İthaki Yayınları

Her yerde böyle o yüzden buna da gerek yok minvalinde fikirlere pek katılmıyorum ama illa bir tepki koymuyor diye de hayatlarını bilmediğim insanlara da çok laf kondurmak istemem. Sömürülen veya emeğinin karşılığını alamadığı için gündelik hayatında sorun yaşayan birçok kişi yine bu forumu kullanıp farklı şekillerde tutum alıyordur diye tahmin ediyorum. Biri boykot eder, diğeri etmez ne bileyim. Sadece bir süredir fark ettiğim şey, ben bir şey yapacaksam kendim istiyor muyum, istemiyor muyum buna odaklanıyorum. Boykot ettiğim veya etmediğim için de birilerine açıklama yapmıyorum o yüzden. Birisiyle de herhangi bir fikrinden dolayı, istediği kadar ofansif olsun, dalga geçmeyi sevmiyorum. Rahatsız oluyorsam muhattap olmam, kafa dengi insanlarla toplanıp kafa dengi olmayanın da üzerine gitmem. Epeydir pek bir şey yazmıyorum foruma ama içimi de dökeyim istedim, sonra denk gelir okursam acaba ne yazmışım, neden yazmışım diye düşünmek keyifli oluyor çünkü.

Şöyle bir bakınca kitaplardan, edebiyattan bir hayli uzaklaşmışım. Onu fark ettim. Geçen gün biyografimi yazmam gereken bir durum oldu. Baktım ilgilendiğim alanlar, şeyler, yaptıklarım vs. gibi şeyleri yazacakken aklıma bir şey gelmiyor. İlginç vallahi. İthaki’den aylardır kitap almamışım bir de onu fark ettim. Malazanlar kaldı, BKK kaldı. Geçen Amazon’da indirim olmuş, 1 tane alıp okuyacağımı düşündüğüm kitap çıkmadı indirimlerden. Vay arkadaş.

9 Beğeni

Forum eskiden nasıldı pek bilmiyorum, ilgi alanlarım nedeniyle biraz bir şeyler yazar okurum diye üye oldum ama şu yorumlar çok şaşırttı beni, zorbalık ve biriyle böylesine dalga geçme, üstelik komik bile değil. Yazık gerçekten. Ekşi sözlük için hep denir ya eskiden çok iyi bir yerdi şimdi leş oldu diye burası da öyle sanırım :frowning:

6 Beğeni

Ben “bak x firmasında alenen bir durum var, neden boykot etmiyorsun, neden zengin ediyorsun” serzenişini net bir şekilde iki yüzlülük olarak değerlendiriyorum. Sektör bağımsız bu yorumum.

Diğer dediklerine katılıyorum. Canım isterse alırım, istemezse almam. Kimseye de hesap vermem, ayrıca kimseyi de kitlesel harekete davet etmem. Can hariç ki o da kitle değil zaten. :slight_smile:

Bu aslında en efektif yöntem, genelde ben de buna uymaya çalışıyorum ama bazen gerekli olabiliyor.

Bilgisi yok, fikri var. :man_shrugging:

6 Beğeni

Ben önceden yapıyordum sanki ama artık çok umursamıyorum sanırım ondan biraz. Her geçen gün harcamalarımdan daha çok kısıyorum, nereye kadar gidecek merak içerisindeyim ama her kısıtlılık içinde de kendi yağımda kavrulmaya çalışıyorum. İlgimi, dikkatimi pek bir şey çekmiyor öyle takılıyorum. :slight_smile:

3 Beğeni

fikrim yoktu ama artık kanıtım var. teşekkür ederim

3 Beğeni

Eskiden daha çok boş vakit vardı, daha az dert vardı, bu tırt meselelerle dertlenebiliyorduk. Şimdi o kadar çok dertlendik ki bunlar sinek ısırığı kıvamında kaldı. :slight_smile:

:sweat_smile:

4 Beğeni

hayırlı forumlarrrrr…

1 Beğeni

Ben bilimkurgu türüne gönül vermiş biriyim benim okuduğum türü basan başka bir yayınevi var mı bilmiyorum o yüzden İthakiden sadece bilimkurgu klasiklerini alacağım zaten çoğunu almıştım sadece son çıkanlar yok kitaplığımda.

3 Beğeni

Size de tatlış tatlış kitap okumalarrrr… :slight_smile:

2 Beğeni

teşekkürler canımmmmmm…

2 Beğeni

Hakkınız yendiği için, mobbinge uğradığınız için, belki de en çok hakkınızı gönlünüzce arayamadığınız için öfkelisiniz. Öfkelenmekte de haklısınız. Ama öfkenizi buradaki insanlardan çıkarmak sizce de doğru mu?

Yıllarca Epsilon’da çalışmışsınız, hakkınız ilk yendiğinde “başlarım senin gibi patrona” deyip çıktınız mı işten? Peki ya İthaki kanınıza ekmek doğradığında tam olarak hangi noktada yeter dediniz? Varsa önceki çalışma hayatınızda her daim hakkınıza sahip çıkabildiniz mi? Hep hak ettiğiniz maaş ve çalışma koşullarıyla mı geçti iş hayatınız? Tüm bunlara evet diyebiliyorsanız tebrik ederim ama muhtemelen diyemiyorsunuz. Sektöre girmeden ya da girdikten kısa bir süre sonra çalıştığınız alanın kalan tüm sektörler gibi kötü koşullara tabi olduğunu görmüş olmanız lazım.

Siz faturaları ödemek gibi haklı sebeplerle de olsa maruz kaldığınız kötü muameleye ses etmezken burada insanların tepki vermesini beklemek çok da gerçekçi değil. Sizin mantığınızla kimse o aşağılık patronlara eyvallah çekmezse zaten adam olur ya da piyasadan silinmezler mi?

14 Beğeni

Çok ironik bir durum. Hakkı yenilen ve durumdan etkilenen arkadaşları-çalışanları anlayabiliyorum. Umarım sektörde çok daha güzel ve kaliteli yerlere gelip daha iyi işlere imza atarlar.
Derinlemesine düşününce boykotun bazı alanlarda gerekli olduğuna ben de inanıyorum. Diğer yandan bakınca satın aldığımız o kitaplar sayesinde de başka emekçilerin maaşları ödeniyor, istihdam sağlanıyor. Sonuç olarak bizim yapacağımız boykot işvereni mi etkiler, yoksa diğer çalışanları mı etkiler diye düşünmeden edemiyor insan.
Mesela arkadaşlar sektördeki diğer arkadaşlarına kızıyor mu hâlâ bu yayınevinde çalışıyorlar veya bu yayınevine CV verip ayakta kalmasını sağlıyorlar diye. Nitekim yayınevini ayakta tutan müşterileri değil, ilk başta çalışanlarıdır. Bir yerde sağlam bir grev veya lokavt olmadan oranın işleyişi düzeltilebilir mi?
Yayınevinde halihazırda çalışanlar veya daha sonradan bu arkadaşların yerine işe giren arkadaşlar da beni yanlış anlamasın. Sonuç olarak her ne kadar birileri zengin oluyorsa da bizler de ekmeğimizi kazanıp günün sonunda eve bir şeyler götürmek zorundayız.
Burada işverenler dışında haksız hiç kimseyi görmüyorum ben. Sadece farklı pencereler ve farklı durum değerlendirmeleri mevcut.
Hep savunduğum bir şey var. Herkes bir gün gider, sonuçta yine insan insana kalır. O yüzden burada birbirimizi yıpratmanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum.

‘Yanlış ve doğru hakkındaki fikirle­rimizin ötesinde bir alan var. Sizinle orada buluşacağım. Ruh, çimenlerin arasına uzandığında, dünyanın doğru-yanlış fikirleri­nize ihtiyacı olmadığını göreceksiniz.’

29 Beğeni

Bu başlığı malum yazıdan beri takip ediyorum. Gerçekten de Türkiye turnusolu gibi bir tartışma ilerliyor. Bildiğiniz üzere insanımız her konuda ikiye bölünür… Ve yine her konuda olduğu gibi bunda da kraldan çok kralcılık yapmak, bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılıktan başlayıp hırsızın hiç mi suçu yok noktasına getirtecek bir sınıf bilinçsizliği mi desem, farkındalık eksikliği mi desem, ne desem bilemedim.

Hani eski tanrılar uyanıp siz insanlığı yeryüzünden siliyoruz kardeşim dese veya uzaylılar istilaya gelip hepinizin kafasına çip takıcaz dese, aman herkes bireysel mücadelesini versin, kimse kimseyi direnmeye zorlayamaz, ayrıca siz de eski tanrıları kızdırmasaydınız, biz bir köşede filmlerimizle kitaplarımızla takılalım yeter ki bize karışılmasın diyecek noktaya gelmişiz de haberimiz yok.

Arkadaşlar insanlık tarihi özellikle yakın dönemiyle bize bir şey öğrettiyse, o da örgütsüz bir mücadelenin, adına ister eylem ister boykot deyin, hiç bir derde derman olmayacağıdır. Bireysel boykot da ancak vicdan rahatlatır. Senelerdir tekelleştiği için Disney’i, Gezi Parkından beri de Mado’yu, Saray Muhallebicisini filan boykot ediyorum da oradan biliyorum. Yapılacak şey ya toplu olarak tepki gösterip farkındalık yaratmak, ya da bir köşede oturup “Aman filmlerimle kitaplarımla beni yalnız bıraksınlar. Bana dokunmasınlar.” diyerek hayatta kalmaya çalışmak. Ha, ikinci seçenekte bir gün kitaplarınıza filmlerinize dokunmayacaklarının da garantisi yok. Sonuçta sömürü dediğimiz şey kademeli bir süreç. Alıştıra alıştıra…

Hak, ne yazık ki verilen değil alınan bir şeydir. Kalabalıklar da hakkını ancak birlikte hareket ederek alır. Yayınevini geçtim, herhangi bir ticari girişimi ayakta tutan şey de çalışanlar filan değil. Sizsiniz. Tüketiciler yani. Neoliberal kapital çağda hepiniz birer tüketiciye dönüştüğünüz için elinizdeki tek silah bilinçli tüketici olmak ve sermaye gücüne karşı birlikte hareket ederek boykotla, protestoyla geri adım attırmak. Başka bir alternatifi yok yani bunun. Hukuk da inanın bir nebzeye kadar işe yarıyor ülkemizde.

Siz eğer böyle bir meselede dahi İthakiye toplu bir tepki gösteremezseniz, yarın öbür gün bu yayınevleri tamamen dijitale geçtiğinde “Bundan böyle online hizmet sağlamaya karar verdik. Aylık subscription ile üyelik satıcaz. Üye olanlar kitaplarımızı dijitalden okuyabilecek. Reklamsız üyelikler için ayda 199 TL’den başlayan…” diye abuk fikirlerle çıkmalarına engel bir durum da yok.

Burada hepiniz aynı yolun yolcususunuz kısaca. İthaki dün çalışanlarına yaptığını yarın yazarlarına, öbür gün de siz tüketicilerine yapar. Sonra yine klişe örnekler vermeye başlarız, “Naziler yahudiler için geldiğinde susmuştuk filan. Sonra benim için geldiler.” Sen böyle köşende oturup konforundan taviz vermemek için kös kös beklersen gelirler tabi.

12 Beğeni

Üzüldük :face_holding_back_tears::face_holding_back_tears::face_holding_back_tears:

Bu ithaki yüzünden çıkan kavgalar forumdaki kavgaların yüzde 95’i. Demek ki sorun bizde değil :slight_smile:

1 Beğeni

Muhteşem bir fikir. Hem çevreci, hem cep dostu, hem de pratik. Tek yayınevi olmaz, yayınevleri birleşsin tüm kitapları online olsun.

5 Beğeni

Başlıkta İthaki’nin yaptıklarını savunan bir yorum okumadım, yani olayın yanlışlığı konusunda aslında hepimiz aynı yerdeyiz. Melis Hanım bu olayların içinde olduğundan ve doğrudan etkilendiğinden kendisi için çok hassas bir konu olması normal ama düşüncelerimizi bu kadar sert ve suçlayıcı bir üslupla anlatırsak tepki almamız da normal diye düşünüyorum. Bazı zamanlarda üslubumuz söylediğimiz şeylerin önüne geçiyor ve karşı taraflarda amaçladığımızın tam tersi sonuçlara sebep olabiliyor.

Yanlışlık gördüğümüz noktalarda boykot çağrısı yapabiliriz elbette, peki boykota o ya da bu sebeple katılmayanlara ne kadar tepki vermeliyiz? Büyük tepki vermeliyiz diyorsak, kendimiz de başkalarının çeşitli sebeplerle yaptığı boykot taleplerine aynı hassasiyetle iştirak ediyor muyuz her zaman? Küresel ısınma ve çevre kirliliğine karşı fosil yakıt ve petrol ürünleri kullanmayalım, hayvanlara işkence ve kötü muamele yapıldığı için vegan olalım, ülkeyi ve dünyayı kötü bir noktaya sürüklediklerini düşündüğümüz için karşısında olduğumuz siyasi görüşlerin taraftarı olan kişilerin yönetimindeki firmaların ürün ve hizmetlerini kullanmayalım, vs. yapılabilecek birçok farklı boykot var, birçoğunun da çıkış noktasında mantıklı şeyler var, peki hepsine katılabiliyor muyuz ya da ne kadar katılabiliyoruz? Katılamıyorsak büyük tepki görmeyi hak ediyor muyuz?

Boykot yapmak tümden gereksizdir diye bir düşüncem yok, hatta yukarıda verdiğim örnek durumların bazılarında benim de yaptığım boykotlar var. Boykot yapmayanlara neden boykot yapmaları gerektiğini anlatabiliriz ama kendilerine verebileceğimiz tepkinin de bir sınır olmalı, yoksa başka ortamlarda aynı tepkilerle biz de karşılaşırız.

13 Beğeni

Haksızlığa uğrayan insanlar duygusal tepkiler verebilir, empati kurup karşılığında söylemlerinin yanlış olduğu güzelce anlatılabilir, tıpkı şu anda sizin yaptığınız gibi tane tane ve güzel bir üslupla. Bakın mis gibi yazmışsınız hiç bir yanı rahatsız edici değil. Ama dalga geçmek, zorbalık yapmak nedir, bu hakkı nereden buluyorsunuz? Haa yapabilirsiniz ama o zaman da biri gelip eski bir twit alıntılayabilir.

2 Beğeni

Keşke herkes sadece kendi inanç ve görüşlerini yaşasa, başkalarının inanç ve görüşlerine müdahale etmeye çabalamasa. “Kişilerin özgürlüğü bir başkasının özgürlüğünün başladığı noktaya kadardır” bu noktaya kadar kimsenin kimseye bir şey söyleme hakkı yoktur. Aynı zamanda hiç kimse haklı ya da haksız hiçbir davaya taraf olmaya zorunlu değildir. Malesef ülkemizde şu kadar basit kurallar insanlar tarafından bir türlü uygulanamıyor. Herkes bizim kendi doğrularımıza göre yaşamalı, herkes bizim inançlarımız doğrultusunda var olmalı. Devamlı başkalarına bunları empoze etmeliyiz. Yoksa fikirsel yalnızlık yaşar ve ne kadar haklı olduğumuzu en başta kendi egomuza ispat edemeyiz.

Boykot konusuna girmek istemiyorum, zaten yukarda söylediğim şeyler oraya da uygulanabilir. Konuyla alakalı olarak da ancak umudumu dile getirebilirim; umarım haksızlığa uğrayanlar yasal yollardan haklarını alabilirler. Umarım bir şekilde adalet kim haklıysa hakkını, kim suçluysa cezasını temin eder. Herkese güzel günler dilerim.

6 Beğeni

Biz de bir iki küçük benzer uygulamalar oldu. 2023 öncesine kadar Türkcel dergilik vardı, benim için büyük nimetti :slight_smile: ama ne yazık ki kapandı. Türk Telekom e-dergi devam ediyor ama dergi çeşitliliği az.

Bir de çeşit ve yayınevi çok az ama aylık - yıllık abonelik ile Kitapyurdu e-kitap var.

Kindle unlimited tarzı Türkçe geniş kitap içeriği olan bir abonelik sistemi olsun isterdim.

4 Beğeni

Neredeyse kitap okumaya başladım başlayalı doğal bir boykotçu olarak herkesi siyah göz bandını takmaya davet ediyorum.

Hem İthaki de ayağını denk alır, öyle cepte falan göremez bir daha bizi. O -af edersiniz İth*ki’nin patron bozuntusu bakar der ki “Bu Kayıp Rıhtım zıkkımları bizim kitaplarımızı almadan nasıl inceleme yazabiliyorlar?!” Şok olurlar yani.

Üstüne bir de incelemelerimizde yayınevini yerin dibine sokarsak o zaman görür gününü o hak yemekten şişman olmuş patronlar.

Sözün özü: Öyle kuru kuruya boykot olmaz ne öyle pasif pasif. Eğer biz o eski güzel Kayıp Rıhtım isek analarından emdiğimiz sütü burunlarından getirmemiz lazım onların.

Not: Korsan kötüdür ama bazen de iyidir, hiç olmazsa bedavadır.

3 Beğeni