Ben 16 yaşındaki bir veledin girdiği her ortamda wise-ass laf sokmasından sanırım biraz sıkılmış olabilirim.
Ama Kolej’den sonraki yerlerde toplardı, hakkını vereyim.
Bence bunu normal okusam çok daha fazla severdim. LitRPG binge-read arasına denk gelince aradığımı bulamadım. Yoksa seri bence genel anlamda iyi tasarlanmış. Ama çok da eksiği var düşününce.
Bu arada, Catherine ilk savaşını kazandıktan sonra Juniper pivot mivot bir şeyler dedi, hani şu Yalnız Kovboy’u saldı ya, hatta Catherine anlayınca çok sinirlendi. Ben o kısmı anlamadım, tam olarak ne oldu orada?
Benim okuma listesinde The Hundred Reings diye bir seri var. Tam olarak ne kadar fantastik bilmiyorum ama timeloop seriler de genelde katlanarak fantastik oranı artıyor.
Biliyorum abi, animesi de var. Düz, çok sığ bir seri. Loser MC güçleniyor, güzelleşiyor ve herkesi tokatlıyor. Webnovel üç formatın da uzun olanı haliyle, merak ediliyorsa animesi de iş görür. Ben Manhwasını güncele kadar okumuştum 5-6 yıl önce.
Stormwaver 2 -bir kere daha- bitti. Bu sefer uzattığı yerlere göz atıp geçtim, 3. kitabın bir kaç haftaya/aya çıkacağını umuyorum, ilginç bir noktada bitti ve artık 2. kitap boyunca biraz dağıttığı ana plotu toparlamasını istiyorum. Archonlar hakkında bilgi yok hala.
TLoWO’da 27. chaptera kadar geldim. William, Loth’u genel olarak keyifli buluyorum ama neden bıraktığımı ve dungeon/tower/hunting içeren serileri okumadığımı hatırladım. Canavar avlamak, level kasmak, eşya toparlamak ve diğer partyler ile sürekli açgözlülük üzerinden takışma döngüsünü sevmiyorum. Zaten herhangi bir canavar avlama olayı, eğer savaş değilse direkt eğlenceli gelmiyor bana. Yani tabii burada ana odak değil, asıl odak kule tırmanışı ama pek fark yok açıkçası.
The Legend of William Oh’u bitirdim. Biraz spoilerli olabilir, genelde buradaki PF/Litrpg tayfa olarak sorun etmiyoruz ama gene de blura alıyorum.
Ben genel olarak pek beğenmedim ama kötü olduğundan değil de bana hitap etmediğinden oldu.
Litrpg’nin olayı birazda kurallara oturtmak ama skill slotu, charge gibi mekanikleri pek sevmiyorum. Zaten yazarlar uydurdukları bu kuralları öyle esnetiyorlar ki çok kritik 1-2 an dışında önem arz ettiğini görmüyoruz. Bu mesela biraz şundan sinir ediyor, sanki bunu yaparak yazar kendini kısıtlamış gibi hissediyorum, dahası olabilecekken olmamış.
Birde bunun yanında eşyalar üzerinden güçlenme de hoşuma gitmiyor. 530 sayfa boyunca kayda değer bir eğitim/gelişim noktası yok. Hadi Loth’u biraz anlarım da William’daki ‘‘macera en iyi öğreticidir’’ kısmı bende pek klik etmiyor, ha bir yandan uzmanlığa benzer nokta da yok, bam güm bir karakter. Çok subjektif bir eleştiri yapıyorum tabii burada.
Birinci kitabın sonu biraz üzdü. Sonunda dramatik bir şey yok da seri tam açıldı, William partysini üç aşağı beş yukarı toparladı, biraz güçlendi ve ilk büyük işine atılacakken birinci kitap bitti. Tower climb serilerde sanırım biraz böyle. Vaat ettiği Kule içeriği sonradan görülüyor.
Travis’in ailesinin şehre gidince orada bir fren basıp, kulede neler oluyor göstermesini beklemiştim ama orada manasız bir sürü olay oldu, sıfır stake ile birde Lord kasası patlatıp iyice güçlenerek çıktılar.
Birazda güzel şeyler, MC ve yan karakterler keyifli. Yarım akıllı olsalar da özellikle Loth, William’la beraber çok uyuşuyor. Olaylı bir şeyler olmadığı anlarda akıyor. Birkaç chapter gözüküp kaybolanlar da biraz akılsız yazılmış ama onlarda görevini iyi yapıyor. William gibi karakterleri biraz ne yapacaklarını bilemedikleri için yalnız kurt yaparlar ama Jason sağ olsun çevresi dolduğu için tuhaflıkları arada gülümsetmedi değil.
2-3-4. kitaplar da beraber okunsa aslında iyi olurmuş. Yani William sonuç olarak birinci kitabın sonunda ‘‘lider olmayı yeni öğreniyorum’’ diyor.
Genelde direkt ikinci kitaba geçmezsem çok zor devam ediyorum serilere ama buna geri dönebilirim. Tower olayını ne kadar açacağını merak ediyorum.
Tower climb serilerden hep biraz Tower of God kadar dolu dolu bir içerik bekliyorum ama daha karşılayabilen görmedim. ToG’ta artık vasat geliyor okunmuyor ama Kule içeriği çok iyiydi.
Okuma sürelerim bir süredir düşükte kaldı. Haziran ayı biraz verimli geçti, bedelli askerliği yaparken birkaç kitap okuyabildim. O yüzden okumak listemi birazcık kendini okuyuculara kanıtlamış serilere çeviriyorum ki bunların çoğunu siz zaten okumuşsunuzdur. Hep bu alt türde de okumayınca da genel olarak bu gelişim fantezisi beraber okumalarınıza pek katılamayacak gibi duruyorum şu anlık. Bu türdeki bir sonraki okuyacağım kitap büyük ihtimalle Lord of the Mysteries olacak, bir değişiklik olmazsa. Ama ondan önce okumak istediğim başka şeyler var.
The Legend of William Oh’nun ilk kitabı (chapter 44 - %25) bitti. Kötü başladı açıkçası, çok yavan ilerledi ama yukarıda @Re_lar_Kvothe’nin de bahsettiği gibi sonradan açılmaya başladı. Hatta devam etmem derken merak da etmeye başladım. Ben de ileride buna dönerim ama şu an başka kitaba geçmek istiyorum.
William Oh’da charge işini sevmedim ben de ama bir nevi mana görevi görüyor sanırım. Skill’ler ve item’ların özellikleri de gereksiz karmaşık geldi bana, çoğunu anlamadım. Phantom Hand ise bence hayal kırıklığı oldu, farklı şeyler bekliyordum. Özellikle Buggy the Clown gibi vücudundan ayırması filan mah dedirtti bana.
Partinin toplanmasına sevindim, özellikle Alicia ilk günden beri merak ettiğim bir karakterdi hatta nedense başı kesik haldeyken bile partiye katılacağını biliyordum. Loth zaten ana karakter. Steve de bir şeyler katıyor hikayeye. Ama Travis’in partiye katılmasını gereksiz buldum. Jason ve Reggie ise sevdiğimiz karakterler.
Aslında %50’ye kadar gidesim var da, neyse artık. Tekrar döneriz buna senle. @Re_lar_Kvothe
%1 Lifesteal’a başladım, %40’a kadar geldim hala hiçbir şey olmadı. Herif daha fitness filan yapıyor. Bu kadar yavaş ilerleye bir LitRPG okumamıştım. Hikayeye en ufak katkısı olmayan ne kadar gereksiz şey varsa okuduk şu ana kadar. %60’a kadar sabrederim, böyle devam ederse çöpe yollarım. Sinirlendim akşam akşam.
Yani kitaba litrpg gözüyle bakarsan, Amazon pasajına aldanırsan hayalkırıklığına uğruyorsun. Alternatif bir scifi-fantastik, geleneksel kitaplar gibi yaklaşmak lazım sanırım.
Bir kere bu kitap LitRPG değil. Belki progression fantasy diyebiliriz ama onun da kötü bir örneği. İlk 300 sayfa zaten neredeyse hiçbir şey anlatmıyor. 300-500 arası fena değil. 500’den sonrası ise çöp. Bu kadar kitap okudum bu türde, kesinlikle devam etmeyeceğim ilk kitap bu oldu.