Mavi Çocuklar


(Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/mavi-cocuklar-hatice-tuba-pacci/



Güne her zamanki gibi başladık. Bisikletlerle sahile kadar yarıştık, deniz üstünde taş sektirdik, sağdan soldan şiirler okuduk. Kanımız deli akıyordu tabii, hiç yorulmadık. Güneşi uyutana kadar gezdik, dolandık. Kepenkler kapanmadan da evlerimize dağıldık. Akşam yemeği, çay falan derken odama geçtim. Tavan izlemekle bitmedi. Baktım olmuyor, aldım başımı çıktım evden. Beylem’in yanına gittim. Camına taş attım.… (DEVAMI…)


(Pelin ) #2

Merhaba,

İlk paragrafı -ki aslında kendisi tek paragraf sayılabilir- okurken, yorumda şöyle yazmayı planlıyordum: “Bu, tam bir konuşma dili. Bir insan birine bir şey anlatırken ne derse, öyle yazmışsınız. Ben yazı dilinde bu kadar kısa ve basit cümleler görmek istemezdim.”

Ve sonra öğrendim ki, gerçekten de bir insan konuşuyormuş ve onun ağzından yazmışsınız. Ters köşe oldum, bunu da beğeniyle itiraf ediyorum.

Bence konuşma konuşma gibi, yazı da yazı gibi yazılmalı. Konuşurken betimleme yapan karakter de, yazılı kısmın konuşma gibi olması da yapay duruyor. Siz konuşan bir insanı başarıyla aksettirmişsiniz. Yalnız bu bir kitap olsaydı ve sadece karakter konuşuyor olsaydı, bir süre sonra okumak zorlaşırdı. Böyle kısa bir öykü olunca hoş durmuş.

Elinize sağlık.


(Hatice Tuba Pacci) #3

Merhabalar, öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim :). Fikirlerinizi dikkate alacağım.