İzlemekte Olduğunuz Diziler ve Yorumlarınız


(patricia franchini) #102

İki tane diziye başladım biri The Office, diğeri The Wire.

The Office’e kamera aksiyonları dolayısıyla hemen bağlandım, zaten dizideki ofansiflik tam istediğim düzeyde, hatta hayal ettiğimden daha da fazlasını buldum. Peep Show’dan sonra bir boşluk vardı, şu an onu bu diziyle dolduruyorum işte. Ha tabii ki çok farklı diziler ama bilmiyorum Peep Show’u benimsediğim şekilde benimsediğimden herhalde. İlk bölümden Pam’in sözde kovulduğu sahneye anırarak güldüm, başa aldım ikinci kez izleyip tekrar güldüm. Aynı eylemi ikinci bölümde Michael’ın Hintliye sıfat bulamadım aksan yaptığı sahnede de gerçekleştirdim.

The Wire tek kelimeyle muh te şem. Benim için bir diziden fazlası olacağını daha ilk bölümde fark ettim. Karakter çeşitliliği çok hoşuma gitti özellikle. Bir de fazla araştırmadım ama gerçekten sabıkalı oyuncuların olduğu bilgisine denk geldim. Hayırlısı, bakalım bitirince ne kadar üzülücem. İlk on dakikada geçen şu diyalogtan sonra anladım zaten başıma gelecekleri…

Mcnulty: Well, if every time, snotboogie stole the money. Why’d you let him play?
Kid: Got to. It’s America, man.


(galeme) #103

Ofis’de daha neler neler bekliyor seni. Benim en sevdiğim iki üç diziden biridir. Bunu bitirdikten sonra aynı yapımcıların Parks and Recreation adlı dizisini de tavsiye ederim. Tıpkı Ofis gibi gayet güzel bir dizidir.


#104

How To Get Away With Murder
image

Alttan bir ana konunun işlendiği, her bölüm ise ayrı konulara yer verilen polisiye-suç temalı dizi. Çıtır çerezlik güzel gidiyor. Netflix’de mevcut. Başka karar çıkması mümkün değil dediğiniz adli davaların mahkemeleri ilginizi çekiyorsa tavsiye edilebilir bir dizi.


#105

“As far as I’m concerned, there is no plan and pattern to the world.
It’s just chaos.”

Maniac (2018) director, Cary Fukunaga

Bu sene ilk duyurulduğu andan beri beklediğim, gerek yönetmeni, gerek oyuncuları duyurulduktan sonra adım adım yükseldiğim bir projeydi “Maniac (2018)”.

Bir Norveç dizisini ele alıp, daha doğrusu bir konseptten yola çıkıp, çok farklı bir şeye dönüştürüyor serinin yönetmeni. Akıl hastalığını, problemli insanları ve onların hikayesini izliyoruz başladıktan itibaren.

Yarattığı ve işlediği evreni ince ince örülüyor her bölümle, hem karakterlere hem de evrenin 70/80’ler retro havasının otantikliğine kapılıyorsunuz izlerken. Müziklerden tut, oyunculuğa, sahne dizaynından karelerin ayarlanış şekline kadar bunun bir yönetmenin tutku projesi olduğunu anlıyorsunuz.

Hikaye ve karakterler çoğu yerde fazla gerçek hissettirip kalbinizi ısıtıyor. Söyledikleri sözler, yaptıkları hatalar herkesin hayatının bir aralığında yağtığı şeyler ile eşdeğer. Dünya onları dışlıyor üstelik, yalnız olduklarını hissettiriyor onlara.

“Yalnız olmak ve yalnız kalmak bir insanın başına gelebilecek en kötü şeydir.” Diyor anlatıcı. Sona erdiğinde hem bu mesajı tekrar hatırlıyor hem de yüzünüzde buruk bir gülümseme kalıyor, öneriyorum. Özellikle End Of The F#’ing World’den sonra Netflix platformuna gelen en güzel indie-esk proje olabilir.


#106

Bir Litre Gözyaşı

unnamed%20(1)

Az önce tesadüfen Kanal D’ de reklamı gördüm. Hemen araştırınca gerçekten de Japon dizisinin uyarlaması olduğunu gördüm. Dram yüklü bu dizinin gereği gibi uyarlanacağından kuşku duysam da izleyeceğim.

Konusunu bilmeyenler için tekrar anlatayım. 15 yaşında omurilik soğanı hastalığına yakalanan bir genç kız 25 yaşına gelene kadar yavaşça ilerleyen hastalığı ile mücadele etmek zorunda kalır. Her şeye rağmen hayata bağlı oluşu ve çabası ile bir çok insana örnek olabilecek biridir.

Japon versiyonunda masumiyet, doğallık ve etkileyicilik ön plandaydı. Özellikle anne karakteri kızına olan desteği, sevgisi, azmi ve sabrıyla ile ön plandaydı. Umarım tüm bu detaylar göz ardı edilmez. Dizi 7 Ekim’ de saat 20.00’ de başlayacakmış.

Oyuncular:
Miray Daner
Sanem Çelik
Tolga Tekin
Helin Kandemir
Görkem Mete Demir
Revna Çolak
Eda Yürekli
Mert Yazıcıoğlu


#107

The Marvelous mrs. Maisel
Diziyi an itibariyle bitirdim. Ortalama 50 dk’dan oluşan 8 bölüme sahip tabi ‘şimdilik’. İzlemeye başladığınız ilk dakikadan itibariyle replikleri ve inanılmaz görselliğiyle sizi kendine bağlıyor. Konusunu anlatmayacağım ama bu replik biraz olsun fikir olsun verir diye düşünüyorum


(m) #108

Geçenlerde beğendiğimiz dizi jeneriklerine bırakmıştım bunu Orphan Black . Neden bilmiyorum devam edememiştim iki sezondan sonra ve tekrar başladım bu günlerde. Hikaye kıvamında bence 10 bölümlük sezonlar , biraz daha uzatılırsa sıkabilir. Hep Tatiana Maslany oyunculuğundan söz ediyoruz ancak erkek klon rollerindeki Ari Millen performansı da göz ardı edilmemeli :point_left:t2:


#109

The Handmaid’s Tale.

Evet evet biliyorum, çok geç başladım ama herhangi bir diziye başlamak için bir sorumluluk almam gerekiyor ki sorumluluktan kaçayım. :d 1.bölümü izledim daha ama çok çok güzeldi. Çıkar çıkmaz herkes övdü diye de başlamak istememiştim. Bazen o tarz diziler sadece güzel reklamlanmış, beklenti yükselten ama asla tatmin etmeyen diziler oluyor diye. Her neyse, güncelleme yaparım zaten ama bu tarza ilgi duyan duymayan herkesin şans vermesi lazım. En azından bir bölüm.


(şıpıdık öldürmeli) #110

How to Get Away With Murder

Her sezon aynı şeyler oluyor diye düşünürken sürükleyiciliği ile beni benden alan güzel dizi.

Mom

Yemek yerken, can sıkıntısında kafa dağıtmalıl ve güldüren bir dizi. Yer yer öyle hüzünlü bölümler oluyor ki yahu bu komedi değil miydi diye düşünmeden edemiyorsunuz.


#111

Şu an Kanal D’ de ilk bölümü yayınlanan Bir Litre Gözyaşı’ nı izliyorum. Beklediğimden daha samimi dizi, faha ilk bölümden duygusallaştım. :slight_smile: Anne rolünü oynayan oyuncu çok başarılı. Anaç yapısıyla bir anda sevdiriyor kendini.


#112

Mr. Robot 3. Sezonu taze bitirdim. Söylemek istediğim bir şey var. Böyle diziler, filmler insana ilham olmak için değil de gazını almak için çekiliyor sanırım. Elliot’un devrimi aktif edebilmesi sadece devirmeye çalıştığı kişiler izin verdi diye gerçekleşiyor. İşin sonunda yine parti kurup eğlenen gülen taraf onlar. Yani adanın devrimini bile alıp pazarladılar ulan. Ve insan düşünüyor. Bu yerilen sitem gerçek dünyada da birebir var. Ve bu yüzden bu dizinin çekilmesi yayınlaması da demek ancak onlar izin verdiği için gerçekleşiyor. İçimizdeki anarşinin gerçekten böyle bir düşmanı yıkma şansı var mı? Bakalım 4. Sezon neler gösterecek.


(Ahmet Boyraz) #113

Titans dizisine başladım ilk bölümü yeni çıktı. Bence izlenilir.


#114

This is Us.

5.bölümde falan olmam lazım. Zaten azıcık araştıranların bile göreceği üzere dizi “Wow, şimdi ne olacak? Wow, heyecan, aksiyon!” şeklinde gitmiyor. Bir ailenin öncesiyle ve sonrasıyla kesişen hayatlarıyla yaşantısını anlatıyor gibi. Yani benim anladığım kadarıyla pek bir aksiyonları da yok. Kendini izletme sebebiyse çok doğal konuları anlatması galiba ama aman aman da sevmedim.


(Kenan Ulusoy) #115

Daredevil
Şu an s03e02 bitti.Bu sezonunda diğer sezonlardan geri kalır yanı yok.

Wilson Fisk’in geri dönmesi gayet güzel olmuş.Daredevil bu sezon tanrıyla bir hesaplaşma yapıyor.Kendisini tanrının adamı olarak görmüyor artık.Fakat sezon sonunda ne olur bilinmez.

Bu sezonun kapağı ne kadar da muazzam.

İZLEMEYENLER VARSA EĞER İNTROYU DA ŞURAYA BIRAKAYIM.İNTROYU İZLEYİN DİZİYİ İZLEMEYE HEMEN BAŞLAYACAKSINIZ.
https://www.youtube.com/watch?v=hGbVddwO204


(Ahmet Boyraz) #116

En sevdiğim introdur. :slight_smile:

Ben de 8. Bölümdeyim vites giderek yükseliyor.


#117

İki dizi bitirdim yakın zamanda. Birincisi Patrick Melrose : Mükkeeemmeldi. Herkesin yazdığından farklı bir şekilde anlatmam mümkün değil maalesef. Konu efsane, mekanlar çok iyi, oyunculuk olağanüstü zaten. İnsanı bu kadar rahatsız eden, sarsan, boğan ama yine de izlettiren yapımları çok seviyorum. 5 bölümcük zaten bi hak tanınmalı.

The Chilling Adventures of Sabrina : Netflix hareketi olarak en çocuksu, teenage konuyu bile garipleştirme yetileri var. Bence güzel, bayağı tatlı bir diziydi. Korkunç muuu… Bilmiyorum garip, korkunçtan ziyade. Ama bir Vampir Günlükleri gibi hava seziyorum. Çok gençlik dizisi modunda olsa bile derinleşen bir konusu olduğu için. Bence takip etmesi eğlenceli olacak.


#118

Rabbim bol bol vakit versinde izlemedik dizi bırakma inşallah. Bol bol vakit Allam amin!!


#119

Bugün Trt 1’ de İmparatoriçe Ki başladı. Dizi Cengiz Han’ ın kurduğu Yuan Hanedanlığına uzun yıllar hükmeden Demir Leydi olarak anılan Ki’ yi anlatıyormuş.

İlk bölüm biraz karışık (zaman atlaması, çok karakter olması vs.) olmasına rağmen ilgimi çekti. İzledikçe karakterlere alışıyoruz. Gözüme batan kısım Ki’ nin küçüklüğünden itibaren herkese erkek olduğunu inandırması. Hani bakınca oldukça da güzel biri, nasıl şüphelenmemişler. Daha farklı bir görüntü oluşturulabilirdi.

Muhteşem Kraliçe’ de de benzer bir durum vardı ama oradaki karakterin inandırıcılığı daha fazlaydı.
qtmyCWufSR6YAQ2aMjca34_640


(Hazal Çamur) #120

The Chilling Adventures of Sabrina

Sabrina’yı zamanında izlemiş ve pek çokları gibi sevmiş biri olarak, bu karanlık versiyonunu çok sevdim. İlkiyle çok alakasız kaldığı noktalar bolca olsa da, bir şekilde teması da kesmiyor.

Dizinin türü bence karanlık fantastik. Edebiyatta çok sevdiğim bir tür olduğu için bu türdeki diziyi de keyifle izliyorum. Tabii son yıllarda çıkan vampirli, kurtadamlı dizilerin hiçbirini izlemedim. Buffy’de bırakmıştım :slight_smile:

Yalnız dizinin kendi içinde barındırdığı mesajlar da dikkate değer. Bu uyarlamada bunu beklemiyordum. Hoş bir sürpriz oldu.

Tek eleştirim Salem’in hiç konuşmaması üzerine. Onun eksikliğini çok çekiyorum.

Beklemediğim yerden vurdu Sabrina. Sona gelirken henüz hiç pişman olmadım.


#121

Manifest

Çok kötü hasta olup hiçbir şey yapamadığım için yeni bir diziye başladım. Az önce ilk bölümünü izledim ve ikilemde kaldım. Şu an çekilmeye devam ediliyor. Ama bayağı sürükleyici ve merakta bırakıcı bir dizi, acaba biriktirip mi izlesem böyle her hafta devam mı etsem ikilemindeyim. Çok bir şey anlatmaya gerek yok, fragmanı güzel açıklıyor ama biraz daha karışık işler var tabi ki. Lost gibi geldi bu yönüyle, bilinmezliğiyle. Bakalım.