Antimemetik Diye Bir Birim Yok - QNTM
Çevirmen: Umut Parlak
İlk baskı, Haziran 2026
Sayfa 79:
“Kendim gibi düşünen insanları işe alıyorum ben.”
Özgün metin:
“I hire people who don’t think the way I think.”
Sayfa 91:
“Benden başkası yok Marie,” diyor Andy.
Özgün metin:
“It’s just me, Marie,” he answers.
Burada “he” zamiri Andy diye birine gönderme yapmıyor. O kişinin kim olduğunu sonra öğreniyoruz.
Burada Türkçeye aktarması zor bir sözcük şakası var. Çeviride ister istemez yok oluyor:
Sayfa 98:
“Bu yaratık tarafından parmağa döndürülmekten,” diye devam ediyor Quinn, kendini tutamadığını fark ederek, “daha kötü akıbetler de olsa gerek. Tabii pek fazla değil.”
Özgün metin:
“There are worse fates, I guess,” Quinn goes on, finding himself unable to stop talking, “than being digitised by that thing, but not all that many.”
Sayfa 102:
“Az önce nasıl tarif etmiştin?” diye soruyor Sheridan ansızın.
“Hım?”
Funç. “Dalıp gitme. Yaratık koridorda üzerimize gelirken… ‘Parmağa dönmek’ mi demiştin?”
“… Ah.” Quinn sarsılıp kendine gelmiş gibi görünüyor. “Evet, Ah… Ama diğer anlamda-”
“Bizi yutup parmağa dönüştürecek anlamında. Şimdi anladım.”
Özgün metin:
“What was that word you used back there?” Sheridan asks, suddenly.
“Mmm?”
Whunch. “Don’t tune out. When the mass was coming down the hall. Did you say ‘digitised’?”
“… Um.” Quinn seems to change gear, and wake up. “Yeah. Uh, but, in the old sense of the word –”
“‘Digit’ meaning ‘finger,’ so ‘digitised’ meaning ‘turned into fingers.’ I just got it.”
Yukarıdaki italik konuşmalarda “digit” sözcüğünün iki farklı anlamına gönderme yapılıyor. Sheridan ilk seferde “dijitalleşme” olarak anladığı kelimenin “parmak” anlamında kullanıldığını ikinci konuşmada anlıyor.