Labirent

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/labirent-vuslat-sackesen/



Soluk mavi bir anaforun içinde, akışın tatlı senfonisindeki o hassas armoniyle yunmuş yıkanmıştı. Benliğinin tözünden geriye kalan bir avuç toz ise akışa kapılıp gitmişti çoktan. Renkli hayaller içerisindeydi. Hayallerin yarattığı o kekremsi tat damağından bir türlü silinip gitmiyordu. Adamın bir avuç aklı vardı, o da özgürlüğünü ilan etmişti. Uzayın belli belirsiz bir noktasında öylesine asılı… (DEVAMI…)

3 Beğeni

Öncelikle Seçki’ye hoşgeldiniz. Güzel bir mistik bilimkurgu öyküsü olmuş. Bilimkurgu’da fikir olarak tam da ilgilendiğim konuda yazmışsınız. Bu yüzden öykünüz kendini okuttu. Diliniz akıcı ve zengin. Aynı zamanda anlamlı beslenmelerle yazılan bir öykü olmuş. Aralardaki mistisizm güzel bir edebi üslup ile yazılmış. Birkaç farklı mekânda farklı karakterler ile geçmesi güzel. Fikirler çok güzel. Beğendim. :+1:

Yaptığım incelemeyi lütfen kendi bilişsel süzgecinizden geçirin. Bir okur olarak izlenimlerimi aktarmak istedim;

Özet

Bu öykünün sizi zorladığını hissettim. Bazı yerler çabuk geçilmişti, bazı yerlere gereğinden az yüklenilmişti. Bilerek mı kısa tuttunuz bilmiyorum ancak bu öykünün 5000 sınırını zorlaması lazımdı bence. Geniş bir konu, birden çok karakterle birlikte anlatılmış ama aceleye gelmiş izlenimi bırakıyor. Fikirlerin ve gidişatın potansiyeli çok yüksek ama bu kısalıkta tam anlaşılamıyor. Yerinizde olsam bu öyküyü bir kez daha, daha uzun yazardım. Diliniz bunu kaldıracak akıcılıkta. Bir okur olarak olayların içinde hissedemedim kendimi.

Karakterlerin bakış açılarından anlatılan bölümler başta sekteye uğramış. Deniz-Toprak-Deniz diye gidecekken başta iki Deniz bir Toprak olmuş. :sweat_smile: Bu benim Toprak’la olan iletişimimi zedeledi. Daha anlaşılabilir bir karakter olabilecekken geri plana düştü ve iskelet asimetrik oldu. (Benzer bir sıkıntıyı bu ayki öykümde ben de yaşadım.)

Karakter tahliline gelirsek, Deniz’in karakteri çok çabuk şekilleniyor. Motivasyonu hızlı değişti gibi geldi. Belli ki Hayyam’ın hapı felaket güçlü bir uyuşturucu ancak bunların hepsinin bir anda olması inandırıcılığı azaltan unsurlar oldu gözümde. Buna çözüm olarak, Deniz’in daha önceden süregelen bağımlılığı motivasyon alınsa ve yolculuğu o şekilde anlatılsa daha inandırıcı olurdu.

Deniz ve Toprak’ın anlamlı isim seçimleri hoşuma gitti ama beklentilerim havada kaldı. Eğer bir kez daha yazarsanız Deniz ve Toprak bir sahilde buluşabilir. Bir şekilde kavuşabilirler. Aklıma gelen bir düşünce sadece. :sweat_smile:

Öykünün sonuna geldiğimizde bütün bu birikim çok çabuk sonlanıyor. Benim içimde kaldı. Çünkü çok kısaydı ve sonu sanki bitsin diye bağlanmıştı. İnşa edilen şeyler çabuk çözüldü, yeterince tatmin etmedi.

Bazı aklıma takılan yerler;

Şöyle olabilir miydi? “Devasa, sekiz köşeli bir kasket” ya da “Sekiz köşeli, devasa bir kasket” Bu biraz öznel bir soru oldu. Ama alıntı yaptığım yer çeviri gibi görünüyor.

Bu ve üstteki cümle çeviri kokan iki cümle olmuş.

Aslında o uyuşturucu da bir nevi dünyevi zevk değil mi? Burada sanal bir anlam da kastedilmiş olabilir. Hayyam ile birleşmesinden bahsetmiyorum.

Ve son olarak öyküde en beğendiğim cümle ile bitireyim. Kaleminize sağlık. Potansiyel yüksek gördüğüm ve beğendiğim için detaylı bir inceleme yazdım. Umarım yardımcı olabilmişimdir. Görüşmek dileğiyle… :pray:

Öncelikle vaktinizi ayırıp detaylıca incelediğiniz için teşekkür ederim. Yazma serüvenine yeni başlamış biri olarak eleştiriler benim için çok önemli. Öykümü birkaç kez göz gezdirmeme rağmen fark etmediğim hataları bulmamı sağladınız. Çeviri gibi gözüken yerler hakkında kesinlikle haklısınız. Bu tarz kalıpları kullanmamaya çalışıyorum normalde ancak düzeltirken gözümden kaçmış. Denizin karakterinin çabuk şekillenmesi ise savaştan dolayı içine düştüğü boşluk ve uyuşturucunun fazla etkili olması ile alakalı. Bu boşluğa düşme durumunun askerler arasında yaygın olduğundan ve Deniz’in durumundan bahsetmemişim. Son olarak öykünün sonunun aceleci olduğu konusunda da haklısınız. Benim için öykü oldukça zorlayıcı bir tür ve henüz bu türün inceliklerine vakıf değilim. Bu nedenle sanırım okuyucuyu sıkmamaya çalışırken kendimi biraz kısıtladım. Yorumunuzu gözden geçirerek tekrar üzerine eğileceğim ve yazmaya devam edeceğim. Tekrar teşekkür ederim :relieved:

1 Beğeni

Okurken çok eğlendim, şaşırdım, soyutluğun somut formlara girebilişine bayıldım ve heyecanlandım. Seçkiye hoş geldiniz! Böylesi bir zihinden çıkacak yeni öyküleri okumak için sabırsızlanıyorum. Öncelikle kelime seçimlerinizi sevdim. Yunmuş yıkanmış kelime grubunu ve kekremsi kelimesini uzun zamandır duymamışım sanırım. Yeniden duymak iyi geldi. Hayyam dörtlükleri üzerinden kurulan bir bilim kurgu metni, konuşan pul pul balıkların (Kim bilir belki de balık denilen ama okuyanın istediği formda hayal edebileceği başka bir varlık) metnin ortasında Hayyam şiiri okuyup mesajlar vermesini çok sevdim. Savaş kavramının üzerinde artık daha fazla düşünmeyen ve savaşın her şeyin üzerinde ırk, din, dil değil de kazanan ve kaybeden mücadelesi olduğunu net ve yormayan bir dille anlatışınız, beki de yıllarca savaşıp neden savaştığından haberi olmayan askerlerin, yani görünmez umutların peşinde koşanların hastalığını düş kırıklığı diye isimlendirmeniz ince detaylardı. Deniz kızını herkesin kendi umudu olarak görmesini ise bugünümüze benzettim. Herkesin umudu ayrı ayrı formlarda algıladığını düşünürüz fakat belki de hepimizin umudu üst akıl tarafından aynı şeye mi bağlandı? Belki de hepimiz Hayyam’ın o emin olmadığı ve kimsenin görmediği dünyanın büyüsüne bağlı yaşıyoruz. Umarım pembe hap almak gibi durumlar bize uzak olur. Öykü için de öykünün yaptırdığı sorgulama ve beyin fırtınası için de ayrıca teşekkür ediyorum. Kaleminiz, ilhamınız daim olsun.

1 Beğeni

Güzel övgüleriniz için çok teşekkür ederim. Yazdığım metnin okunduğu, sevildiğini bir de üstüne düşündürdüğünü görmek hoş bir duygu.
Savaşın doğası hakkındaki düşüncelerimi ise Tao Te Ching’ten aldığım ilhama borçluyum, okumanızı tavsiye ederim.
Hayyamın dünyası bana göre modern yaşam tarzına karşın doğal olanı anlatıyor. Zira hepimiz hayat rutinin tantanasına kapılmışken durup küçük şeylerden zevk almayı unutuyoruz.
Güzel yorumunuz için tekrar teşekkür ederim, esen kalın.

1 Beğeni