J.R.R. Tolkien ve C.S. Lewis Eserlerinde Hristiyanlığın Etkisi

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/dosya/j-r-r-tolkien-ve-c-s-lewis-eserlerinde-hristiyanligin-etkisi/



Aynı zamanda sıkı dost olan fantastik edebiyatın iki usta ismi J.R.R. Tolkien ve C.S. Lewis’in eserlerinde Hristiyanlığın yeri neydi, örneklerle göz atalım. (DEVAMI…)

9 Beğeni

Öncelikle aramıza hoşgeldin. Tam da Tolkien okuyordum, üstüne geldi makale. Bence Tolkien’in daha fazla bilinmesinin ana nedeni de dini alegorik olarak almamasıydı. C.S Lewis onun yanında çok bilinir biri değildir ama Tolkien’i tanıyan çoktur. Din konusunu böyle işlemiş olması Tolkien’i evrenselliğe taşıdı çünkü örneğin Melkor pekala İslam’ın Şeytanına da uyabilir. C.S Lewis ise doğrudan Lilith diyor. Bu biz de yok, bu da onu iyi Hristiyan okurlarla sınırlıyor.

C.S Lewis “Gölgeli Topraklarda” filmini öneririm. Orada Lewis’ in dine bakışı apaçık aktarılmış.

2 Beğeni

Güzel bir yazı olmuş, tebrik ederim. LotR hayranlarını görmek her zaman çok güzel. =)

Yazıda anlatılanlar dışında pek çok başka izi de var hristiyanlığın. Hatta bu ilk bakışta görülen Gandalf - İsa benzerliklerinden daha derin ve temel bir noktadan nüfuz ediyor esere.

Tolkien, iddia edilenin aksine bilimsel ve teknolojik ilerlemenin mutlaka sosyal ve ahlaki ilerlemeyi getirmeyeceğini birinci dünya savaşı sırasında kendi gözleriyle görmüştür. ona göre insanın içinde daima bir parça kötülük olacaktır ve insanlar var olduğu sürece savaş ve çatışma asla eksik olmayacaktır.

Tolkien’in bu düşüncesi de hristiyanlığın temel öğretilerine dayanır. Hristiyanlığa göre Adem Şeytan’ın kışkırtmasına kapılıp yasak meyve’yi yiyip ilk günahı işlediği ve Cennet’ten kovulduğunda, o ve ondan sonra gelen tüm insanlar yaşlanıp ölmekle cezalandırılmıştır. Fakat bir şey daha var. İnsanın önceden tertemiz olan ruhu lekelenmiştir ve insanlar günaha meyilli hale gelmiştir. Bu nedenle istisnasız biçimde, ne kadar iyi kalpli ne kadar ahlaklı olursa olsun, her insanın daima kötülük yapma ihtimali vardır. O yüzden tarih daima kendini tekrar edecek, daima savaşlar olacak, daima insanlar korku ve dehşet içinde öleceklerdir. kendi sözleriyle, “Tarih uzun bir yenilgiden başka bir şey olmayacaktır.”

Bu kusurlu olma halini, günah işlemeye meyilli olma halini eserde sık sık görürüz. Kitapta Sauron’un kendi ruhunu, gaddarlığını ve yaşayan her şeye hükmetme arzusunu Tek Yüzük’e aktardığı söylenir. benzer şekilde Melkor da kendi içindeki kötülüğü Arda’ya yani Orta Dünya’nın da bir parçası olduğu dünyaya aktarmıştır. Ve bu nedenle tüm canlılar günaha yani kötülük yapma potansiyeli taşır içinde. Yaşayan herkes yüzüğün baştan çıkarmasına açıktır, hatta bilge Gandalf bile. Ve Gandalf bu gerçeğin farkında olduğu için yüzüğe dokunmayı bile reddeder.

Okurken çok büyük zevk aldım, Lotr ve Narnia kitaplarını ergenken yaptığı göndermeleri ve benzetmeleri anlamadan sadece bir hayal diye düşünerek okumuştum. Galiba bu çok sık yapılan bir hata, insan yazdığı her şeye o anki yaşamından, inancından, kişiliğinden, siyasi fikirlerinden bir şeyler katıyor. Bu sadece edebiyat için değil bilimsel makaleler için bile böyle olabilir. Ufak bir göz gezdirmeyle bile bakmasını bilen biri yazar hakkında ve hikaye/masal/makale 'in maksadı hakkında detaylı bilgi sahibi olacaktır. Çocukluğumda ve şimdi, bazen ideolojilerden ve gerçeklerden kaçmak için fantastik kitaplar okuyordum. Yağmurdan kaçarken doluya tutulduğumu gösteren güzel bir yazı olmuş.