Küller Küllere


(Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/kuller-kullere/



Kapısı kim bilir kaç sene evvel böyle çalındı? “Nine, aç kapıyı? Aç çabuk!” İhtiyar kadın, yapadurduğu işi bırakıp, kunduralarını bile giymeden taş zeminli girişe kıvrak adımlarla koştu. Bir sebep hariç, torunu ne diye böyle feveran içinde çağırırdı ki? Tahta kapısını aralar aralamaz savrulan kar içeri hücum etti. “Ne oldu oğlum öğlen öğlen?” “Nine, kül içindeler.… (DEVAMI…)


(Selçuk Gökhan Kalkanoğlu) #2

Merhaba :slight_smile:
Bu ayki seçkide aradığım gerilim ve mitos tadını bu öyküde yakaladım. Gerek karakterlerin konuşmaları, gerek anlatımda kullanılan ‘’eski/unutulmuş/yerel’’ kelimeler, gerek tema ve canavar mekaniğiyle beni tatmin etmeye yetti.

Aslında öykü tam yerinde bitmiş. Daha fazla anlatacak şey yoktu. Gene de böyleli bir öyküye öyle aç kalmışım ki ‘’keşke kahvehane sekansı biraz daha uzatılsaydı, oradaki tartışma ve panikler daha derin işlenseydi de diyarı daha çok deneyimleyebilseydim’’ dedim.

Tebrik ederim. Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle…


(Enver Kubilay Yüksel) #3

Teşvik edici ve olumlu yorumlarınız için çok teşekkürler.

Kahvehanede olanları, karakterleri - siz değinince fark ettim - gerçekten daha derinlemesine işlemeliymişim.
Tekrar teşekkürler.


#4

Sevgili @EnverK

Çok keyifli bir öyküydü. Ancak hikayeyi biraz daha karartsan daha kasvetli yapabilsen -okuyucu kısmısı hep bir şeylere laf mı eder acaba :slight_smile: -başka bir seviyede olacakmış gibi geldi. Sanki, anadoluda söylenen ve kışın sobadan çıkan turuncu alevler ışığında daha da korktucu olan hikayelere benzediğini söylemeliyim.

Elinize ve düş gücünüze sağlık
Sevgiler
Dipsiz


(Enver Kubilay Yüksel) #5

Gercekten cok degerli yorumlar bunlar benim icin. Tesekkurler @Dipsiz. @Feroand’in da elestirdigi noktayla uyusuyor. Yazarken cok dikkat edemedigim bir detaydi (belki de detay olamayacak kadar onemli bir ana hat).

Okududugunuz , zaman ayirdiginiz icin tesekkurler.