Kitaplar ve Boş Zaman


#1

Bir tarafta kitap okumanın tamamen zaman kaybı olduğunu savunan bir kitle var, bir tarafta kitap raflarının sadece kişisel gelişim kısmında dolananlar var.Herkes her şeyi sevmeyebilir, buna saygım sonsuz.

Siz kitapseverler olarak bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendinize ayırdığınız vakitlerin büyük bir kısmını kitaplarınızla baş başa geçirmek ne kadar doğru, ne kadar yanlış?


(Turgay) #2

Benim yaşadığım sıkıntıyı yaşayan var mı bilmiyorum. Genelde kitap harici herhangi birşey ile ilgilenirsem kimse benim dikkatimi dağıtmaz. Ama ne zaman ki elime bir kitap alıyorum. Bu sefer herkes benimle bir iletişim halinde olmaya çalılıyor. İlginç bir durum. :expressionless:


#3

Özellikle ilgileniyormuş gibi yapanların soruları can sıkıcı olabiliyor :confused:


(Emre ) #4

Bütün kitaplar kişisel gelişimin bir parçasıdır zaten. ‘Kişisel Gelişim’ diye satılan kitapların da iyisi var kötüsü var bunu ayırt etmek gerek. Okuyucuya düşüyor yine. Hayat kendi seçimlerimizden ibaret.


#5

‘‘Boş zamanlarınızı kitap okuyarak geçirmeyin, zaman öldürmek için kitap okumayın. Kitap okumak ciddi bir iştir.’’ diye okumuştum bir yerde. Doğru demiş.


(Deniz) #6

Kitap okumadığım her günü boş geçmiş sayıyorum. Elimden gelse kendimi ikiye ayırır, bir tarafım rutin işlerle uğraşırken diğer tarafım sürekli kitap okusun isterdim. Bazı kitapları bitiremediğim zamanlar rahat uyuyamıyorum. İlla bitiricem o kitabı. Keşke bir gün 24 saat değil de 36 saat olsaydı 12 saat kesintisiz kitap okurdum. Hayatımda biri yokken çok rahat kitap okuyup aktivite yapıyordum şimdi yapamıyorum keza sürekli eleştiriyor ona vakit ayırmıyorum diye. Kitap oku diyorum canım sıkılıyor diyor. Siz siz olun hayatınıza birini sokmayın.


#7

Kitap okumak seni mutlu ediyorsa bu yeterli degil midir? İnsanın şu hayatta mutlu olabildigi neler var zaten.
Zaman kaybı diyen insanlar ne başarılarıda varda, sana tavsiye veriyor?
Örnek veriyorum bana görede maç boş zaman yada bir başkasına göre basketbol vb.
Sen yaptığın şeyden mutlu oluyorsan etrafa çokda takilmamak lazım.


(Hiçliğin bekçisi…) #8

Kendime kalan boş vakitlerimde atıma atlayıp diyar diyar gezmişim, yaşlı bir bilgeden öyküler dinlemişim, büyücülerle birlikte içimde korkum ve kuşkularımla tehlikeli bir serüvene çıkmışım, bir adaya düşmüşüm, uzayda gezinmişim, ölümsüz olmuş ölmüşüm, denize açılmışım, boğulmuşum, yeniden doğmuşum kime ne? Ben bu “boş zaman” denilen şeyde yüzlerce badire atlatmış, kendimi tanımış, ağlamışım, gülmüşüm, kızmış ve sakinleşmişim, gezmiş, görmüşüm.

Peki bana bu soruyu soran ne yapmış kendine ait boş zamanlarında? Tv mi izlemiş, bilgisayarda mı takılmış, telefonda mı gezinmiş, ne yapmış? O hayatı yaşamış da ben kaçırmış mıyım?

Okumak; bir insanın gelişmesini, kendisini ve çevresini tanımasını, insanları anlayabilmesini ve hatalarını görmesini, sorgulamasını, araştırmasını, seyretmesini, gitmesini, gelmesini, bilmesini sağlar. Bundan daha faydalı bir şey gördünüz mü siz? Boş vakitlerimde bön bön bakınacağıma okumayı yeğlerim.

Okumaya boş iş olarak bakan kimselere diyecek sözlerim yukarıdadır.


(Pelin ) #9

Ben biraz daha farklı bir açıdan cevaplamak istiyorum bu soruyu. Ben de çoğu arkadaş gibi sadece boş vakit de değil, her vaktinde kitap okuyan, okumaya çalışan biriyim. Çocukluktan beri böyleydi. Geçirdiğim her boş anı çöp sayardım, “Şimdiye iki sayfa daha okumuştum” derdim hep.

Fakat şimdi fark ediyorum da, her an kitap okuyayım derken arada çok kötü kitaplar da okumuşum. Bahsettiğim kişisel gelişim ya da wattpad tarzı kitaplar değil, baya baya modern klasiklerden sayılan ve pek çok insanın beğendiği, ama benim okuduktan sonra “Okumasaydım da olurmuş” hatta “Keşke okumasaydım” dediğim türden kitaplar. Yani kitap okumamayı vakit kaybı sayarken, okuduklarımın sayısı arttıkça bazı kitapları okumayı vakit kaybından saymaya başladım.

Bu sorunu çözmek kolay değil, çünkü bazen de tam tersi oluyor ve hakkında hem iyi hem kötü yorum olanları çok beğeniyorum okuyunca.

Yani kısacası eğer her önünüze geleni ya da tavsiye edileni okuyorsanız, bazen okumak da vakit kaybı oluyor. Nitelikli olanı bulmak ve az da olsa böyle kitapları okumak önemli.


(Emre ) #10

Boş zamanlarımızı sadece kitapla doldurmamak lazım. Koşmak, gezmek, sevmek, yazılım öğrenmek(artık neyle ilgileniyorsanız) gibi aktivitelerde eklemek lazım. Zaten bu devirde tek kazanabilen insan zamanını yönetebilen insandır. Okuduğunu anlamak da forumda en çok konuşulan şeylerden birisi. Ne zaman çok kitap okumak veya kitap ve boş zaman konusu açılsa aklıma Zweig’in Buch Mendel hikayesi gelir.

Zaten sanmıyorum biyolojik veya kimyasal olarak tek bir şeye odağı tamamen çevirmek sürdürülebilir bir eylem mi.


(Hiçliğin bekçisi…) #11

Bir kitabı veya türü okumadan deneyimlemeden onun iyi ya da kötü olduğunu bilemeyiz. Deneyimlememiz gerekir. Hayatta da keşke yapmasaydık dediğimiz şeyler var. Bunları yapmadan doğruyu bulmak çoğunca zor oluyor. Her kitabın insana bir şeyler kattığına inanırım. Kötü bir kitaptan neyin yapılmaması gerektiğini ögreniriz. Herkesin beğendiği çok kitabı beğenmediğim olmuştur. Bu deneyimler sonucunda seçici olmayı öğreniyor insan. Her önümüze çıkanı sorgusuz sualsiz okumak, okumak için okumaktır. Nitelikli kitaplar kişiden kişiye değişebilir diye düşünüyorum. Bana göre nitelik sahibi olan benim yaşantıma ve hayata bakış açıma göre değişecektir. Toplumun nitelikli diye belirttiği birçok kitap ise bana niteliksiz gelebilir. Ortak paydada birleştirmek zor olabilir. Özellikle bizim toplumumuzda bu biraz zor.

Bir yazarı sevdiğinde taşa üç kelime karalasa ayılıp bayılarak okuyacak binlerce insan var. Falanca filanca mükemmel bir yazar diye düşünen bir insan artık yanlı bir bakış açısına sahiptir. Her insan nasıl hata yaparsa her yazar da her kitabında harika olamaz. Bunu bizim toplum pek anlamıyor. Tabi burada yine kime göre hangi kitabı kötü? Benim hayat tarzıma ve görüşlerime uymayan bir kitap, başkasının hayatının bel kemiği olabilir.

Bazı kitapların veya yazarların çeşitli siyasi ve politik görüşleri yüzünden bir yerlere geldiğini düşünürsek toplumun bu kimseler için “nitelikli” olarak bize uyguladığı baskıdan nasıl kendimizi sıyırırız? Araştırarak, okuyarak ve bundan önceki deneyimlerimize dayanarak sıyrılırız. Yoksa birtakım yandaş kitlelerin bilinçaltımızı kontrol etmesine izin vermiş oluruz.


(Hiçliğin bekçisi…) #12

Sanmıyorum ki herkes boş zamanlarını sadece kitap okumaya ayırsın. Mutlaka sevdiğimiz ve yapmaktan hoşlandığımız bir sürü hobimiz vardır. Zaman zaman bunları araştırıyor, öğreniyor, geziyor ve izliyoruz.

Sabah kitapla uyanıp akşam kitapla uyuyarak bütün ömrünü geçiremez kimse. Hayat akıyor. Yapılması gereken bir sürü eylem var. Her gün aynı şeyi yapmak da bir monotonluk ve bunalım getirir. Doğada yürümeyi seviyorum. Kitap okumayı da seviyorum. O zaman doğada biraz yürüdükten zihnimi, bedenimi dinçleştirdikten sonra bir köşede kuşların şakıması ve yaprakların hışırtısı altında biraz kitap okumak benim için en güzel şeylerden birisi. Ya da yanıma bir defter alıp çevreyi karalamak diğer en güzel şeylerden. Mutlaka birden fazla şey bizim kendimize ait o kıt zamanları dolduruyordur. Bizi mutlu eden neyse onu yapıyoruzdur.