İzlemekte Olduğunuz Diziler ve Yorumlarınız


(Mustafa Yıldız) #206

The Umbrella Academy bence güzel bir dizi ama atlaya atlaya izlersen. Bazı yerleri çok sıkıcı ama karakterleri beğendim. Genel olarak oyunculuklar iyi. Diziyi uzatmak için gereksiz yere 2 tane suikastçi var onları izliyoruz. Şöyle Sezon 10 bülüm yerine şöyle bir 7 bölüm olsaymış çok daha iyi olurmuş.

Titans ise tırt başlayan ama sonrasında nispeten toparlayan bir diziydi benim için birşeyler ile uğraşırken arkaplanda çalsın diye başladım son bölümlerde biraz dikkatli izler oldum diyebilirim. (DC-Marvel çizgi romanı okumuyorum ve takip etmiyorum.)


(Kenan Ulusoy) #207

@MustafaYildiz @akaiabe
İkinize de çok teşekkür ediyorum. O zaman cuma sınavdan sonra ilk The Umbrella Academy’i izleyeceğim.


(Emre ) #208

İngiltere’nin Sıfır Bir’i. Tabi arada dağlar kadar oyunculuk, sinematografi, senaryo farkı var.


(Hakan) #209

Sıfır Bir benzetmesi bile hakaret bence


#210

Maniac
Dizinin başlangıç bölümleri ve final bölümünü genel olarak beğendim.Eksik olansa yapay zeka,ilaç deneyleri, insan zihni vb.konularında tatmin edici şekilde işlenseydi en iyiler arasında olabilirdi ama olmamış.Justin Theroux ile Jonah Hill çok başarılıydılar.İzleyecek bir dizi ariyorsanız tavsiye ederim ama çok başarılı bir yapım beklemeyin.


#211

Açıklandığı zamandan bu yana beklediğim Love death+ robots izlemeye başladım. Şu an üçüncü bölümündeyim ve dürüst olursam beni fazlasıyla tatmin etti. Dizimiz kısa bölümlerden oluşan bilimkurgu animasyon-antoloji serisi. Her bölümde animasyon tarzlarını da değiştiriyorlar, hikayeyi de. Kısa olması şimdilik sınav dönemindeki ben için iyi bir şey, 10-15 dakikayı ayırmak sorun olmuyor elbet ama ileriki bölümlerde bu sürenin az olması belki beni tatmin etmeyebilir. Bölümlerden bahsedeck olursam. İlk bölüm Peter F. Hamilton tarafından yazılmış. Benim daha önce okumadığım bir yazar, sanırsam hiçbir kitabı da çevrilmedi dilimize. Hikaye açısından fazlasıyla tatmin ediyor, üstüne o görselikle izlemek de hikayenin zevkini katlıyor. Özellikle yaratık tasarımlarını ve dövüş sahnesini zevkle izledim.
İkinci bölümdeyse yazarımız John Scalzi, kıyamet sonrası bir dünyaya turistik bir gezi yapan 3 robotun turunu izliyoruz. Benim için gayet eğlenceli bir bölümdü, Douglas Adams kafasında yazılmış keyifli bir hikayeydi.
Üçüncü bölümümüz bu ikisinin yanında en zayıf bölümdü. Yazarımız bu sefer Alberto Mielgo ve aynı zamanda yönetmenimiz de. Kendisini İmdb üzerinde araştırınca aslında sanat yönetmeni olduğunu öğrendim. En son çıkan Spiderman animasyonu ve Corpse Bride gibi filmlerde çalışmış. Görsel açıdan bana Spiderman animasyonunu hatırlatan, ortalama bir hikayeyi anlatmış. Kötü müydü bence hayır ama ‘‘İyi miydi?’’ diye sorarsanız da aynısını söylerim.
Ayrıca bölümler içinde eski bilim kurgu filmlerine de göndermeler olması izlerken insana ayrı bir tat veriyor. İlk iki bölümde birer tane yakaladım ama üçüncü bölümde göremedim malesef.
Genel olarak iyi gidiyor şimdilik, umarım hikayeler kalitesini kaybetmeden devam eder.


(Aslı Dağlı) #212

Özellikle çok yoğun çalıştığım dönemlerde kitap okumak şöyle dursun, herhangi bir yazı okumak bile içimden gelmediğinden dizilere sarıyorum. Komikli, beni düşündürmeyecek, zihnimi boşaltacak, sürekli ekrana bakmak zorunda bırakmayacak, keyifli, polisiyeli, cinayetli, dedektifli diziler tercih ediyorum. @enlied’ın önerisiyle Perception’ı izlemeye başlamıştım ama onu da bugün bitirdim. O kadar keyifle izliyordum ki diziyi üç sezonda bitirmelerine kahroldum. Fakat bunu da bitmemle birlikte tatlış dizi künyem şöyle oldu:

Mentalist
Castle
Elementary
Lucifer
Perception
Lie to Me
Leverage
Warehouse 13
Librarians

Bunlara benzer dizi aradığımda karşıma 6 sezonluk Psych diye bir dizi çıktı. Şimdi onu deneyeceğim. Bu tür dizi önerilerinize açığım.


(Can) #213

Lie to me dizisi ilginç bir dizi. Vücut diline meraklıysanız izleyebilirsiniz. Mesela insan korkunca yüz rengi neden beyazlar onu açıklıyor şimdi böyle deyince sadece bunu açıklıyormuş gibi olmuş ama daha fazlası var. Ancak bazı bölümleri 10 üzerinden 8 iken bazıları 2. Çok garip bir şekilde bazen senarist filan değişiyor gibi bir de ana karakterin değişik hareketleri giderek ilgi çekici olmaktan çıkıp abartıya ve çocukça bir hale bürünüyor. Ilk bölümü deneyin zaten 3 sezon.


(Aslı Dağlı) #214

Ah onu eklemeyi unutmuşum. Onu da izledim. Çok severek izlemiştim.


(Can) #215

O zaman şey dur dur gelicek aklıma aaa ha buldum Barış Özcan’ın önerdiği Inside no:9 bununla ilgili bir iki kelam edeceğim forumda ama size bir bölüm önereyim onu bi izleyin severseniz neden olmasın veya onu da izlemiş olabilirsiniz.


(galeme) #216

İlginizi çeker mi bilmiyorum ama isterseniz Netflix yapımı olan American Vandal’ın fragmanına bir göz atın. Komedi ve gizemin bir arada olduğu çok eğlenceli bir yapım. Sekizer bölümlük iki sezondan oluşuyor ve her iki sezonda da ayrı bir hikâye işleniyor.


(Aslı Dağlı) #217

Onun yorumunu okumuştum. Hani yorumunda Black Mirror ile kıyaslandığı söylenen dizi, değil mi? Black Mirror’dan epey tiksiniyorum ben. Öyle boğucu bir diziyse izleyemem. Ama eğer boğucu değil, komikli, şapşallı anları da var diyorsanız izleyeyim.


(Aslı Dağlı) #218

Bunu hiç duymamıştım. Kesinlikle bakacağım. Hatta gidip TvTime’ıma hemen ekliyorum ki unutmayayım.


(Can) #219

Ingiliz yapımı olmaları dışında hiçbir ortak yanları yok komedi dizisi. Ama uyarayım Ingiliz komedisi biliyorsunuz yani biraz tuhaf. Ancak güldürünce iyi güldürüyor çoğu zamanda gülümsetmeyi başarıyor. Ben birkaç ayıplı espriyi gif yapıp arkadaşlarıma attım hatta. Ancak uyarayım bazı bölümler inanılmaz kötü. Ilk bölüm buna dahil ben ilk bölümle başlasam devam etmezdim. Bir bilgi daha vereyim deneysel bir çalışma. Kimi bölüm tek mekanda (dolabın içi, kompartıman) kimi bölüm 70’lerde geçiyor gibi kimi bölümde Kubrick esintileri var sezonların son bölümleri korku şeklinde ama korkmuyorsunuz çünkü yine de absürt komedi var. Bu arada türü kara mizah. Temas ettikleri noktalar bazen çok güzel ve komik bazen de saçma. Ancak hikaye anlatma teknikleri açısından inanılmaz başarılılar ki deneysel bir çalışma olduğu için dizi nasıl çekilebilir adlı bir çalışma izliyormuşsunuz gibi oluyor. Şimdi ben başlamanızı önereceğim bölümü bulayım.


(Aslı Dağlı) #220

O halde şöyle yapayım. Şu an Josh Malerman bütün enerjimi yiyor. Haliyle şapşal bir dizi izleyeyim. Lakin bir kitap sonra Black Mirror’un kitaplarından birinin yazarının kara mizah-korku türündeki kitabını çevireceğim. Bunu tam o zaman seyredeyim ki hem dizinin hem de kitabın hikayesinin içine gireyim.

Çok teşekkürler!


(Can) #221

Benim en sevdiğim bölüm Series 3, episode 3 oldu sanırım. Neyse baştan da başlasanız ilk bölüme takılmayın pek. Sonu güzel ama kendisi… peh.

İyi seyirler.


(Mustafa Yıldız) #222

Love, Death & Robots

Yapmamam gereken bir şekilde 18 bölümünü de izledim. İlk bölüm çok güzeldi. Başta sjwler için bölüm yapmışlar sussunlar diye de ilk bölüm olarak sıralamışlar dedim. Saolsun 5 dakikada ağızıma tıkadı tüm düşüncelerimi. Çok beğendim ve elim 2. bölüme kaydı.

  1. Sonnie’s Edge
    Çok güçlü bir başlangıçtı benim için. Karakterleri çok beğendim öncelikle. 15 dk içinde hikayesi ve görselliyle çok güzel bir cyberpunk dünyaydı. Gerçekçi grafikleri olan muhteşem bir animasyondu benim için.

  2. Three Robots
    İlk bölümden sonra tam bir dumurdu ve çok sevdim. İnsanlar hakkındaki yorumları şahaneydi.

  3. The Witness
    Görsel tarzını en beğendiğim animasyon bu oldu. Karakter modellemeleri ve yaratılan renkli dünyayı çok sevdim ama hikayesi zayıftı benim için. İlk sahnede anladım nolacağını ancak seyrin keyfini çıkardım.

  4. Suits
    İzlerken keyif aldım ama hikaye çok tırttı. Mech yerine at ve tüfek koyun. Uzaylılar yerine de kızılderilileri koyun. Milyonlarca defa anlatılan hikaye. Bana küçükken izlediğim Megas XLR çizgi dizisini hatırlattığı için bana izlerken daha fazla beğenmiş olabilirim.

  5. Sucker of Souls
    Birden anime çizimlerine geçtik ve beni tavladı. Senaryosu da çok iyi olmasa da karakterler standart amerikan aksiyon filmi karakterleriydi zaten.

  6. When The Yogurt Took Over
    Mesaj içerikli bör bölümdü ama ben ısınamadım bölüme. Çizim tarzı veya başka bişey soğuttu beni bölümden. Güldürme amacı güdse de beni güldüremedi açıkçası.

  7. Beyond the Aquila Rift
    Bu bölüme de tek kelimeyle bayıldım. Yavaş yavaş düşen kalite burda birden yükseldi benim için.

  8. Good Hunting
    Bunu da çok beğendim. Fantastik ortamın bir anda steampunka dönmesi, karakter ilişkileri vs çok sevdim bu bölümü de. Çinlilerin ismini hatırlamadığım 7 kuyruklu, çok güzel bir kadına dönüşüp erkekleri kendine aşık eden ve ölümüne sebep olan, tilki ruhundan yola çıkılarak yazılmış hikaye ve ben çok beğendim. Çizimleri Avatar çizgi dizisini anımsattı bana.

  9. The Dump
    Pek beğenmedim. Her 80ler 90lar amerikan filminde car bu tarz çocukların korktuğu tipler. Dönem dizi ve filmlerinde de göreceğiz muhtemelen. Yan karakter olarak iyiler sanki.

  10. Shape-Shifters
    America Afganistan’a doğa üstü demokradi götürdü. Animasyonu dövüş sahneleri güzeldi.

  11. Helping Hand
    Animasyona diyecek yok en gerçekçi görünen buydu. Ama karakterin gerçekten kolunu kesmesine gerek var mıydı? Sırtındaki kocaman çanta gibi duran parçadan erişip sökebileceğin birşey yok muydu gerçekten demeden edemedim. Bu sorumun cevabı başka çaresi yoktuysa muhteşem bölüm ama beni inandıramadı izlerken. Yarın üşenmezsem uzay giysilerini inceleyeceğim.

  12. Fish Night
    Miyazaki animelerinin kötü bir kopyası gibi sanki. İnsanların ruhu dadanıyorsa… Oha çok iyi fikir demişler ama tutmamış gibi. Görsellik şahane olmasa da güzeldi.

  13. Lucky 13
    Ben bu hikayeyi bir yerde izledim ama nerde onu bilmiyorum. Orijinal olmamasına rağmen sevdim ben ama çok da konuşulacak birşey yok.

  14. Zima Blue
    Kesin çok sanatsal bir bölümdür ama ben anlamamışımdır. Neysen osun veya hakikati içinde ara falan demek isyor herhalde.

  15. Blind Spot
    Bu da bilindik bir hikaye güzel aksiyondu, beğendim.

  16. Ice Age
    Benim için orijinal bir fikir ama daha fazla küçük insanların gözünden izlenek isterdim.

  17. Alternate Histories
    Ben bunda da gülmedim. When The Yogurt Took Over ile aynı görsel tarza sahipti bence sezonun en kötü bölümüydü. Bugün de nazilere ve Hitler’e salladık çok şükür.

  18. Secret War
    Buna benzer kahramanlıkları hep amerikalılar yapar zannediyorduk ama kızıl ordu da asil askerler yetiştirmiş. Ben sevdim bölümü. Askerlerin kendi iç dinamiklerini çok iyi vermişti bence.

Genel olarak sanırım tek eleştrim gerçekçi animasyonlarda özellikle yüz animasyonları olmamış yeterince uğraşılmamış. İlk defa 3. bölümde farkettim bunu. Özellikle hızlı sahnelerde karakter nefes nefese kalmış korkmuş ama yüzü ifadesiz. Yavaş sahnelerde korktuğunu vermişler qma hızlı sahnelerde biraz da bütçeden kısmak için önemsememişler. Sonraki gerçekçi animasyona sahip tüm bölümlerde dikkat ettim hızlı sahnelerde karakterlerin suratı donuyor.

Dizi çıplaklık ve vahşet içeriyor. Çıplaklık konusunda evet şekil değiştiren yaratıklar üzerinde kıyafet ile insana geri dönüşmezler sonunda mantıklı bir yapım dedim ama bazı sahnelerde biraz abartmışlar. Çölün ortasında ne kadar kendinden geçsen de anadan üryan soyunmazsın yada sokak ortasında sadece sabahlıkla koşarken sabahlığın o ipini bağlarsın can havliyle kaçıyor de olsa gibi geldi. Evet bu şekilde daha estetik duruyor ama bir noktada o kordonu bağladığını gösterselerdi keşke. Çıplaklığa karşı değilim ana aşırısı da çok basitleştiriyor gibi geliyor. Herşey tadında güzel. 3 tanesini hiç beğenmedim. Diğerleri muhteşem ile iyi arasında bölündüler benim için. 11. bölüm izlerken çok keyfli olsa da biraz düşününce kurcalasaydı keşke kıyafeti. Neden halatla bağlanmadığımı sormuyorum bile.


( tansel) #223

Burn Notice, Chuck, The Blacklist*, How to Get Away With Murder*, Fringe*, Person of Interest*, Nikita*, Covert Affairs, Monk önerebilirim. Tvtime izlediklerim listemden bunları yakın buldum yazdığınız dizilere. Yine de fragmanlarına bakın bir başlamadan. :smile:

/* işaretliler hafif daha ciddi gibi diğerlerine göre.


(Hiçliğin bekçisi…) #224

Shannara

Netflix’de gezerken rastladım ve hakkında yapılan kötü yorumları bildiğim için merak ettim. Bir bölüm izleyip bakarım dedim kendi kendime ama üç bölüm kadar izledim. Oldukça heyecanlı ve güzel yapmışlar. Efektler iyiydi. Sevmediğim bazı kısımlar vardı tabi. Mesela o Shannara’nın oğlu denilen eblek çocuğu (kusura bakmayın) çok mu aramışlar acaba? Başroldeki kız ise daha ağlayamıyor bile. Dişlerini yaptırmış olanları alalım mı demişler nedir anlamadım vallahi. Oyuncuların çoğu kötü, fazla estetikler. Hani Shannara için Yüzüklerin Efendisi çakması filan deniliyor ama onlara bir de dizideki oyuncuları göstermek lazım. :smiley: Neyse oyuncuları bir kenara bırakırsak güzeldi. Ben beğendim. Eğer konu böyleyse biraz fazla haksızlığa uğradığını düşünüyorum bu serinin. Okumayı da sürekli erteliyordum ama daha fazla ertelemeyi düşünmüyorum. Bazen bazı evrenleri seviyorsanız benzer kurgular da keyif verebilir. Fazla fanatik olanlar için önermiyorum. Her şeyi bağdaştırıp ağız, burun büken birisiyseniz keyif vermeyecektir. Ben her kitabı benzerliklerinin dışında kendi içinde değerlendiririm. Bu sebeple hoşuma gitti. Mutlaka benzer yönleri var ama hoşuma gitti.


(Aslı Dağlı) #225

Burada taleplerime uygun oldugundan emin oldugum diziler Chuck ve Monk ve ikisini de iki binli yillarin baslarinda izledim:) Asteriksle isaretlediklerinizin de yarisini izlemis olsam da haklisiniz, onlar daha ciddi diziler ve su anki isteklerimi karsilamiyorlar. Burn Notice ve Covert Affairs’i duymamistim, onlara hemen bakiyorum:) Tesekkurler. :heart:

Yorumu okurken, “Lan iyice kedici teyzelere dondum, her yerde kedi goruyorum,” diye dusundum. MEGER GERCEKTEN KEDI YAZIYORMUS! Akli dengemle oynuyorsun. :unamused::unamused::unamused: