İstifra


(Ezgi Özbek) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/istifra-ezgi-ozbek/



Yazı mı tura mı? Para hâlâ havada süzülmekte; bir yüzünde arzı endam eden beybaba taklalar atıyor. Yazı mı yoksa tura mı? Baştan kaybedilmiş bir iddiaya tutuştuğumu biliyorum. Kendime karşı ne kadar şansım olabilir ki. Kayalığın kıyısında ayaklarımı sallamak bir harika! Ah gökyüzü bu gece nasıl aydınlık… Yıldızları bu kadar çok, bu kadar parlak ve yanı… (DEVAMI…)


(Merve Aydın) #2

Dünya yalanını gerçeğe bağlayarak vurmuşsun Ezgi. Şiir okuyor gibi hissettim. Kalemine sağlık. İçinde barındırdığı tezatlarla kısa bir öykü ne kadar sağlam kurulabilirse o kadar sağlam kurmuşsun yapıyı. Çok teşekkür ederim kelimelerini bizlerle buluşturduğun için.


(Ezgi Özbek) #3

Sevgili Merveciğim,

Yorumundan sonra oturdum ve metni tekrar okudum. Bu sefer biraz arkadas torpilli yorum aldığımı düşünüyorum yalan yok. İkinci okumayı yapacak vaktim olmadı o sebeple akıcılıkta ve yazımda bol problemi olmuş. Bu durum beni üzse de düzenlenemeyecek bir iş değil tabi ki. Dünya yalanını gerçeğe bağlayarak vurmak tabiriyse duymak istediğim etkiydi. Öykü ismiyle geldi diyebilirim :slight_smile:

Bol ilham diliyorum arkadaşım!


(Merve Aydın) #4

Hayır arkadaş torpili yok. Bence sen yine mütevazı davranıyorsun. :slight_smile: Ayrıca gerçekten bir oturuşta yazılan öyküler her zaman daha güzel olur. Ama sen bilirsin tabii. Ben okuduğumu bilirim. Güzel bir şey okudum, işte o kadar :smiley: Aaaaaaaa :smiley:


(Kasvet Ulu) #5

Merhaba. Öykünüzü sevmediğim bir tarz olmasına rağmen çok beğendim. Yanlış anlamadıysam çok güncel bir konudan beslenmişsiniz, bu çok hoşuma gitti, söylemek istedim. :+1: Kaleminize sağlık.


(gayekskn) #6

Merhaba @zencefilos Ben bu öykünün anlatımına bayıldım!
Merve’ye verdiğin cevaba bakıyorum da, bence kendine haksızlık yapıyorsun.
Senin naifliğinden sıyrılan, ‘bu cümleler aklına nasıl gelmiş’ dediğim bir hikaye olmuş.
İçim coşarak okudum. Sıfır torpil, bol bol beğeni bırakıyorum bende buraya.
Tebrikler💕


(Ezgi Özbek) #7

Merhabalar,

Beğenmenize canı gönülden sevindim; tahmininiz doğru yazdıktan sonra fark ettim esinlendiğimi ben de.

Çok teşekkür ederim; ilhamla kalın.


(Ezgi Özbek) #8

Merhabalar Gayecim,

Gerçekten şokla okuyorum sizi :grimacing: Sanırım benim çok tercih ettiğim bir tarzı olmadığı için metni biraz öteledim ama hoşunuza gittiyse ne mutlu bana :slight_smile: Bir seyler denemeye devam ediyoruz rıhtımın güzel tarafı bu keşfetmek için muhteşem bir ortam ve iyi ki vardınız :slight_smile:

Sonsuz ilham ve düş gücü!!!


(Murat Barış Sarı) #9

Merhaba,

Son derece sürreal bir başlangıçtan sonra ciddi derecede zor bir dönüşü başarıyla kotarmışsınız. Tebrik ederim.

Fiil kipleri de öyküde başka, belgesel kısmında farklı olmuş sanırım. Bilerek yaptıysanız olağanüstü diyebilirim. Değilse de akışı bomamış.

Bir oğlan babası olarak içim burkuldu ayrıca.

Elinize sağlık.


(Ezgi Özbek) #10

Merhabalar,

Kıymetli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Bir miktar can sıktıysam üzgünüm lakin genel olarak haberlerden çok daha masum bir öykü olduğu da ayrı bir can sıkıcı konu.

Belgesel kısmındaki akış istediğim gibi lakin oraya geçerken aşağıdaki cümlede bir değişiklik yapılması gerekiyor sanırım.

"düşmüştü. İtiraflar her geçen gün artarken yerli halkın aklında birçok soru vardı.

Yıllar sonra İstifra adlı belgeselinin çekiminde Tanju, Barış’ın ölümü ve geri kalan her detayı sunabilmek adına çırpındı. İnanmak eylemiyle tüm dünya değişebilir. Defalarca tekrarlanmasına rağmen sıkça kendini doğrulayan bir savdır bu; nitekim hala umudu var kılması da ondandır."

Yukarıdaki gibi düzenlesem daha iyi olacak gibi geliyor bana ama olduğu kadar eldeki kopyayı değiştireceğim :slight_smile:

Tekrar teşekkür ederim, ilhamla kalın!


(Müge) #11

Merhaba,

Çok klasik bir yorum olacak ama öykünüzü çok beğendim. İlk baştaki şiirsel tempoyu bozduğunuz an bence cuk oturmuş, başkalarını bilmem ama ben gülümsedim.

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA! H…
Lan!
Düştüm!

Konuyu anlatırken, farklı bölümlerde uyguladığınız farklı anlatımlar da öykünüze çok uymuş.

Yukarıda **MuratBarisSari’nın yaptığı bu yoruma da katılıyorum.

Fiil kipleri de öyküde başka, belgesel kısmında farklı olmuş sanırım. Bilerek yaptıysanız olağanüstü diyebilirim. Değilse de akışı bomamış.

Bir kaç harf eksikliğine rastladım, ama çok önemli şeyler değil.

Tek bir önerim olacak: Barış öykünüzün başındaki anlatımında, bize iç dünyasıyla, o an hissettikleriyle ilgili bir akış okuturken korktuğuyla ilgili bir bilgiye rastlamıyoruz. Ve düştükten sonra Tufan’ın kaçtığını söylüyor. Öykünün ilerleyen bölümünde, aşağıdaki cümleye rastlıyoruz.

Cankurtaran arkadaşlarından ikisi kasti bir yaralama amacıyla onu korkutarak kayalıktan düşmesine sebep olmuştu.

Bu bölümü kafamda oturtamadım. bağlamak için, belki, ya korkmasıyla ilgili bir kaç duygu eklemeyi düşünebilirsiniz ya da bu cümleyi doğrudan kasten ölümüne sebebiyet vermiş ve itmiş olarak düzenleyebilirsiniz.

Dediğim gibi bu sadece küçük bir öneri.

Tekrar tebrikler ve elinize sağlık
Müge


(Ezgi Özbek) #12

Merhabalar,

Öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim ve harf hataları için de çok özür dilerim. Tekrar okuma yapma şansım olmadığı için direkt iletmem gerekti bu gibi aksaklıklarla yormayı istemezdim gerçekten.

Farklı anlatımlar biraz metnin kendi sesini bulma çabasından türedi sanırım ama hoşunuza gittiyse ne mutlu bana. Genel olarak keyif aldığınızı görmek gerçekten hoşuma gitti.

Bununla birlikte Barış’la ilgili kısma geldiğimizde minik bir yanlış anlaşılma varmış gibi hissettim. Karakterin uyuşturucu etkisi altındaki aktarımı çok fazla gerçeğe temas etmediği için böyle oldu sanırım. Barış sadece arkadaşlarının ona gelişini görüyor ve sonraki düşme hali metinde üstü kapalı geçiyor.

Bu sebeple Barış’ın ölümüne dair aslında çok az detay biliyoruz. Sadece ölmeden önce kafasından geçenlere şahitlik ediyoruz. Evet, cankurtaranların sırrını biliyor fakat grubun içerisinde onu öldürecek birilerinin olma ihtimalini düşünmüyor. Bu sebeple korkudan çok tiksinti ve güvensizlik var. Bir yandan da kendini onlardan üstün gördüğü için başına gelenleri öngöremiyor.

Metni daha anlaşılabilir kılmak adına bir düzenleme yapmayı planlıyorum aslında. Belki o sırada düşme anındaki o şakalaşma gibi başlayan ardından ciddileşen durumu ele alabilirim. Ki bu şekilde tekrar yazarsam benim de hoşuma gider sondaki didaktik yaklaşımdan uzaklaşma şansım olur. Korkuyu da vermiş oluruz. Aklıma yattı aslında hayli.

Önerileriniz ve kıymetli değerlendirmeniz için çok teşekkür ederim!

İlhamla kalın!


(Merve Aydın) #13

Yaa bak herkes seviyor bak. Arkadaş torpili değilmiş demek ki hıhhhh :rofl::rofl::rofl::rofl::rofl:


(Ezgi Özbek) #14

Merveciğiim gece gece ekranın başında neyi nereye yazsam diye efkarla düşünürken güldürdün beni :smiley:

Sanırım olay benim sevmemle alakalı olduğundan rahat hissedemedim :smiley: Ama pişman mıyım değilim elbette yine olsa yine yazarım. İyileştirmelerle daha iyi bir metin olacağına eminim sadece :smiley:


#15

Sevgili @zencefilos

Hikayelerde kullandığımız metaforlar hem karakterlerin arasındaki iletişim ve karakterlerin birbirlerinin hikayelerine bağlanmasına hem de okuyucunun hikaye akışı ile empati kurmasına yardımcı olur. Ben de çoğu zaman metaforlarımın ya çok açık yaptığım için yazımı basite indirgediğine çok kapalı yaptığımda anlaşılmadığıma dair endişelerim olur. Hatta metaforların kendi içindeki mantıksal bağlantısını kurgulamaya yeterli özeni verdiğimi göstermezsem, okuyucunun benim aklıma geleni yazmış olduğumu ve kontrolsüzlüğüm bir yana amaçsız olarak algılanabileceğiminden korkarım. Şuan sana bütün kabuslarımı da yazmış oldum :slight_smile:

Bu sebeple kendimde bu konuya hassas olduğumdan seçkideki öyküleri okurken de bu hususa dikkat ederim. Metaforların her türlüsünü senin ve @Elif 'in hikayelerinde sıklıkla gördüğümden kendi gelişimim içinde dikkatle okuduğumu ikinizin de bilmesini isterim.

Bu bağlamda bazı notlarımı aktarmak isterim:

Bu ifadeyi aşağıdaki ile bağlamışsın:

Ancak aralarındaki bağlantının biraz daha netleştirilmeye ihtiyacı var gibi geldi bana. Yıldızın bir kuyruğu var. Deniz kızına o kuyruğu vereceğin için altını çizdiğini düşünmüştüm oysa bir şekilde o kuyruktaki ("yıldız tozuna sahip olduğu"na dair bir bilgi verilmeden) yıldız tozunun deniz kızının kuyruğuna yakışacağını okuyoruz.

Bunun dışında geçen ayki hikayen de oldukça kontrollüydün ancak bu ay daha netsin. Akıcı ve olay-karakter-hissiyat üçgeninin kendine bir yaşam alanı kurmasına izin verecek kadar güvenle kaleme almışsın.

Nasıl güzel bir yazarlık katmanı kaldırdın…
Seçkiyi neden bu kadar çok sevdiğimini bir kanıtı da sen oldun.

Eline ve düşgücüne sağlık
Sevgiler
Dipsiz.


(Ezgi Özbek) #16

Merhabalar @Dipsiz

Yine değerlendirmeni okuduktan sonra sahiden ben böyle bir öykü mü yazdım dediğim bir andayız. Mutlu oldum gerçekten. Bununla birlikte öykü serim, düğüm ve çözüm bileşenlerini fazla yalın taşıdığı için tedirgindim. Fakat arada bu da gerekiyormuş sanırım.

Metaforlar konusuna gelirsek bu değin korkuların hepsini yaşıyor ve paylaşıyordum sanırım. Vakti zamanında bir Apartman Dergi’de yazarken sürgün teması için bir öykü oluşturmuştum. Metaforlar her yerde sürgün edilmiş birçok kimseye dair imge vardı metnin içinde. Sonra fark ettim ki bunları çok fazla gömmüşüm sanki sadece kendime yazmışım gibi. Bu hüzünlü tedpitimin ardından herkesin cebine attığı kendisine diyerek kendi kendime eğlenmeye devam etmeye başladım.

Kuyruğa gelince yıldızın ışığı da kuyruğa bulaşan tozu da deniz kızına pek yaraşır dedim ve belirttiğin üzere minik düğümler attım.

Kıymetli yorumların için çok teşekkür ederim! Buralarda olmak sizlerle güzel :slight_smile:

İlhamla kal!


(Elif ) #17

Herkese selâmlar,

@Dipsiz Teşekkür ederim, utandım.:boom::person_fencing:

@zencefilos öykülerindeki şiirsellik beni mutlu ediyor. Bunu yapabiliyor olman özel bir şey. Ben bazen böyle bir dil kullanmaya yeltendiğimde, “Ne haddine?” diyerek kendime geliyorum. Biçimsel farklılık da hoş. Metnin girişindeki durum okuru cümlelere öyle bir bağlıyor ki, düz metne geçtiğinde tiyatrodan çıkmış öykü okuyor gibi hissettim.
Tebrik ederim, ne denir ki?
:fairy:


(Ezgi Özbek) #18

Merhabalar @Elif

Bence senin ahengin de hayli öznel bir güzellikte; neyin çıkacağını bilemeden okurken meraklanıyorum. Ben daha tahmin edilebilir alanlarda geziniyorum ama hoşuna gittiyse ne mutlu bana. Ve kesinlikle “Ne haddine” demezdim aksine denersen keyifle de okurdum :smiley:

Seni burada görmek beni gerçekten çok sevindirdi çok teşekkür ederim güzel değerlendirmen için :slight_smile:

İlhamla kal!


(Su) #19

Ezgicim… Ne okudum ben böyle, nasıl mest oldum anlatamam! :star_struck:
Çok özel bir anlatımın var, her yeni cümleni okurken bunun farkına varıp, asla durmayacak bir çark gibi, sürekli kendi kendime gülümsüyorum. Giriş ve sonucun bağlantısı çok güzeldi, altını çizip tekrar tekrar okumak istediğim sayısız cümle vardı.
Kalemine, zihnine sağlık. Sen hep yaz! :innocent:


(Ezgi Özbek) #20

Merhabalar adaş!!

Beni çokça mutlu ettiğini o gün de söylemiştim biraz gecikmeli olarak buradan da teşekkürlerimi ileteyim! Enerjin ve müjdelerinle daim ol!

Nice güzel haberlerde buluşmak dileğiyle,

İlhamın bol kalemin kıvrak olsuun!