Keşke bu kitabı ben yazsaydım

“Var mıdır aklınızda, böyle yazsaydım-yazabilseydim -kaba tabir ile keşşşke benim olsa :grin: - dediğiniz kitaplar?” :roll_eyes:

Kral Katili Güncesi elbette, okurlar bu kadar uzun süre beklemek zorunda kalmazlardı :grimacing:

2 Likes

Buz ve Ateşin Şarkısı serisini ben yazmak isterdim…

2 Likes

50 yıl önce doğsaydım Tutunamayanlar’ı yazabilirdim. Oğuz Atay ile kafa yapım çok benziyor. Benim yazmaya değer görmediğim her şeyden sanat yapabiliyor.

Kaos Yürüyüşü Serisi, okuduğum başka hiçbir eseri yazmış olmayı bu kadar çok istemedim.

karantina
içimizdeki müzik

Ursula K.Le Guin’in ‘‘Yerdeniz Öyküleri’’ dersem müthiş bir iddiada bulunmuş olurum. Ben bi Ursula olamazdım biliyorum ama çok iyi çevirmen olmak isterdim doğrusu. Yazarın elinden ilk tutan ben olmak… İşte bu.

Her ne kadar bir güruh tarafından siyasi olarak kullanılsa ve bu durumu sevmiyor olsam da Nihal Atsız’ın ruh adamını yazmış olmak isterdim. Hikayeyi degilse bile geri dönen mektubu. Siirleri cok sevsem de o şiirin yazıldığı bir aşkı çok nadir görüyorum şiirlerde.

1 Like

Vadideki Zambak olurdu kesinlikle.

Açık konuşayım. Bana bunu dedirtebilmiş tek eser Zaman Çarkı serisi.

Edebi boyutu umrumda değil, özgünlük ve kurgu olarak benzer seviyede bir kitap bilmiyorum.

1 Like

Sanırım, bana 'Tabii ya! Çok doğru." dedirtecek kadar nokta atışlı tespitleri olan, aynı zamanda bunu “Aklıma niye gelmedi?” basitliğinde hikâyeleştirebilmiş her kitap. Eh, kitaplarında bu ikisini yan yana getirebilenler iyi yazarlar oluyor zaten.

Sıra örnek vermeye gelinceyse aklıma ilk gelen isimler genç yetişkin romanları: Canavarın Çağrısı, Duruma Göre Bazen Kızılderiliyim, Zaman Hırsızı, Dünya Büyülü Bir Yer.

1 Like