Karadelik Kitabevi

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/karadelik-kitabevi/



“Evrende, insanın her arzusunun karşılığı vardır.” Karadelik Kitabevi’nin vitrininde altın rengi harflerle cama boyanmıştı bu cümle. İlgimi çekmişti, ama kitapçının adı kadar değil. Kim kitapçısına karadelik adını koyardı ki? İlk bakışta bilimkurgu falan gibi şeylere odaklanan bir kitapçı gibi algılanıyordu. Kim ne yapsın ki sadece bilimkurgu satan bir kitapçıyı. Ama işte anlayamadığım bir cazibesi de… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Aslında hoş bir öyküydü. Biraz daha renkli ve detaylı olsaydı daha güzel olurdu.Dükkanın raflarında isimleri kulağa tuhaf, acayip ve egzotik gelen kitaplar olsaydı keşke. Fiyakalı İntihar Teşebbüsleri, Peygamber Dublörlüğü,Melek Yüzlü Şeytanların Şeceresi, Alçaklığın Evrensel Tarihi, Yeryüzündeki Kuyuların Esrarı, Ölü Yiyiciler Ansiklopedisi, Uzak Felaketlerin Kardeşliği, ya da Leş Kargalarının Türeme ve Masum Görünme Şekilleri gibi. Bunlar Toptaş’ın Uykukarın Doğusu romanında bir sahafçıdan alınan kitap isimleri. Toptaş bu kitapları uydururken Borges’den ilham aldığını bu yüzden aralarına Borges’in Alçaklığın Evrensel Tarihi’ni sıkıştırdığını söylemişti. Siz de Kum Kitabı veya Ficciones’i okusanız faydasını görebilirsiniz.

Öykünün kısa olması da çok iyi bir artı. Başkası olsa iki sayfa daha uzatıp başkişinin yavaş yavaş kitapların içinde delirmesini anlatırdı.

1 Beğeni

Bir solukta keyifle okudum. Emeğinize sağlık. :+1:

Merhaba,
Öykünün sürprizini ve bu nedenle buluşunuzu çok sevdim.
Ellerinize sağlık.

Elinize sağlık. Kayıp kitabınız bana Hakan Bıçakçı’nın Büyük Kayıp adlı öyküsünü anımsattı. Orada da rock grubu The Smiths kayboluyordu :slight_smile: Öykünüzdeki tsundoku detayı çok ilgimi çekti. Hiç duymamıştım. Buna benzer mi bilmiyorum ama ben de bazen “ne çok okunacak kitap ne az okuyacak zaman” girdabına kapılıyorum. Ama sonra “ne yapalım evrende zamandan bol ne var, bir gün bir yerde okurum hepsini mutlaka” deyip yoluma devam ediyorum

Öykünüz güzel, ilk yorumdaki renklendirme kısmına ben de katılıyorum. Şu ebe olmayla ilgili kısım/cümle ise biraz daha vurgulanmalıydı. Biraz daha gizemli bir açılım/çözümleme olmalıydı bence.

Emeğinize sağlık tekrar
Kolay gelsin

Merhaba,

Kaleminize, emeğinize sağlık.

Tsundoku, sanıyorum bende de var, hatta şu anda başlayıp da bitirmediğim dört adet kitap başucumda durmakta :slight_smile:

“Evrende insanın her arzusunun karşılığı vardır.” cümlesi de gayet ilham verici ve felsefi aynı zamanda. İlk paragrafta fazlasıyla ‘kitapçı’ kelimesinin tekrarlanması biraz rahatsız etti sadece, ancak diğer paragraflarda dikkatimi çekmedi benzer bir durum. Özetle öyküyü sevdim, Emre Kongar’ın adının geçmesi de hoşuma gitti, tekrar emeğinize sağlık.

Teşekkürler. Ben de öyküyü yazarken Murakami’nin Tuhaf Kütüphane’sindeki kitapları koymayı düşündüm. Ama bir okuyucu olarak metin içinde bu tip direkt referansları pek sevmiyorum, muğlak değinmeler bana daha keyifli geliyor. O yüzden vazgeçtim.

Siz söyleyince dönüp baktım, Borges’i okuyalı 20 seneyi geçmiş. nasıl olsa evdeyiz, tekrar girişmek için iyi bir zaman olabilir.

1 Beğeni

Teşekkürler. Haklısınız, her cümlede kitapçı kelimesi geçmiş. ilk paragrafın biraz düzenlenmesi gerekiyor.

Bıçakçı’nın öyküsünü okumadım ama Yesterday filminde de Beatles’ı bir kişi hariç kimse bilmiyordu.

1 Beğeni

Evet seyrettim onu. Bıçakçı’nın öyküsü ile de çok benziyor.