Kitaplığınızdaki Okunmamış Kitaplar İçin Suçluluk Duymayı Bırakın


(Didem) #22

Sınavlara hazırlandığım bir dönemdi. Kendime kota koyarak hem okuyup mutlu oluyordum, hem de çalışmıyorum diye vicdan azabı olmuyordu. Ordan kalma bir alışkanlık bu. Boş zaman beklersek normal hayat içinde öyle bir durum olmayacağı konusunda hemfikirim. Hoşuma gitmeme kısmı ise…zorunluluk değil de bir noktada kitabın/filmin toparlanacağı ümidi ile oluyor sanırım. Çünkü ilk 50-70 sayfada inat edip sonra iyiki okumuşum dediğim çok kitap oldu.:blush: Okuma ritmim fazla olduğu için her şeyden bir miktar yeni şeyler kapma çabasıyla başladığımı bitiriyorum. Sanırım takıntılı bir okuyucuyum.:joy:


(Emrecan Şuşter) #23

Hayatın teknolojiyle beraber oldukça hızlanmasından kaynaklanıyor olsa gerek, insan zihni her şeyi hızlıca okuyup gözden geçirmenin derdinde. Okuyucular kitabı eline ilk aldığı andan itibaren ne zaman bitireceğini, nasıl bitireceğine odaklanıyor ve kitaplıkları bir anda eriştikleri sahte hıza karşılık kabarmaya başlıyor. Zira, okuyucu 500 sayfalık on tane kitabı alıyorsa bunu bir aya kalmadan bitireceğine inanıyor. Ancak, hem aslında üzerinde durup düşünmek gerektiren kitapları hızlıca geçmek hem de ağdalı bir dili olan kitapların bir sayfasını bir dakikada okuyabileceğine inanmak okuyucuyu oldukça yoruyor ve bu yüzden iki kitap okuduktan sonra arkasında kitap dağları birikmeye başlıyor. Tabii ki de bu bahsi geçen suçluluk duygusu da bu kitabı eline aldığınız andan itibaren bitirmeye odaklanmanıza nedne oluyor. Sonucunda iş kısır döngünün içerisinde yalnızca zorunda olduğu için okuyan insanlar oluyor.

Eğer maksadınız iyi bir okuyucu olmaksa önce keyif için okumak gerekiyor. En azından elinizdeki kitabın sayfalarını yazara küfredercesine hızlı hızlı çevirmeyin, bir paragrafı yazmak neredeyse saatler sürüyorsa eğer okumasına en azından biraz vakit harcayın.


(burakkny) #24

Benim gibi orta yaşlara geldiğiniz de okumaya daha çok zaman ayırma şansınız olabiliyor. Genç yaşlarda, beklenen hedefler, günlük sıkıntılar, okul telaşı gibi gençleri zorlayan faktörler elbette okuma zamanınızdan çalabiliyor. Üstelik gençlerin ilgisini çeken başka keyifli uğraşılar da var. Eskilerin okumaya daha çok zaman ayırabilmesi de bu yüzdendi.
İlgi alanlarınızı belirleyip o konuda okumayı kesinlikle arzu ettiğiniz kitapların listesini yaparak hedefler koyabilirsiniz.
Eski yıllarda hemen hemen tüm klasik eserleri bu şekilde okumuştum. Tabii ileriki yıllarda bu eserleri tekrar okuma fırsatı da buluyorum. Elinizdekini okudukça bir sonraki hedef kitaba yönelerek ritminizi bulabilirsiniz sanırım. Bu arada hesapta olmayan yeni kitaplar ve yazarlar da karşınıza çıkabiliyor ve program aksayabiliyor elbette…


#25

Kitaplığımda okunmamış kitap binde birdir. Kitapta tasarruf zam-anındayız; okuyacağım kadar kitap alıyorum. Aman okumasam da alayım dursun! nerdeee? :smiley: