İzlemekte Olduğunuz Diziler ve Yorumlarınız


(Mustafa Erdem) #164

Dublaj sevmiyorum ama Astetix: Görevimiz Klopatra filminin dublajı harikadır. Hakkıyla yapılsa güzel işler çıkıyor.


#165

Oyuncunun ağız hareketi ve yapılan dublajın süresinin senkronunun tutması için kelimeler yayılıyor, durulmayacak yerde durululuyor, ekler uzatılıyor veya tam tersi dublaj hızlandırılarak kısaltımak zorunda kalınıyor. Haliyle ortaya fazlasıyla yapay bir şey çıkıyor. Bu sadece Türkçe dublajlar için geçerli değil tabiki. İngilizce dublajlı bir Alman filmi seyrettiğinizde de bu böyledir. Ben dublajlı film izleyeceğime hiç izlememeyi tercih ediyorum.


(Hüseyin gök) #166

Yaw bende her filmi dublajlı izleyin demiyorum ki bazı filmlere çok harika dublajlar yapılıyor bu dizidede bunu görüp belirttim,uzun süredir altyazılı film izlediğimden artık çok yorucu geldiği içinde dublajı terçih ediyorum ben.


(Yasin) #167

Tabiki de her oyuncu için ayrı dublaj sanatçısı yetiştirilemez, bulunamaz. Zaten vurgulamak istediğim de oydu. Yani on oyuncuyu aynı kişinin sesinden duymak belli bir yerden sonra kabak tadı veriyor, basit çiğ duruyor. Son yedi-sekiz yıldır ya altyazılı izliyorum ya da hiç izlemiyorum. Dublaj yok yani seçeneklerde. Ve yineliyorum tekrar tekrar;gerçek bir sinemasever ne eder eder altyazılı izler.

Gelelim animasyonlara. Animasyon orijinalinde de seslendirme olduğu için ha İngiliz seslendirmiş ha Türk farketmez. Ben de dublajlı izliyorum animasyonları.

Altyazılı izleyemeyen aile bireyleriyle film izleyeceğim zaman ise Türk filmlerini seçiyorum.

Dublaj/altyazı meselesinde bence temel bir noktayı atlıyor dublajı savunan kişi. O da şudur; film sadece görsel bir sanat değildir. Aynı zamanda oyuncuların sesi tonlarından, cümleleri söylerken yaptığı vurgulamalardan vs de beslenir. Dublajda bunları deneyimlemek imkansız


(Emre ) #168

Gerçek bir edebiyatsever de o halde bütün kitapları orijinal dilinden mi okumalıdır?


(Yasin) #169

Sinema ve edebiyatı yanlış kategoride değerlendiriyorsunuz. İkisi farklı şeyler. Hem keşke imkan olsa da orijinalinde okuyabilsek birçok eseri. Yani keşke üç dört dil bilsek. Bu ayrı bir konu. Sinemayı orijinal dilinde ama altyazılı izlemek mümkünken kitabı aynı anda orijinal dilinde hem de çeviri okumak mümkün mü? Aynı şey mi? Birinde görüntüler akarken altta konuşma, diğerinde sadece okuma var. Yanlış karşılaştırma.


(Metal Storm) #170

Ben hala 2 yildir izliyorum bu diziyi bir bitiremedim en son 3. Sezon son bolumdeydim, Dizi cok iyi yanlis anlama.


(Emre ) #171

Ben ikisini yanlış kategoride değerlendirmiyorum. Sadece düşüncenizi merak ettim.


(Yasin) #172

Dediğim gibi edebiyatla sinema özünde hikaye anlatsalar dahi çok farklı iki sanat türüdür. Sinemayı aynı anda orijinal olarak izleyip altta çevirisini okumak mümkünken ,edebiyatta bu imkansızdır. Konuyu uzatmaya gerek yok. Tabiki isteyen istediği gibi izler. Sadece belli bir yerden sonra ciddi manada filmlerle ilgilenen,seven kişilerin hemen hemen hepsinde altyazılı film izlemeye bir geçiş oluyor. Dublaj artık aşırı yapmacık geliyor. Bir de sinema yönetmenlerin sanatı olduğu kadar oyuncuların da sanatı. Yani her bir oyuncunun orijinal sesini duymak varken bütün oyuncularda üç beş kişinin sesini duymak artık saçma, komik ve anlamsız geliyor. Dediğim gibi bunlar benim düşüncelerim. Tabiki istisnalar kaideyi bozmaz. Mesela animasyonlar, mesela belgeseller dublajlı daha güzel. Çünkü bunlarda bir oyuncunun oyunu yok. Seslendiren ha Tom hanks olmuş bir kutup ayısı belgeselini ha Haluk Bilginer. Ki Haluk Bilginer’i tercih ederim. Ya da hasta olduğumda birşey izlemek istediğimde altyazı beni yorar. Tutup dublajlı film izlemektense Türk filmi, animasyon , belgesel izlerim. Gerçek bir sinemaseverden kastım ise şuydu. Sinemayı seven, okuyan, az çok yönetmenleri takip eden, izlediği filmleri hdfilmcehennemi.com’da son çıkanlara göre seçmeyen kişileri kastettim. Bunu dedim diye popüler sinemaya karşı olduğum anlaşılmasın. Ben de izliyorum son çıkan filmleri elbet. Ama film izlemek başka film kültürü olmak başka… Vesaire.


(Mustafa Erdem) #173

Hdfilmcehennemi yazısını ne zaman görsem aklıma bu karikatür gelir.


(Yasin) #174

Güzelmiş bu. :joy::joy::joy::joy: (20 karakter)


(galeme) #175

Zaten listemde olan bir şeydi. Senin bu mesajının gazıyla başladım ve dört bölüm izledim bugün.

Dizi biraz ağır geldi bana, bunaltıcı. Gerçekçi olmasından dolayı böyle. İyi anlamda söylüyorum bunu tabii. Misal Black Mirror’un da ağır bölümleri vardı ama bir şekilde distopik bir gelecek nasıl olsa deyip işin içinden çıkıyordun. Bu dizide ise öyle deyip çıkamıyorsun işin içinden. Genelde komedi dizilerine alışık olan bünyeme şok etkisi yaptı. Bir aksilik olmazsa kısa sürede bitiririm.


(Emre ) #176

Dune, Vakıf seven Breaking Bad ve Mr. Robot’a ölür biter. Şahsen benim için öyleydi.


#177

Tv time’da güncelleme yaparken en sevdiğim dizileri ya da filmleri nasıl kategorileyeceğimi düşünüyordum. Büyük işsiz olarak defalarca izlediğim şeyler hep oluyor. O yüzden, birden fazla izlediğim veya sevdiğim insanlarla birlikte tekrar izlemeyi düşündüğüm şeyleri en sevdiklerime koyayım dedim :d

  • Lost (başkasına başlatırken birlikte izledik)
  • Brooklyn Nine-Nine
  • Doctor Who (duygusal çocukluk bağı)
  • Friends (bu sene ikiledim, başkasına başlatırken yine)
  • Fringe (unuttuğumuz için annemle başlamıştık tekrar izlemeye)
  • Merlin (bir şeylerle meşgulken arkaya dublajlı açıp güle oynaya izliyorum)
  • The Handmaid’s Tale (görselliğini özlediğimde ve yeni sezon çıkmadan önce izleyeceğim)
  • Dark (yeni sezon çıkmadan bakmak farz)
  • The Good Doctor (annemler izlemek istediği için her eve gidişimde çiftliyorum :/)
  • The Haunting of Hill House (daha geçen hafta çiftledik ailemle)
  • Vampir Günlükleri (duygusal ergenlik bağı)

yani, birilerine önerdiğim ve dayanamayıp ben de onlarla izlediğim zamanlarda oluyor hep çiftlemem. Çiftlediklerimizi de yazabildiğimiz için şu an hayatımın 2 buçuk ay kadarı diziye gitmiş.

Aşağıda da izlemeyi bıraktıklarım, güncel takip ettiklerim, bitirilenler falan filan.

Özet







#178

Bloodline:
Şuan 3.sezona geçtim. Dizinin çekildiği yer muhteşem ötesi bir yer.Olaylar bir aile etrafında dönüyor.Genel olarak ağır ilerlesede biraz izledikten sonra ailedeki yaşanan olayları merak ediyor ve yaşanılan olaylarda şimdi ne olacak sorusu sürekli sizi merak ettiriyor.Oyunculuklar zaten mükemmel , dram tarzında çok başarılı bir yapım olduğunu düşünüyorum.Tamamen bitirince yorumumu guncellerim.Dram-gerilim severler bence mutlaka bir şans vermeli.


(Mustafa Erdem) #179

Zaman geçirmek için absürd korku ve komedi karışımı dizi arıyorsanız Ash vs Evil Dead dizisini öneririm.

80’ler döneminde film serisiyken onun devamı olarak birkaç sene önce dizisini çektiler. Filmleri seyretmediğim için bilemiyorum ama o dönem ciddi korku filmleri olarak çekilmiş sanırım ama dizisinin dediğim gibi kendisiyle dalga gecen bir yapısı var.


(Hakan) #180

İptal edildiğine çok üzüldüğüm nadir dizilerden


(Mustafa Erdem) #181

Normalde iptal edilen dizileri seyretmeyi tercih etmiyorum ama bir iki bölüm izleyim kafa dağıtırım dedim 3. Sezonun sonunu getirene kadar başka dizi izleyemedim.


(Hüseyin gök) #182

220px-Better_Call_Saul_Season_4

Bugun itibari ile 4 sezonun tamamını bitirdim. B.B’nin spin-off’u olmasına ragmen hiç bir eksiğini göremediğim muazzam bir diziydi.Namıdeger saul goodman’ın(gerçek adını bu dizide ögrenmiş oldum ‘jimmy mcgill’) nasıl böyle bir avukata dönüştüğünü görmüş olduk.Eger eğlenceli ve bol espirili bir dizi arıyorsanız breaking bad’dan sonra şiddetle izlemenizi tavsiye ederim.B.B’yi türkce dublaj izlemiştim ama aynı dublaj bu dizide olmadığı için orijinal dilinde izledim ve iyikine orjinal dilde izledim dedim çok keyif verdi.


(Kenan Ulusoy) #183

Donanımhaber’in forumunda görmüstüm.

Breaking Bad 2.sezon 8.bölümde Walter ve Jesse Saul’u kaçırdığında Saul’un söylediği ilk şey Lalo mu gönderdi sizi olmuştu. Muhtemelen Lalo Saul’un başına baya bi bela olacak.

Muazzam bilgi. Vince Gilligan’a hayran kaldım.