Kayıp İz


(Nurdan Atay) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/kayip-iz/



Bir park… Sisli bir sonbahar havası… Karşılıklı iki bank… Paltolu, şapkalı, bastonlu bir adam (Michel Fou) sahneye girer. Sıkıntılı görünmektedir. Banka oturup etrafına bakar. Oflar. Gözlerini kapatıp düşüncelere dalar. O sırada başka bir adam (Hebe) gelir. Neredeyse yerlere kadar sürünen, kendisine büyük gelen uzun bir palto, başında fötr şapka, elinde kâğıtlar vardır. Diğer banka oturur.… (DEVAMI…)


(Ahmet Boyraz) #2

Karşılıklı sohbet ile geçen bir öyküyü ne kadar uzun olursa olsun gözümden büyütmeden okumaya başlarım hemen. Bu dediğim sadece telefon için geçerli. :slight_smile:

Sizin öykünüzü de keyifle okudum. Yoksa izledim mi desem? Her neyse efendim. :slight_smile:

Güzel bir öykü. Kitaplara, okurlara ve bu alandaki sorunlarımıza kısacık da olsa belirlenen konu çerçevesinde değinmeniz hoşuma gitti.

Kaleminize sağlık.


(Nurdan Atay) #3

Merhaba; yorumunuz için teşekkürler, beğenmenize sevindim. Evet, evet “izledim” demenizi tercih ederim çünkü her ne kadar “Öykü Seçkisi” de olsa Kayıp Rıhtım’ın da onayıyla kısa oyun olarak yazdım. Hatta ve hatta “Olamayanlar” kitabının diğer yazarları bile oyuna dahil olup uzun bir tiyatro oyunu yazılabilir. Bu davet olarak Rıhtım yolcularına açıktır. Bu vesileyle bunu da duyurayım:) Tekrar teşekkürler


(Osman Eliuz) #4

Merhabalar.

Daha önceki öykülerinizde sergilediğiniz diyaloglardaki başarınızın somut örneği olmuş bu çalışmanız; imrenilesi. Karakterlerin duruşları, tavırları harikaydı. İzlemiş kadar oldum ben de ama bu gerçekten izlemek istediğim gerçeğini değiştirmiyor. Keşke mümkün olsa.

Bu harika oyun için teşekkür ederek ellerinize kaleminize sağlık.


(Öznur Babur) #5

merhaba,
öykünün ilk okuru olarak :slight_smile: zaten çok beğendiğimi ifade etmiştim, bu platformda tekrar edeyim. oyun şeklinde yazılması güzel bir farklılık. dil ve diyaloglar hep iyiydi; yine iyi.

seçkide güzel bir renk olmuş öykün.

kalemine kuvvet :slight_smile:


#6

Merhaba,
Okumaktan keyif aldım. Seçkiye farklılık katmışsınız. İçi dolu, etkileyici bir öykü olmuş. Karakterlerin kendine has yönlerini beğendim. Emeğinize sağlık. :slight_smile:


(Nurdan Atay) #7

Merhaba;
Çok teşekkür ederim, umarım bir gün yazdığım/yazdığımız oyunları sahnede izleriz.(Size de çağrımdır oyun yazmak. Öznur Babur ile yazıyoruz.)


(Nurdan Atay) #8

Merhaba;

Çok teşekkür ederim. Oyun yazmak "Öykü Seçki"sinde umarım garip kaymamıştır. İlk onay senden gelince gönderirken içim daha rahat oluyor. Çok teşekkürler


(Nurdan Atay) #9

Çok teşekkür ederim. Sevmenize sevindim.


(Ipek Montanari) #10

Merhabalar,

Açıkçası okumak için metni açtığımda böyle bir piyesle karşılaşacağımı düşünmemiştim, o yüzden bana öyküler arasında bir oyun bulmak ilginç geldi. Ancak bu ilginçliği olumsuzluğa yormayın, aksine kendini merakla okutan bir metin kaleme almışsınız. Normalde piyes okumayı sevemeyen (okumaktansa seyretmeyi tercih edenlerdenim) beni bile içine çekti :slight_smile: Merak ettiğim kısım ise Michel Fou’nun bu diyalogtan önce mi yoksa sonra mı “fou” soyadını aldığı :wink: Elinize sağlık.

Sevgiler


(Nurdan Atay) #11

Merhaba; oyun yazmayı seviyorum ama bu platformda “öykü seçkisi” olduğundan düşünmemiştim. Konu ilginçti ve “Olamayanlar” kitabını alıp okuduğumda böyle bir ışık yandı. “Oyun yazmalı”. Sonrasında diğer yazarlar içinde kısa bölümlerle oyun yazılabilir diye düşündüm(Olamayanlar’dan) hatta açık teklif sundum buradan ama pek rağbet görmedi:( Oyun kısmı kısaca böyle.
Merakla okutan bir metin olarak görmenize sevindim. Tiyatro okumak çok cezbedici olmayabilir dediğiniz gibi. Fou’ya gelince tamamen bilinçsizce seçtiğim bir isim… Kendi ismini çağırmış demek ki:) Bu durumda sonrası için diyebiliriz:)