--k1--

Merhaba Haluk,

Öncelikle bir mühendislik sezdim öyküde ama ne aldın dersen? Açıkçası emin değilim.

Bir olay ve müsebbinin “deli saçması” yazılarından bir ipucu…

Fark ettiğim şey anlamın git gide kaybolması oldu. İlk başta bir alegori, sonrasında bağlantılı bir kasvet daha sonra yine takip edilebilir ama anlamaktan çok hissedilir bir olay -bağlantılı ya da bağlantısız- en sonunda da bir ikinci yeni şiiri, bir zihnin core çalışma metodu…

Belki bilinçten bilinçsizliğe bir zihnin yolculuğu belki katilin zihninin yok olması belki bambaşka bir şey. Belki yazarın özellikle nitelendirdiği gibi anlamsız bir şey.

Bununla birlikte bir yetkinlik ve melodram hissettim ki anlamasam da gayet doyurucu bir histi.

Ama anlam?? Yazarın daha önce bize tuzak kurduğu da düşünüldüğünde :wink:
Yazar biliyor, anlatırsa dinleriz…

Kalemine sağlık…

2 Beğeni

Merhaba Haluk.

Bugün, ikinci defa okudum öykünü. Yazım tarzını seviyorum. Her cümlesi karamsarlık ve karanlığın ayrı bir yüzü sanki. Neylersin ki ikisinin de kökü aynı ve bir o kadar da şiirsel.

İlk paragraf anlatmak istediğine sanki yetersiz gibi kalmış. Buna sevgili @MuratBarisSari da değinmiş. Bizi kör kuyularda merdivensiz bırakma sevgili Haluk. Sen anlat, biz dinleyelim.

Sevgiler…

3 Beğeni

Merhaba Haluk Bey,

Sizin öykülerinizdeki bu karanlık hava benim okumamdaki en büyük etkenlerden biri. Her seferinde farklı bir karamsarlık hissettiriyorsunuz bana. Bu anlamda sizi okumaktan keyif aldığımı söylemeliyim.

Sevgili @MuratBarisSari’nın söylediği hikayenin gidişatıyla ilgili olan birkaç şeye katılıyorum. Ek olarak şu kısım bana biraz yüzeysel geldi,

‘‘Keyfimin asaleti bu gürültüde sığınılacak liman bulamadı. Namlunun ucunda o da vardı. Tohum ambarı daha bir zarardı. Uzaylı tohumu pörtlek bir gözün ardına sığındı. Bas vurunca müzik, dikkatim dağıldı. Eski coşku bana neler hatırlattı. Çete bu iş için hafif kalırdı. Biliyorum, melon şapkalılar yanına vardı, ay ışığında keder ve büyü vardı. Durdurulamaz olmanın hazzı ağzımda tattı. Engebeli yolları aşmak bana kolaydı. Ay ışığında melon şapkalılardan emir vardı. Engebeli yolları aşarken içim ölümsüzlüğün heyecanıyla dolar taşardı. Zenci takma dişliydi. Gümüşte zehir vardı. Artık maske düştü. Aziz adam, gerçek bir arazi rica ediyor, kimse soyunmaz, biliniyor. Patlayan silah mecazlı anlamdır.’’

Yani oluşturmaya çalıştığınız edebi sanatı anladım fakat sizin kaleminizin yetkinliğini bildiğim için cümlelerin bu şekilde peş peşe olmasındansa daha vurucu betimlemeler halinde sıralanması benim metne olan bağlılığımı artırırdı diyeyim. :slight_smile:

Bütünlüğüne baktığım zaman kısaca genel havasını çok beğendiğimi belirtmeden geçemem ama. Sizin yazılarınızı takip etmeyi seviyorum.

Kendinize iyi bakın, edebiyat dolu günler diliyorum.

2 Beğeni

Şimdi biraz daha düşününce… Virüs mü girdi zihne diye de bir ihtimal geldi aklıma.
Yani his ve ambians ok ama olay örgüsünü de şu an bayağı kafaya takmış durumdayım.

2 Beğeni

Merhaba @MuratBarisSari,

Yorumunuz için çok teşekkür ederim.
Aslında bu öykü okuyucuya tuzak kurmuş değil. Öykünün eleştirilen, eksik bulunan yanları da tamamıyla öykünün yetersizliğiyle ilgilidir gerçekten de. :slight_smile:
Aslında olay örgüsüne dair bulunduğunuz tahminlerin tamamından ortaya karışık bir durum var diyebilirim ortada.
Güçlü bir organizasyon, tetikçileriyle evrenler arası seçilmiş gezegenlerde virüs yayarak nüfus azaltıyor. Son görevinde organizasyon tarafından gözden çıkarılıyor ve aynı virüse kendisi de maruz bırakılıyor. İhanete uğramayı hazmedemeyen ve gittikçe bulanıklaşıp yok olmaya yüz tutmuş bir zihnin dozu (artarak artan bir ivmeyle) yükselen hezeyanlarının tezahürü gibi gibi diyebiliriz.
Terminal, havaalanı gibi yerleri bu iş için tercih ediyorlar yayılması kolay olur diye (ilk kısım). Bu terminal kısmı aynı zamanda bu hayata işaret ediyor, K1 kapısını çarpıp çıkmak diğer tarafa gitmek gibi-K1 ile de zaten “kabir” göndermesi yapmak istedim.
Sonra ihanetin fark edilişi, ruhun sonlara doğru terk etmeye yüz tutuşu (çöphane).
Kontrolü yitiren zihnin sır tutamayan doğası ve ahtapot başlığıyla organizasyona değinmesi, suçların işleniş metoduna dair ayrıntılara girilmesi… Ve bu noktada yılların meşhur komplo teorilerine konu olmuş bazı göndermeleri de es geçmek istemedim (Denver havaalanı, vs).
Aslında bu öykünün adı K1, virüs teması ile adlandırılmış nedense, bir hata olmuş sanırım. Ayrıca “Arz” ve “Talep” dışındaki tüm alt başlıklar satır ortasında olmalıydı. Bendeki orijinal hali o şekilde.

Masal temasında görüşmek dileğiyle.

1 Beğeni

Merhabalar @Arokan,

Çok teşekkür ederim vakit ayırdığın için, iki kez okuyacak kadar beğendiğin için.
Yani öyküyü sıkıcı ve karışık bulduğun için iki kere okumuş olduğunu söylesen de ses etmezdim. Çünkü evet biraz dağınık duruyor öykü, biliyorum. :slight_smile:
@MuratBarisSari’ya da yorumumda öyküdeki merak edilen kısımları açıklamaya çalıştım. Artık olduğu kadar diyelim. :slight_smile:

Sonraki seçkide görüşmek dileğiyle.

1 Beğeni

Merhabalar @UlianaHippogrief,

Öykümü okuyup beğendiğiniz için çok teşekkür ederim.
Ayrıca yüzeysel bulduğunuz kısma dair önerinizi dikkate alacağım. Bence de o kısım tam olarak istediğim gibi olmamış. “Hiphop” havası var biraz, aslında aktarmak istediğim üslup daha farklıydı orada. :slight_smile:
Bu arada öyküleri okumaya başladım, bitirir bitirmez size yorumla dönüş yapacağım.

Sonraki seçkilerde görüşmek dileğiyle.

2 Beğeni

Haluk selamlar;

Öykü bana çok yoğun ve soyut geldi. Açıkçası anlamakta zorlandım. İyi ki yorumlar kısmında sevgili @MuratBarisSari ya cevaben açıklamalarda bulunmuşsun. :slightly_smiling_face:

Bununla birlikte yazım şekli temiz ve atmosfer başarılıydı. Emeğine sağlık Haluk. Görüşürüz sonraki seçkilerde, iyi bak kendine.

2 Beğeni

Merhaba @Haluk_Cevik

Ben sizin cümlelerinizi beğenen taraftayım. Bazı cümleler içinde öykü barındırıyor. Bunlardan sizin metninizde çokça vardı, dolayısıyla okuyucuya bir cümleyle kocaman bir öyküyü anlatabiliyorsunuz.

Öyküyü okuduktan sonra, yapılan yorumları da okudum ve sizin açıklamalarınızı. Okurken ben de acaba dedim @MuratBarisSari gibi, bir deneye mi tabi tutulduk :slight_smile: (Yapıştı ya bu yafta size zor çıkar :))

Sonra dedim ki acaba yazar her bir kısımda, farklı bir anlatım tarzı mı deniyor. Çünkü her bölümü yazan sanki farklıydı. Tabii farklı duygu durumlarını ortaya koymuşsunuz, paragraf da bunu anlatmış.

Benim eleştirim, ilk açıklama paragrafına olacak. Orada okuyucuyu bir beklentiye sokmuşsunuz: En ilginç olanıysa üçünün de bir şekilde havaalanları ve terminallerle ilgili olması.
Buna gerek var mıydı bilmiyorum. Ya da böylese, ilk böümün adı terminal olmayacaktı.

Terminal bölümü metnin tümüne göre zayıf kalmış, oraya hayatın küçük bir protatipini sığırmaya çalışmışsınız terminalin için ama bağlantı örnekleriniz çok yeterli gelmedi bana.

Ama diğer bölümler iyiydi. Özellikle bana göre olan Ahtapot-Talep. Açıklamanızda kontrolünü yitiren zihnin sır tutamayan doğasını okuyunca, neden bana en uygun bölüm olduğunu anladım :slight_smile:

Kolay gelsin
Müge

2 Beğeni

Merhabalar @Muge_Kocak

Kıymetli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Eleştirilerinizi de oldukça yerinde buluyorum. Aslında başlıklarla ilgili kısımda bir hata olmuş, orijinal hali böyle değil, bunu seçkiye bildirdim. Sanırım bir düzeltme yapılmış bugün.
Deneme yaptığıma dair bir yafta yapışmasın üzerime ya, o bir defaya mahsustu. :slight_smile: Farklı anlatım tarzları gibi bazı şeyleri test etme fırsatı verdi bu ayki tema bana, evet.
Son kısmı beğenmeniz özellikle dikkatimi çekti, mühür temasındaki öyküm içinde çizgi romanlaştırılabilir demiştiniz mesela. Bu güzel yorumlar için tekrar teşekkür ederim.

Sonraki seçkilerde görüşmek dileğiyle.

2 Beğeni

@Muge_Kocak’a katılıyorum. Anlamadım ama bana hissettirdiği duygu da çok güçlüydü.

1 Beğeni

O anlatım tarzını da yer yer kullanıyorum. Hatta Mührün Sırrı (Lehsardlı olan) metninin devamında da var aynı üslup. Masal teması için ikinci bölümü koyabilirim.

Murat Bey, o tarza bilinç akış tekniği de diyebilir miyiz ? Siz bu konuda mahir ve bilgili olduğunuz için sorayım dedim hazır konu açılmışken. :slight_smile:

1 Beğeni

Leshard masal temasına çok iyi gider öncelikle…

Çok teşekkürler. Ben okurken seviyorum bilinç akışını kendim de ara ara deniyorum ama mahir değilim tabi olaya. Evet tamamen zihnin kendi takip ettiği bir pattern olarak benziyor bence. Böyle örnekleri var. Daha basit bir örnek var aslında; şiir…

1 Beğeni

Merhaba Haluk :innocent:
Söz verdiğim üzere buradayım.
Ben öyküde iyi noktalar olduğu kanaatindeyim. Distopyası iyi işlenmiş bir dünya kurgulamışsın. Doğru vurgularla perçinlemişsin.
Ama sanki bazı kısımlar yeniden üzerinden geçilmeyi hakediyor.
Ellerine sağlık.
Görüşürüz sonraki Seçki’de :raised_hands:

1 Beğeni

Tekrar merhaba @gayekcelik

Güzel yorumun için ve vakit ayırıp okuduğun için çok teşekkür ederim.

Sonraki seçkilerde görüşmek dileğiyle.

Merhaba @Haluk_Cevik,

Öncelikle emeğine ve hayal gücüne sağlık demek istiyorum. Güzel ve karanlık bir atmosfer kurgulamışsın.

Başlığın virüs olması, senin yaratıcılığınla örtüşmedi diye düşünürken yorumlarda belirtmişsin, hata olmuş. Sevindim. :sweat_smile:

Kalemine sağlık,

Masalda görüşürüz. :raising_hand_woman:t2:

Sevgiler,

Sena

1 Beğeni

Merhaba @Senaa,

Çok teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğun ve ayrıca yorumladığın için.
Masal temasında, Mührün Sırrı adlı metnin ikinci bölümünü paylaşacağım için yine sıkılabilirsin, benden söylemesi şimdiden. :slight_smile:

Tekrar görüşmek dileğiyle
Sevgiler

2 Beğeni

Ne sıkılması, est. :pray: Sen yaz, biz okuyalım @Haluk_Cevik :blush:

Sevgiler,

Sena

1 Beğeni

Merhabalar. Terminal bölümü dışında pek giremedim öykünüze. Diliniz okutuyor ama kendimi aciz hissettim resmen. Neden anlayamıyorum dedim. Murat Beye cevabınızda biraz aydınlandı ama benim açımdan öykünün içinde anlayamamak bir sorun. Elinize sağlık. Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

1 Beğeni

Merhabalar @nkurucu

Okuyup yorumladığınız için çok teşekkür ederim.
Öykünün acizliğidir o, okurlar masum. :slight_smile:

Sonraki seçkilerde görüşmek dileğiyle.

1 Beğeni