İzlemekte Olduğunuz Diziler ve Yorumlarınız


#62

Oz
Bir hapishane daha iyi anlatılabilir mi bilmiyorum. Her an değişen güç dengeleri, karakterlerin ansızın hayatlarını kaybetmesi, tecavüz ve cinsel açlık… Tekinsizlik havası o kadar mükemmel hissettirilmiş ki diziyi izlerken gerilmemek elde değil. Mahkumlar daha az mahkuma benzerdi gibi iddialı bir yorum bile yapılabilir şahsımca.
Tek kelimeyle bir başyapıt, izleyin, izlettirin


(Nisa) #63

Kessinlikle.Türkiye’deki az bulunur dizilerden👌 Hatta Avlu gibisi tek bulunur.


(Nisa) #64

Evet.Azra rolü Ceren Moray’a tam oturmuş cidden. Hatta Ceren Moray bu rolü sayesinde çok büyük bir hayran kitlesi edindi. Herhalde dizideki oyunculardan en çok fanı olan o.


(Zeynep) #65

Legion’a başladım.Her bölümü iki kez izliyorum, özellikle kurgu konusunda dizi çok başarılı…


(Nisa) #66

Eyy Rıhtım Ahalisi,
Bugün perşembe ve saat 22.15 şimdi herkes avluyaaaa :kudur:


(Okan Akıncı) #67

Humans’ı düzenli olarak takip ediyorum. Yapay zekâ konusunu işlerken ırkçılığın da bir eleştirisini yapıyor. Westworld kadar biliniyor olmasa da bence ondan çok daha iyi bir dizi. Battlestar Galactica kadar olmasa da aynı konu üzerine oldukça anlamlı bir dizi.


#68

Westworld

Ghost nation kraldır gerisi yalandır.


(Kenan Ulusoy) #69

Elveda Rumeli
Dizinin ilk 2 bölümü bitti.Tarihi ve zamanın insanını çok güzel yansıtmışlar.Vaktiniz varsa Youtube’dan izlemenizi tavsiye ederim.


#70

En son Flash’ ın bilmem kaçıncı sezonunu izliyordum. Sonra kaldı. İzlerken ‘‘yav koskoca flash ı uğraştırdığınız kötülere bak, piiii’’ dediğimi hatırlıyorum. :slight_smile:


(Okan Akıncı) #71

Star Trek: The Next Generation’ın 6. sezonunun sonlarına yaklaşıyorum. Başlarda pek ısınamamıştım, orijinal seriyle kıyaslıyordum ama şimdi çok seviyorum. Az kaldı, bitsin de sinema uyarlamalarını tekrar izleyip Star Trek: Deep Space Nine’a geçeceğim.


(Cemalettin Sipahioğlu) #72

Glow 2. Sezon’a ortadan (6. bölümden) daldım. İlk sezonun birinci bölümünü izlemiştim; beğenmişti de. Sanırım bunda, kadın oyuncuların meslek tecrübelerini anlatan belgeselde anılan "erkeklere yazılan rollerin daha ilgi çekici olması"na kara-mizahımsı biçimde değinilmesinin payı büyüktü.

Jimlastik egzersizi yapanlara denk gelsem, “Nasıl yapıyorlar bunu! Abov!” tepkisi verip sırtımın nasıl ağrıyacağını aklıma takılır. O sebeplen de, güreş hareketlerini sergiledikleri her sahneyi, hafiften, içim acıya acıya izliyorum.

Gösteri dünyasının perde arkasında işler nasıl yürür, özel yaşam ile iş hayatı nasıl birbirine girerek karmaşaya dönüşür, dizisi. 80’ler temasının hikâye anlatımına tesirinden midir, bilimmez, hafiften bir toz pembelik, her şeye rağmen mutluyuza bağlanan draması var gibi. Tamam. Daha tüm sezonları izlemedim. Bunlar ilk izlenimlerim. Daha sonra görüşlerim değişir mi, izlemeye devam edebilirsem, ben de öğreneceğim.


(Esra) #73

Merlin’i bitirdim. Bu kadar harika bir şey olabilir mi? Mükemmeldi. Önerdiğim 5 sezonluk bir dizidir. Ayrıca benim gibi cinsellik ve argo içerikli şeylerden rahatsızlık duyanlar rahatça izleyebilirler. Vaktiniz varsa kesinlikle bakın derim.


(Cemalettin Sipahioğlu) #74

Fleabag (2016)

Ana karakterinin bilgiçliği ve bu bilgiçliğin zamanla hayatının öylece akıp gitmesinde seyirci kalmasından başka bir işe yaramaması vesilesiyle, diziyi Michael Caine’in 1966 tarihli (2004’te Jude Law’lı yeniden çevrimi de buluna) Alfie filmini anımsattı.

Herkes biraz tuhaftır/çatlaktır, tespitine binaen, her karakter biraz kırık, biraz karikatürize; maskulen hassaslar, kibarlık budalaları, bilge takılıp ahmakça davrananlar, vs. Ve bu genel tabloda, yanlış veya hatalı kararlar veren ya da doğru olanı yapmakta zorlanan, görece, iyiler ile doğru zamanda doğru şeyi yaparak/söyleyerek istediğini elde eden, tek tükte olsa kendini hissettiren, kötüler var.

Ana karakterine karşı sempati veya antipati uyandırmadan, işleri fena batıran birinin hayatından önemli bir kesit aktarılıyor.

Dizinin gizli başrolü Boo’yu da unutmamalı: Silgili kurşun kaleme getirdiği yorum kolay kolay akıldan çıkmaz.


#75

Skam
Bi Norveç dizisidir. Lise öğrencileri üzerinden anlatılsa da dünya sorunlarını eleştirir.

Channel Zero
Hayatımda izlediğim en mükemmel aynı zaman da en rahatsız edici dizidir. 3 sezondan oluşuyor ve her sezonu birbirinden farklı oyuncular ve farklı olayları işliyor. Favorim 1. sezon.

Wynonna Earp
Arkadaş tavsiyesi üzerine başladım ama güzel bir dizi. Hortlaklar veya şuan (3. sezon) vampirlerde dahil olmak üzere supernaturel ı andıran bir dizi ama asla o değil ve izlemekten zevk alıcağınızı düşünüyorum.

Stranger Things
Bahsetmeye gerek yok hepinizin bildiğini düşünüyorum konusunu. Bazılarımız ergen bazılarımız ise hayır değil desek de baya güzel bir dizi bence.
Şuan aklıma gelenler bunlar:blush:


#76

Şahsiyet dizisinin ilk iki bölümünü izledim. Ilk bölüm güzel bir açılış yapıp ikinci bölümünden meyve vermeye başladı. Devamı için de çok ümitli ve heyecanlıyım. Atmosfer, karakterler, oyunculuklar, müzikler… hepsi ayrı bir zevk. Keşke dünyaya açılsa diyorum açıkçası izlerken. :grin:


(Kenan Ulusoy) #77

Birkaç bölüm sonra tempo düşecek ama son 3 bölüm muazzam.Sakın bırakmayın.Youtubeta ingilizce altyazılı fragman da vardı.


#78

Haluk Bilginer bir bölüm boyunca örgü örse bile bırakmam. :joy:


(Bahri Doğukan Şahin) #79

Masum ve Şahsiyet’i peş peşe izleyip yeni bitirmiş biri olarak her iki dizinin finalinden de epey etkilendim. Dram olarak muhteşem olmuş her iki dizi de.

Ezel’den sonra böylesine kaliteli Türk yapımı görmemiştim. Ezel bir devrdimdi çünkü mevcut koşullarla Türk dizisi uzunluğunda yapılmasına rağmen efsane bir işti. Masum ve Şahsiyet dizileri ise o özlem duyduğumuz ve her zaman bizde de görmek istediğimiz kısa dizi formatındalar.

Masum’u izlerken biraz True Detective tadı alırken, Şahsiyet’i izlerken Dexter tadı aldım epey. Ama her iki dizi de oldukça özgün. Gururla dünyaya sunabileceğimiz kalitedeler.

Masum’u çok sevdim ama Şahsiyet’i bu kadar seveceğimi düşünmüyordum ilk bölümlerde. Fakat son birkaç bölümle beraber düğüm çözüldüğünde işte orada ben de bir izleyici olarak dağıldım. İnanılmaz vurucu bir sondu. Yine de ikisinin de yeri ayrı.

Her ikisinde de müzikler, oyunculuklar, sinematografi ve senaryo çok iyi. Bittiğinde afallatan, üzen, insanın boğazına yumru oturtan diziler. Bu yönleriyle unutulmaz yapımlar arasına giriyorlar.

Ayrıca her iki dizinin kocaman bir ortak yönü var: Haluk Bilginer! Sen nasıl bir oyuncusun üstat. Her iki yapımda da önünde saygıyla eğilecek performanslara imza atmış.

Masum 8, Şahsiyet ise 12 bölüm. Gerçekten biraz zaman ayırıp izleyin. Asla pişman olmazsınız. İzleyin ki böyle tek sezonluk daha çok kaliteli dizi yapılsın.


(Metal Storm) #80

Türkiyede böyle kaliteli dizilerin yapılması beni çok mutlu ediyor . Şahsiyeti önceden duymustum ama masumu ilk kez duyuyorum .keşke televizyonda kiralık aşk yayınlanacağını bu dizeleryayımlansa.


#81

13 Reasons Why

İki sezonu birden izleyelim dedik, ilk sezon biraz empati yaparken 2.sezon bizi diziden kopardı 2-3 karakter dışında sevemedik kimseyi. Neyseki son 2-3 bölümü biraz hareketli geçti. Kısaca derya deniz dizi ortamında çok boşsanız izleyin derim.

Ballers

Dwayne Johnson’un oynadığı dizi baya kendine sardırdı. Amerikan futbolcularının menejerliğini üstlenmeye soyunan eski bir amerikan futbolcusunu ve çevresini anlatıyor. Müstehcen ve küfürlü sahneleri olmasından mütevellit aile dizisi olmasa da çerezlik ve eğlenceli bir dizi. Californication tadı aldım.