Masal Denemesi


#1

Merhaba, sevgili oğlum Uzak Deniz, kızım Mercan Mavi ve dünyanın tüm canım çocukları için Ömür annelerinden masal denemesi, naçizanee. Bu henüz ilk bölümü. Oğlum sevdi, uyumadı ama :slight_smile: olsun sevdi. Kızım daha çok küçük bakalım…
Resmi de Uzak çizdi…

(Kategoriyi yanlış seçmiş olabilirim :/)

Lori

Bölüm 1

Bir gün Mavi kuş Lori ağaç dallarının arasındaki küçük evinde çok sıkılmış ve ormanın derinliklerine doğru gezintiye çıkmıştı. Hava o gün gerçekten çok güzeldi. Lori şarkılar söyleyerek ormanda ilerlerken karşısına bir salyangoz çıktı. Lori Salyangoza doğru süzüldü ve;

  • Merhaba ben Lori, dedi.
    Salyangoz küçük pembe burnu üzerindeki minik yuvarlak çerçeveli gözlüğünün üstünden bakarak;
  • Merhaba Lori, ben de yaşlı Huro. Ne yapıyorsun bakalım buralarda?
  • Çok memnun oldum Huro. Hava çok güzel olduğu için gezintiye çıktım. Peki sen ne yapıyorsun?
  • Ne! Hava çok mu güzel? Yaklaşan fırtınadan haberin yok galiba?
  • Fırtına mı? Hey baksana gökyüzünde tek bulut bile yok.
    Yaşlı Huro sesi titreyerek;
  • Eveet haklısın tek bir bulut bile yok. Ama benim bu yaşlı ve bilge antenlerim sızlıyor. Bil ki benim antenlerim sızladığında yağmurun yere inmesine çok az kalmış demektir.

Lori şaşkın şaşkın önce yaşlı Huro’ya sonra da gökyüzüne baktı. Üzüntüyle Huro’nun yaşlılık nedeniyle yanıldığını düşündü. Tam Huroya bu havada yağmur yağmasının pek mümkün olmadığını anlatacaktı ki kocaman bir gök gürültüsüyle irkildi. Ve şaşkınlıkla çığlık atarak;

  • Hey! Huro bunu nasıl bildin? Dedi.
    Huro bir taraftan gözlüklerinin camlarını silerek;

  • Dedim ya yaşlı ve bilge antenlerim sızlıyor. Ve sevgili antenlerim hiç bir şekilde ıslanmaktan hoşlanmaz.
    Tam o sırada gök gürültüsünün sesi duyuldu;

  • Heeyyyy ormandakiler!!! Eğer ıslanmak istemiyorsanız çabuk evlerinize dönün çünkü yakında oradayım!
    Huro telaşla;

  • Hay bin kunduz! Evim çok uzakta, bu yaşlı halimle yağmura yakalanmadan oraya nasıl giderim? Eskiden olsa bir çırpıda giderdim.
    Lori;

  • Merak etme Huro, benim evim buraya çok yakın bana gideririz. Hadi.
    Huro;

  • Gerçekten mi! Çok iyisin Lori. Ben de sana eski salyangoz krallarının hikayelerinden anlatırım.
    Lori;

  • Hikaye dinlemeye bayılırım. Üstelik evimde sütte var.
    Huro;

  • Bugün gerçekten şanlı günümdeyim! Lori birşey merak ettim acaba sütün yanında birazcıkta kek var mıdır?
    Lori;

  • Tabiki!
    Bu sırada gök gürültüsünün sesi iyice yaklaşmıştı;

  • Heeeeyyy siz! Orada mısınız hala! Demek biraz yağmur istiyorsunuz!
    Lori telaşla;

  • Hayır hayır biz şimdi hızla gidiyoruz merak etme ve kesinlikle ıslanmak istemiyoruz.
    Gök gürültüsünün sesi:

  • O halde biraz acele etseniz çok iyi olur!
    Lori ve Huro telaşla Lorinin evine doğru yola koyulurlar. Tam Lori’nin evine ulaşmak üzereyken bir den Huro çığlıkla;

  • Hey dur Lori!
    Lori;

  • Ne oldu Huro? Acele etmeliyiz!
    Huro;

  • Gözlüğümü düşürdüm. Gözlüğüm olmadan ben hiç birşey göremem ki?
    Lori;

  • Nee? Bu karışıklıkta onu nasıl bulacağız?
    İkisi de birden ince bir ses duyarlar;

  • Bunu mu arıyorsunuz?
    Kıvırcık, darmadağınık saçlı bir sincabın elinde Huro’nun gözlüğü vardır. Huro;

  • Hey sen kimsin ve elindeki nedir. Göremiyorum çünkü gözlüklerimi kaybettim. Gözlüklerim olmadan asla göremem. Sincap;

  • Ben İzo! Buralardan geçiyordum sizin sesinizi duydum, sonra ayağım bu şeye takıldı.
    Lori sincaba doğru bakarak;

  • Evet evet! O Huro’nun gözlüğü. Onu hemen Huro’ya verebilir misin? İzo;

  • Eee şeey veririm tabi ama gök gürültüsünün sesini duymuşsunuzdur bir an önce sığınacak bir yer bulmam lazım. Sizinle gelebilir miyim?
    Huro;

  • Hey çabuk bana gözlüğümü ver!
    Lori;

  • Tabi gelebilirsin ama çabuk olmalıyız!
    Tam bu sırada gök gürültüsünün sesi tekrar duyuldu;

  • Anladım kimse eve girmek istemiyor! O zaman buyrun biraz serinleyin!!

Birden bire bardaktan boşalır gibi yağmur yağmaya başladı. Neyse ki o sırada Lori, Huro ve İzo Lori’nin ağaç dalları arasındaki evine girmişlerdi. İçeriden süt ve kek kokuları geliyor, aynı zamanda İzo’nun gitarı eşliğinde şarkı ve kahkaha sesleri yükseliyordu…


(Emre Can Doğan) #2

Uzak sözcüğünün ad olarak kullanıldığını ve dahası erkek adı olduğunu ilk defa duydum. Ama masalla ilgili bir şey sormam gerek, genelde çocuklar böyle düşünür, Huro bir salyangoz yani dolayısıyla evi sırtında. Neden ayrıdan bir evi var ki?


#3

Uzak Deniz aslında ama Uzak diyoruz. Burada kabuğu daha çok çanta gibi, ileri bölümlerde de öyle yaptık, arada kabuğuna dönüyor gizli bir harita çıkarıyor vs. Ama çok eski bir kabuk, hatta bir bölümde yaralı kabuğu iyileştirmek için bir iksir arıyorlar gibi…Ama ya bir dört duvar, ya bir ağaç kovuğu ya da yerin altında bir oyuk ihtiyacı duyuyor bizim masala göre Huro :slight_smile:

(Bir defasında Uzak, Huro’nun kabuğunun içine bizde girebilir miyiz diye sordu, giremeyiz dedim, o zaman onu dışarı davet etmek gerekti :slight_smile: )