Kıyamet Polisi Yeniden Raflara Geliyor [ÖN OKUMA]

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/haberler/edebiyat/kiyamet-polisi-1-ben-h-winters/



Bilimkurgu ve polisiye türlerini bir araya getiren Ben H. Winters imzalı Kıyamet Polisi serisinin ilk kitabı yeniden Türkçede. (DEVAMI…)

3 Likes

Kitabı okuyorum, hikaye ve anlatım çok akıcı. Kitabın bitmesine yaklaşık 50 sayfa kaldı.Ana hikaye için en başından dedektifin yanlış yöne baktığı düşüncesindeydim, neyse ki farkına varmaya başladı :slight_smile:

5 Likes

Çok merak ettiğim bir kitaptı fakat şimdiki zamanlı anlatımı sebebiyle okuyamayacağım. Bu huyum yüzünden nice kitaplar kaçırıyorum ama napalım :woman_shrugging: Bu kipten rahatsız olmayanlara derin bir saygı duymakla birlikte güzelim geçmiş zaman varken neden şimdiki zamanın tercih edildiğini hiçbir zaman anlayamayacağım sanırım.

2 Likes

Ben bu ayrıntıyı hiç düşünmemiştim, sizin yazdığınızı okurken aklıma geldi örneğin anlatıcı karakterin başına ne geleceğini bilmediğimiz durumlar için geçmiş zamanlı anlatım uygun olur mu?

1 Like

Seri olduğunun farkındasın değil mi? Muhtemelen yeni kitap çıktığında unutmuş olacaksın. Her kitap birbiriyle bağlantılıysa tabi :slight_smile:

1 Like

Evet seri olduğunu biliyorum, Kitabı bitirdim. Polisiye gizem çözülüyor, bilim kurgu gizem ise devam ediyor.

İkinci ve üçüncü kitaba kalan 2-3 soru var, uzun ara verilmiş olsa bile okunabilir, unutulacağını sanmıyorum. Örneğin asteroit nereye çarpacak? (Bu spoiler değil, İlk sayfadan itibaren, kitapla ilgili arka kapak, tanıtım, haber her yerde yazıyor) Devam kitaplarını ithaki geç basacak olsa bile - umarım öyle bir şey yapmazlar - bunu unutmayız.

1 Like

Bence tam da bu yüzden şimdiki zamanda sıkıntı var: Sanki anlatıcı o an yaşadıklarını bırakmış, dönmüş olayları adım adım bize anlatıyor gibi hissediyorum. Halbuki geçmiş zamanda (özellikle 1. tekil anlatımda) karakter her şeyi yaşamış ve bitirmiş, ondan sonra anlatmaya karar vermiş gibi oluyor ve bu da bana daha samimi ve gerçekçi geliyor.

1 Like

:slight_smile:

İtiraf ediyorum, ben de yanlış yöne bakmışım :slight_smile:

Kurgunun arka planında yaklaşmakta olan bir kıyamet hikayesi var. Diral dede’nin düdüğünü çalmasına 6 ay kalmış, siyasi, ekonomik ve toplumsal sistem çökmüş, birçok kurum, hatta güvenlik ve asayiş birimleri çalışmıyor. İnsanların çok büyük bir çoğunluğu ya intihar etmekte ya da ölmeden önce mutlaka yapılması gerektiğini düşündükleri bazı eylemler içerisindeler. Dinsel fanatiklik artmış vb vb…

Öncelikle şunu söyleyeyim, kitap seriden bağımsız okunabilir mi? Polisiye yönü seriden bağımsız okunabilir, Bilim kurgu gizem ise kitabın ilk sayfalarında olan sorulara 1-2 soru daha ekleyerek cevapları serinin diğer kitaplarına bırakıyor.

Bu karmaşanın ortasında tüm dünyanın 6 ay sonra öleceği gerçeğine işine daha çok yoğunlaşarak bu gerçeğin karşısında duyarsız kalmaya çalışan dedektiflik tecrübesi akademi, TV dizileri ve kitaplar dışında neredeyse hiç olmayan, dizilerden ve kitaplardan öğrendiklerini saha da uygulayarak sonuca ulaşmaya çalışan acemi dedektifimiz Palace var.

Dedektif Palace bir gece McDonald’s tuvaletinde intihar olduğu söylenen bir vakaya çağrılır ve hikayede burada başlar. Kurgunun ilerleyişi hakkında sürpriz bozan olmaması için bir şey yazmayacağım. Yaklaşık 250 sayfa olan kitabı hem polisiye hem bilim kurgu yönlerini merakla okudum. Kitabın sonuna doğru hikayeye dahil olan bazı yeni hikayeler devam kitapları için merak unsurunu artırıyor.