Kapan

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/kapan-ayse-nilay-ozkan/



Hiç farkında değil. Orada uzanırken nasıl göründüğünün hiç farkında değil. Bana diyor ki: -Hadi oynayalım, hadi! Canım çok sıkılıyor. -Tamam. Sen yüksek sesle masal kitabından bir sayfa oku, ben de bu arada saklanayım. – Hızlı okuyamıyorum, üstelik oda da çok büyük. Seni bulmam uzun sürecek -Bir dene bakalım. Kim bilir, belki elinle koymuş gibi buluverirsin… (DEVAMI…)

Merhaba, Temaya uygun olmakla birlikte dehşet verici ve enteresan bir öykü olmuş. Sonu vurucu. Okurken daha uzun olmasını diledim. Kaleminize sağlık.

Merhaba, yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sevgiler

Merhaba,

Bir okuyucu olarak öykünüzden doğan sorularıma sanırım metninizin kısalığından dolayı yanıt bulamadım. Eğer bu uzun bir öykünün kesiti değilse, yine bu kısa metin içinde bir kaç eklemeyle kafamı kurcalayanlar berraklaşabilir.

Birincisi; Binbir Gece Masalları’nı bin birinci okutuşu, burada masalları ezberlediğine göre 1001 masalı 1001 defa okuduğunu düşünüyoruz. Eğer bunu Şehrazat gibi her gece yapıyorsa, çıkan yıl mantığa sığmıyor. Eğer 1001 gece masallarını sadece her gece okuduysa o zaman ezberleme olmaz. Neden böyle bir detaya takıldım, çünkü öykünüzü kısa tutup bize çok bilgi vermek istiyorsunuz ve bu bilgilerin de kendi içinde tutarlı olması gerektiğini düşünüyorum ki gerçekçiliğe gölge düşürmesin. Ve tüm bu hesaplamaları yaparken öykünün sonuna bağlanacağım, o bıçak için karakteriniz neden bu kadar uzun süre bekledi? İşte bu da benim kafamı kurcalayan mantığa oturtamadığım ikinci nokta.

Ben öykülerin ne kadar masalsı olursa olsun, metnin kendi bütünlüğünü koruması açısından, mantıkla örülmesi taraftarıyım, soyut da yazsak, hayal ürünü de yazsak.

Elinize sağlık