Kırmızı Kedi Yayınları Klasikler Serisi

Daha önce paylaşıldıysa kusuruma bakmayın.

1 Beğeni
1 Beğeni

Yeni klasikleri.

Ekran görüntüsü 2025-03-14 160028

2 Beğeni


Türk düşmanı olduklarını yeni fark ettim. Bunu bilsem almazdım ama aldıktan sonra yakmayacağız tabi ki.

1 Beğeni

“Türk düşmanı Kırmızı Kedi” ile başlayıp “Türk düşmanı Atatürk” 'e kadar varacak bu Türkiyeli ifadesi.

Mustafa Kemal Paşa, 2 Mart 1922 tarihinde Afganistan’ın
bağımsızlığının dördüncü yılı nedeniyle Ankara’da elçilik binasında verilen şölende de “Biz Türkiyeliler Asyai bir milletiz, Asyai bir devletiz.” diyerek
(Borak, 1998: 140)

Genç arkadaşlara şu kitabı önereyim: Atatürk Türkiyesinin liselerinde okutulan Tarih ders kitabı bunlar.

2 Beğeni

19 Mayıs’ı kutladıkları ve Türk sözcüğünü başka kitaplarda kullandıkları için boykotu sonlandırdım.

1 Beğeni

Hocam resmi yayınlara girmemiş cumhuriyet öncesi kaynağı muallak bir ifade ayriyeten Atatürk’ün resmi yazımlarında Türkiyeli ifadesini kullandığını hatırlamıyorum. O dönem anayasa için önerge veriliyor Türkiyeli için oy çokluğuyla reddediliyor. Türk olarak kullanıma devam ediyor.

Bende şu kitabı önereyim 10 numara kitaptır. 73’tü sanırım ilk baskı yeni baskı yapılıp revizyondan geçse güzel olurda gayet yeterlidir.

Hatırlamıyor olabilirsiniz elbette ama ATABE cilt 12 sayfa 297 ve asıl kaynak ise : *Hâkimiyeti Milliye, 5 Mart 1922, Numara: 447, s.1-2.

Biz Türkiyalılar Asyai bir milletiz, Asyai bir devletiz. Dolayısıyla, bizim samimi kütlemizde…

ATABE’den metni okudum başka Türkiyeli dediğinin örneği var mıdır Ata’nın? Resmi yayından kastım kendi kaleminden ya da erkanın resmi evrakından çıkması idi iyi ifade etmemişim.

Hadi 2-3 kere belki daha çok defa söylemlerinde dese binlerce “Türk” ifadesinin de saymayıp diyelim ki sadece bu sebepten ‘Türkiyeli’yi’ kabul etsek bugün getirisi götürüsünün yanında saç teli gibi kalır. Atattürk’ün temel idaellerine aykırı bir durum zaten istese ki yaptırma gücü de vardır: “Ne Mutlu Türkiyeliyim(!)” derdi.

O dönem cumhuriyet yeni kurulduğunda eski Osmanlı tebaasına Türk müsün deyince o da nesi ben Müslümanım dedikleri bir dönemdi.

Demiştir dememiştir tartışmasında bir sonuca vardık diye düşünmüştüm ama varamamışız.

Neyse önemli değil, kaynaklar orada.

Ama esas olarak siz, ilk söylediğimi doğru anlamıyorsunuz, diyorum ki bir ifadeden yola çııkınca varılacak yer burası.

Ben demedi yazmadım ama benim önceliğim alıntıda belirttiğim

dedi tamam da niye Türk düşmanı oluyor neden oraya varıyor bunu durduracak milyon sebep var. Asım Aslan’ın kitabı bundan da bahsediyor.

Atatürk liberaldi, sosyalistti, kapitalistti, dindardı, dinsizdi, kurtarıcıydı, haindi vs vs sözlerden makaslayarak profil çizmek ne kadar doğru zaten adamı tanıyoruz yaptıkları ortada. Denize bozuk para atsak deniz denizliğinden ne kaybeder ona artık bozuk para atılmış deniz mi diyeceğiz?

1 Beğeni

Atatürk’ün “Türkiyeli” ifadesini kullanması, bu ifadenin doğru olduğu anlamına mı geliyor?

1 Beğeni

Bu ifadenin doğru ya da yanlış olduğuna dair bir şey mi söylüyorum. Bu kadar basit bir cümlenin anlaşılmıyor olması garip.

Belki sizin ve @Matelot 'un bu kelime - kavram ile ilgili tartışasınız var ama tartışacağınız kişi ben değilim.

Elime vileda sopası alıp, Türk ve Türkiyeli ifadelerini tartışmıyorum.

Ben diyorum ki;

Yani bütünü yok sayarak bir ifadeden yola çıkarak birini, bir şeyi falan filanı yargılamanın varacağı nokta “Atatürk bile Türk düşmanı” demeye vardırır.

Bunda anlaşılmayacak, bağlamıından koparılıp Türk - Türkiyeli tartışması, konuşması yapılıyormuş sonucuna nasıl ıulaşıldığını da ben anlamıyorum.

1 Beğeni

Haklısınız; yayınevini, bir defa bu kelimeyi kullandığı için “Türk düşmanı” diye yaftalamanın yanlışlığına dikkat çekmişsiniz. Ben yanlış anlamışım, kusura bakmayın.

Asıl enteresan vaka bu olsa gerek:

Hâlâ bu saçmalara inanan varmış demek ki. Osmanlı döneminde yaşayıp ölmüş Evliya Çelebi’den tutun yüzlerce, binlerce yazar Türk kelimesini kullanıyor, kendisini Türk diye tarif ediyor ama beyefendi bunları okumaya hiç gerek görmeden keskin idrâkiyle bütün olayı kavrayıp bir cümlede özetlemiş. Herhalde Osmanlı’da halka “etrâk-i bî-idrak” de deniyordur, konuştukları dile de Osmanlıca diyorlardır. Ha bir de Osmanlıca = Arapça + Farsça + azıcık bir miktar Türkçe’den oluşuyordur. Tebrikler, ne diyelim…

2 Beğeni

Saçmalık dediğiniz şey okuduğum subay, öğretmen anılarından aklımda kalanlar. Türk deyince garipseyen köylüler varmış o dönem ben ne yapayım. Genellemem hata olmuş.

Elime kılıç kalkan alıp televizyon dizilerini izlediğimi ima etmediğiniz kalmış, pes.

Geceleri alkollüyken ne kadar algıladıysam o kadar ilerlemiş ve yine içmekteyim. :weary: :weary: Suçu alkole atmak değilde art niyetle düşündüğünüze kabulle davranmışım. Kendine solcu diyenlerin bitmeyen cumhuriyetle hesaplaşma delişmenliği, Ata’yı çarmıha germe istekleri… Size de o kabulle yaklaşmışım demek ki. Sabaha düzenlerim yine çorba oldu.

1 Beğeni

Bilâkis kuru bir Osmanlı düşmanlığı yaptığınızı söylüyor; devletin Türk halkını aşağıladığı, halkın konuştuğu dile Türkçe değil Osmanlıca dendiği vs. tarzında komik laflara inananlardan olduğunuzu ima ediyorum. Osmanlı, Türkçe’yi ilk defa resmî yazışmalarda kullanan ve bilim dili haline getiren, böylece küçük bir mahallî dil haline gelip yok olmaktan kurtarmakla kalmayıp bir imparatorluk diline dönüştüren, en zengin dönemini yaşatan, en çok eksikliğini çektiği soyut ifade imkânının doruğuna ulaştıran devlettir. Böyle basit laflara takılı kalmaya, Osmanlı ile alakalı olumlu bir şey söylemenin Atatürk’e minnet beslemeye ters düşeceğini zannedecek kadar marazî hassasiyetlere bürünmeye gerek yok.

1 Beğeni

Son dönemlerinde resmen aşağılıyor.

Şu ikisi dışındaki düşüncelerimiz ortakmışta neden bir cümleden niyet okuyup duruyorsunuz? Kafanızda benim hakkımda nasıl bir imge oluştu? Benim @alper e yaptığımı siz bana yapıyorsunuz. Osmanlı bad bad very bad, Cumhuriyet good good very good.

Varsa kitap önerisine hayır demem.

2 Beğeni

Nasıl aşağılıyormuş acaba, delili belgesi nerede?

Birincisine katılmıyorum demek, “Suyun 100 derecede kaynadığını düşünmüyorum.” demek gibi. Çünkü devletin ilk dönemlerinden son dönemlerine bütün vesikalar, arşiv belgeleri Türkçe. Bu bir yorum meselesi değil, somut bir gerçek. Ondan önceki beyliklerin de Selçuklu’nun da resmî yazışmaları, o devirde o coğrafyanın lingua francası olan Farsça ile yapılıyordu. İlk defa Osmanlı’da Türkçe devlet tarafından kullanılır oldu.

1 Beğeni

Mütareke İstanbul’u döneminden bahsediyorum. Siz karışmayın, ne anlarsınız bu arada silahlarınızı getirin sesinizi kesin tutumundan bahsediyorum. Misal Hakkı Sunata’nın kitabını en son okumuştum.

Benim için su 100 derecede kaynamıyor, bulunduğum rakım ve yükseklikte. Suyun kaynamasına itiraz yok yine niyet okudunuz. Resmi yazışmada kullanılması dili yok olmaktan kurtardığı anlamına mı gelir tam emin değilim.

Daha öncede yazdım önerebileceğiniz derli toplu kaynak varsa önerin konu bütünlüğünü yakalayayım yoksa tartışmaya devam etmeyeceğim. İyi forumlar.

1 Beğeni

Evet ben de “deniz seviyesinde” diye eklesem mi diye düşünmüş, ama zaten maksadım yeterince açık olduğu için gerek görmemiştim. Halbuki bu maksat bile anlaşılmamış, açık ararcasına gereksiz bir cevap verilmiş. Diyorum ki, orada söylediğim şey alanının duayen tarihçilerini az çok okumuş kişiler için bir fizik kanunu kadar açık. Böyle bir kaynak tavsiyesi istiyorsunuz, buyurun İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Halil İnalcık, Feridun Emecen, Abdülkadir Özcan, İsmail Hami Danişment gibi tarihçilerin bütün eserlerini okuyabilirsiniz. Daha spesifik bir konu üzerine soruyorsanız belirtebilirsiniz, söylerim

2 Beğeni