Kitaplıklarımız


(Sepulnevro) #264

Kitaplığa genelde polisiye ve korku kitapları koyduğum için böyle bir kafa ayrıntısı güzel olur diye düşündüm. Boyamasını falan kendim yaptım, uzun zamandır orada :slight_smile: Kitaplığın tek süs eşyası sadece


(Can) #265

Bir an gerçek sandım polisi arayacaktım sonra dedim şimdiye çürürdü. :smiley: Şaka bir yana elinize sağlık çok güzel olmuş. Çok gerçekçi.


(Sadece Emre ) #266

Atatürk’e benzettim ben ama yukarı profilden öyle geldi sanırım.


(Sepulnevro) #267

@AeroKnight-sama
Bu boyasız hali

Bu da benim boya ile yaptığım

Genelde bu heykel kafaları giyim mağazaları kullanıyor :slight_smile:


(Behram) #268

Şimdilik idare eder. Ama çok yakında daha güzel bir kitaplıkla karşınızda olacağız :grin:


(Deepreader) #269



İkinci sıralar da dolup taşıyor ama yeni kitaplığa da yer yok. Kutulara giden kitaplar da beni üzüyor. Bir yandan da hepsini birden bağışlayıp hafifleme dürtüsü var. Ama o an içimde biri diyor ki “Hele bir dene yakarım buraları!”


(Hiçliğin bekçisi…) #270

Yani. :joy: Gece gece kalp krizi geçirecektim. :disappointed_relieved:

Yukarıda yer var. :star_struck: Tavana doğru! Derin bir nefes alıp bu fikrin uzaklaşmasını bekleyin.


(Deepreader) #271

Ay Allah sizi de çokça güldürsün​:joy::joy:
İlkokuldan bu yana dayımın kütüphanesinde başlayıp çeşitli kütüphanelerde devam eden bir okuma yolculuğum oldu. Kendi paramla kitap almaya üniversitede başladım. Bazen durup düşünüyorum işte kütüphanelerde mi devam etseydin diye.
Sonra diyorum ki belki bir çocuk da senin kütüphanende başlayacak yolculuğuna ve senin gibi şükredecek, kendisini bu evrene ışınlayan insana.
Tabii bir de soruyorum kendime; okuduğun kitapları izlemenin verdiği huzuru nasıl bırakacaksın?
Sonra geçiyor işte bağışlama isteği :smile:
Ve evet yukarıyı neden hiç düşünmediğimi bilmiyorum, güvenli gelmedi herhalde :thinking:
Tavsiye için teşekkür ederim :smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #272

:joy: Kaçak kat çıkmak gibisi yok. :joy: Biraz eğreti duruyor ama bu tamamen maddi imkan meselesi. (Aslına bakılırsa kitaba harcadığım parayla bir ay almasam güzel kitaplıklar alabilirim kendi adıma ama insan o noktada bir cimrileşiyor. “20 kitap mı yoksa tahta mı?” diye bakınca malum diyorum ki kendime “Ya kitaplık alınır.” Bu da garip tabii.)

Evlatlarınızı, yeğenlerinizi, kuzenlerinizi düşünün. :roll_eyes: Olmadı kendinizi düşünün.


(Deepreader) #273

Kendi evim olsa her yerlere koyacağım aslında ama annemin hiç tahammülü yok :no_mouth:
Biz yokken tozunu alması, misafir çocuklarından koruması zor olduğu için ona da hak veriyorum. Şimdilik buna da şükür :sweat_smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #274

Kendi eviniz de olur. Azıcık sabredin. :smiley: Yok, yine böyle çılgınca bir fikre kapılırsanız bana yazın. :smiley: Ben sizi aksine ikna ederim.:sweat_smile:


(Deepreader) #275

Bu desteğiniz beni duygulandırdı. Böyle kötü düşünceler yeniden geçerse aklımdan, kesinlikle büyülü sözleriniz bana yol gösterecek :smile:
Rıhtımın güven ve umut aşılayan denetmeni olduğunuz için teşekkürler :heart::smiling_face_with_three_hearts:


(Hiçliğin bekçisi…) #276

Asıl şu anlık fikrinizden döndüğünüz için ben teşekkür ederim. Bir an gerçekten kalp krizi geçiriyordum. Nabzım yükseldi, göz bebeklerim irileşti. Yapmayın böyle şeyler. :smiley:


(Tansel Diplikaya) #277

Aklını biraz da ben çeleyim :joy:
Benim kitaplıkta taşımaya başlayınca artık okuduğum kitapları elden çıkartmaya başladım, fazla şeyler acayip rahatsızlık veriyor bana nedense. Bir daha okumayacağım romanları özellikle elden çıkarıyorum. Çocuğumun olmaması ve yeğenimin de başka şehirde olması da sanırım biriktirme dürümü engelliyor.


(Busee) #278

Bu da benim mütevazı kitaplığım. Yıllardır babama “baba kitaplarımı koyacak yer yok nolur bana bir kitaplık yap” diye yalvarıyordum. Sonunda yaptı. :joy:


(Buyici) #279

Best sözlüğünü gördüm duygulandım. Bende de halen var. Zamanında ingilizce ağırlı süper liseler vardı. O zaman zorunlu aldırmışlardı. Hey gidi. :slight_smile:


(Busee) #280

Bana da hazırlıkta aldırmışlardı. Kullanmıyorum ama atmaya da kıyamıyorum. :slightly_smiling_face:


(Doğa Can Tırış) #281

Biraz dağınık ama.


(Deepreader) #282

Bu benim de sık sık yaptığım bir şeydi. İstanbul’dayken bir sahaf vardı çok gittiğim iki kitap verince bir tane yeni çıkmış kitap alabiliyordum. Bazen de okuyup zarar vermemek şartıyla (tabiiki gözümden bile iyi bakardım) aynı paraya iade alıyordu. Okul bitince gidemedim tabii. Küçük şehirlerde kitap değişimine hiç rastlamıyorum genelde eski kitapları ne kadar iyi olursa olsun üç beş liraya geri alabileceklerini söylüyorlar onu da ben veremiyorum.


(Deepreader) #283

Dün o kadar konuşunca kitaplığı bir karıştırdım kıyıda köşede neler var bakmak için. Bu kitabı görünce yine duygulandım. Hatırladığım kadarıyla okuduğum ilk bilimkurgu. Dayımdan yalvar yakar almıştım tekrar tekrar okuyabilmek için. 1988 basım, dağılan sayfalarını selobantlarla tutturmuşum. Şimdi kendime kızıyorum çünkü bantların yapışkanı erimiş bazı sayfaları birbirine yapıştırmış. :sweat: