''Her yetişkinin içinde yarım kalmış bir çocuk vardır; benimki bugün sessizce kapımı çaldı…‘’
Hayallerin geniş dünyasında düşleri küçük bir alana hapsedilmiş, renkleri tek tek soldurulmuş bir çocukluğun geçmişini kovalıyorum. Gördüğü her gölgeden kaçmış, dayanağı yalnız kendi olmuş bu çocuğun tek korkusu yine kendisiydi. Çünkü aslında içinde yaşattıklarıyla etrafına gölge olan oydu. Her gözyaşını tebessümlerine saklamış, kendince oynadığı bu saklambaçta yine en çok kendisini sobelemekten korkmuştu. Şimdi onun elinden tutuyorum, benimle beraber koşsun, gülüşleri yeniden bana karışsın, tüm güzellikler onun olsun diye. Ancak o gözlerinde güvensizliğin zehirli izleriyle, sadece gülümseyerek bana bakmakla yetiniyor. İşte ben bu çocuğun geçmişini kovalıyorum, ama o hep yakalanmaktan korkardı, ben ise koşmaktan nefret ederim, fakat bu sefer farklı; onun için koşuyorum. Çünkü renkler hala onun gülüşünde saklı. Ve ben ruhu belirsizliğin kapanında kalmış bir grinin esiriyim.
yorum belirtirseniz çok sevinirim, teşekkürler.