Kahramanın Benzer Yolculuğu: 6 Başlıkta Romanın Çatısı

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/dosya/kahramanin-benzer-yolcugu-6-baslikta-romanin-catisi/



“Bana okuduğun romanı anlat, sana hangi eserin kardeşi olduğunu söyleyeyim,” diyor yeni bir araştırma. Zira tüm romanlar, 6 temel çatıda özetleniyor. Gelin detaylarına birlikte göz atalım. (DEVAMI…)

5 Likes

Bu kategorilere girmediği için en sevdiğim yazar Murakami sanırım :slight_smile:

Bu tür çalışmalar ve ortaya konan kalıplar, yazarlar için de okurlar için de faydalı.

Yazar, neyi, hangi güzergahta nasıl anlatırsa, ne gibi sonuçlar çıkacağını iyi kötü önceden kestirir. Tabii okurlara taze deneyimler sunabilmek için kurallarla oynamak, kurallarla oynamak için de üstünde oynanacak kuralları bilmek gerek.

Okur, okuduğunu irdelerken, anlatımda neyin neden var olduğunu ve bu bağlamda, anlatımın hangi noktalarda güçlü ve zayıf olduğunu daha rahat kavrayabilir. Tabii zayıf veya güçlü bulunan yönün arkasındaki mekanizmayı ve alt metinsel amacı anlamasına da yarar sağlayacaktır.

1 Like

Murakaminin kitaplarında iki tür birden işliyor sanki. Zenginlikten fakirliğe ardından fakirlikten orta halliliğe. Duygusal olarak sıfır noktasından başlayan karakter önce yükselir sonra trajik bir olay olur ve düşüşe geçer. Bu düşüşte kendini keşfeder ve tekrar duygusal olarak yükselmeye başlar. Bana böyle gibi geldi.

1 Like

Post modern romanlarda zaman kişi ve olaylarda istenildiği gibi oynanabiliyor ve bu yüzden de belli bir kalıba sokmak mümkün değil gibime geliyor. Hasan Ali Toptaş, Oğuz Atay, İhsan Oktay Anar verebileceğim örnekler.

Post modernizmin sınırlarını nereye kadar çizeceğimiz, neyi tam olarak post modern alabileceğimiz, ucu açık bırakılan bir soru işareti galiba :slight_smile: Bu nedenle sözü geçen kalıpları klasik eserlerde denemek en doğrusu