bir potansiyeli olan bir platformun, bu hallere gelmesi beni sadece üzüyor.


(Emre Can Doğan) #30

Buna katılamadım çünkü dönemdaşlarıyla birlikte Aşk-ı Memnu bir klasiktir. Bugün aynı senaryoyu gündüz kuşağında yayımlanan televizyon dizilerinde de bulursunuz ama yazıldığı dönemde oldukça yeni bir konuydu.

Tabii. Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir. Toplum baştan beri böyleydi, sadece iletişim kanalları bu kadar gelişmediğinden bilmiyorduk. Artık biliyoruz ve bundan geriye dönüş yok.

3 sene de ben aktif olarak yazdım. Çok iyi yazarlar var ama okurlar hiçbirine şans tanımıyor. Birinin şans tanıması için genellikle fantastik-bilimkurguyu bırakıp mizah gibi popüler türlerde yazmaya başlıyorlar. Bir okuyucu bölüğü oluşunca da asıllarına dönüyorlar. Şirkette adının artık bu tür mafya, psikopat, bad boy romanlarıyla anılmasından rahatsız olmuş olmalı ki resmi hesaplar paylaştığı her metne bu tip hikayeler yazmayın diye yazarak son veriyorlar. Gerçekten müthiş bir potansiyeli varken mahvolup gitti.


(Okan Akıncı) #31

Sorunun toplumda, özellikle de yetişkinlerde başladığına katılıyorum. Evet, Wattpad gençleri zehirliyor ama gençlerin Wattpad’de o tarz şeyleri yazmayı ve okumayı özellikle tercih etmesinin de bir nedeni var. Bu da yetişkinlerden kaynaklanıyor.

Bırakalım gençleri, yetişkinler bile neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt edemeyecek duruma gelmiş. Bugün gördüğüm bir olayı size anlatayım:

Dolmuşta 50’li yaşlarda iki adam siyaset tartışması yapıyorlardı. X kişisi “nasıl o adama oy verirsin, o adam dolandırıcı” derken Y kişisinin savunması şöyle oldu: “Ama diğeri de dinsiz. Dinsize oy vermektense dolandırıcıya oy vermeyi tercih ederim.”

İşte Türkiye’nin özeti bu. Söz konusu adaylar gerçekten dolandırıcı mı ya da dinsiz mi, mesele bu değil. Fakat pek çok kişi kendisininkinden farklı bir inancı, siyasi düşünceyi, yaşam tarzını, cinsel yönelimi çok büyük bir sapkınlık olarak görürken dolandırıcılık, hırsızlık, cinayet, tecavüz, uyuşturucu ticareti gibi davranışları o kadar da büyük bir sorun saymıyor.

Elbette insanlar eskiden de böyleydi ama biz bunu internet sayesinde yeni fark ettik diyebilirsiniz, fakat ben buna katılmıyorum. Aslında eskiden de aynıydık. Kemal Sunal o filmleri boşuna çekmedi. Aynı insan tipini 50 yıl öncesinde de görürsünüz ve herkes de bunun farkındaydı. Ki o filmlerin bazıları günümüzü tıpatıp yansıtıyor.

Wattpad’den önce de bu tarz hikâyeler internet âleminde vardı. Az da değildi. Wattpad’in yaptığı şeyse bunların bir arada olduğu bir ortam oluşturmak ve biraz da edebiyat süsü vermek oldu.


(Emre Can Doğan) #32

Bu tip filmlerin genellikle karakterleri karikatürize sayıldığından insanlar çok ciddiye almadılar. Bir de ciddi bir kanal üzerinden ciddi bir sorunu insanlara aktarmak meselesi var. Şimdi internet sayesinde fark ettik derken şunu kastediyorum arada karikatürize bir kanal olmadan mesele tüm çıplaklığıyla ve tüm ciddiyetiyle karşımıza dikildi. Yani farkında olmaktan kastım buydu. Her halükarda leş gibi bir durum var. :confused:


(Muhammet Topcu) #33

Çoğunun vasat kaliteye sahip olduğu, belki de edebi olarak adlandırılamayacak bu eserlerin kiminin, kitapçılardaki en sevdiğim yayınevlerinin raflarına sinsice yerleşmesindense, kendilerine has bir yayınevine ve logoya sahip olmasını yeğlerim.

Kimi noktalarda önyargının hayat kurtardığına inanan biri olarak, wattpad yayınevi logosuna sahip kitapları çabucak görmezden gelebilecek olmak kanımca kaybolacak koca bir vakti kurtaracaktır. Sonuna kadar destekliyor, Türkiye’de de bir an evvel açılmasını bekliyorum.