Mesleğinizden Memnun Musunuz? Forum Üyelerinin Meslekleri ve Önerileri

Her ne kadar forum üyelerinin yaş ortalaması üniversite çağındaki insanlardan yüksek olsa da forumda gelecekteki mesleğini seçmekte kararsızlık yaşayan, mesleği yapan insanlardan fikir almak isteyen çok kişi vardır diye düşünüyorum. Bu yüzden böyle bir konu açmak istedim. Mesleğiniz hakkındaki deneyimlerinizi, mesleğinizin pozitif ve negatif yönlerini paylaşabilirseniz forumdaki genç üyeler için çok yaralı olacaktır diye düşünüyorum. Ben lise öğrencisi olduğum için bir yorumda bulunamayacağım, umarım konu herkes için yararlı olur.

8 Beğeni

Memnun değilim. 2. yılımda da yüksek puan ile (81 ve 85 öğretmenlik puanı) kontenjan azlığı ile atanamadım. Yakın zamanda şu anlık kadrosuz da olsa 6 aylığına belediyeye arşiv sorumlusu/tapucu olarak girdim. Bu iş bile mesleğimle alakalı değil ama ekmek parası ne yaparsınız.

Not: Öğretmenlik okuyan ve henüz okulun başlarında olan arkadaşlara tavsiyem; ya branşınızı değiştirin ya da okulu bırakıp sanayi olsun, esnaflık olsun başka mesleklere yönelin.

@Charybdis Bilişim Teknolojileri öğretmeniyim. Türkçe, Bilişim, Sosyal ve Okul Öncesi geçen yapılan alımda kıyıma uğrayan bölümlerden. Eğer alımlar böyle devam ederse sizin branş da 81 ve üzeri kapatır artık.

@azizhayri Siz öğretmen misiniz bilmiyorum ama öğretmenlik sanıldığı kadarıyla keyifli bir meslek değil. Velilerden tutun da size söz geçirmeye çalışan, okul puanı düşmesin diye bol keseden not verilen müdürlerden oluşan bir yere dönüştü. Hele okulda ücretli öğretmenseniz size ucube gibi bakılıyordu. Meslektaşlarınız geçici olduğunuz için sizinle konuşmaya bile tenezzül etmiyor, hademelerden bile düşük maaşlarda çalışıyordunuz. Böyle bir durumda nasıl karamsar olmayalım @azizhayri Hocam? Aldığımız para günü gününe bile yetmiyordu. Evden yemek için sandviç bile götürdüğüm oluyordu. Bakanlık olarak sen öğretmenlerine layığıyla bakmalısın ki onlar da işine konsantre olup gelecek nesilleri yetiştirmeli değil mi?

@narpal Artık görmese de olur hocam. Pandemi yüzünden ertelediğim yurt dışı dil veya yüksek lisans rotamı kısa sürede oluşturmayı düşünüyorum. İlk kısımda yetecek maddi imkanı bulunca gideceğim buralardan.

@narpal İnşallah.

@Buyicii Teşekkürler, gerekirse yardım isterim sizden. :slight_smile: Şu anlık öğrettikleri bilgiler ile devam ediyoruz bakalım. Geçici bir iş ama kalıcı olarak kalabilirim umarım.

12 Beğeni

Çok üzüldüm hocam. Peki branşınız neydi ? Ben de Türkçe Öğretmenliği okuyorum.

1 Beğeni

Sizi karamsar gördüm, öğretmenlik zordur, sabır ister, özveri ister, çaba ister ama inanın bir o kadarda keyiflidir.

1 Beğeni

@fatihcetin anladığım kadarıyla henüz atanamamış ki mesleğin keyfine varsın. Öğretmenler için çok üzülüyorum atanma süreci çok stresli, kimlerin atandığı da ortadayken bence öğretmen adaylarına denebilecek bir şey yok. Ellerinden geleni yapıyorlar ancak atananlar ve açıkta kalanlar ortada.

3 Beğeni

Avukatım ve Allah böyle mesleğin bin belasını versin (verdi de.)

6 Beğeni

Bu bölümü okuyanlar ne bekliyordu ne oldu. 2000 başlarında önü çok açıktı sonra giderek çok saçma nedenlerle gözden düştü. En son Twitter’da gördüm laf olsun diye alım yapılacak sayılara kadar düşmüş. Allah sabır versin hocam umarım gerekli değeri görür.

@fatihcetin inşallah dilediğiniz gibi olur.

4 Beğeni

İşte benim gibi bir kişi daha :grinning:

2 Beğeni

Mühendisim, Türkiye’de eğer torpilin, dayın, amcan yoksa karşılığını alamazsın ( Gerçi bu çoğu meslek için öyle galiba). Yıllarca çalıştıktan sonra karşılığını bir nebze olsa alıyorsun onun dışında başlangıçta ve devamında bir süre kölesin. Patronların genelde emek sömürüsü yaptığı bir çalışma piyasası vardır. Tabii ki kendi fırsatını yaratan, şanslı ve istisna insanlarda vardır. Ben sadece ülkenin geneline ve çevreme bakarak yorumladım. Özetle demek istediğim mühendis olacağım, üreteceğim , AR-GE, ilim, irfan diye heveslenip çıktığınız yolda kendinizi sahada, sanayilerde, saatlerce, haftasonuymuş, mesai saatiymiş dinlemeden ve sorumlusu dahi olmadığınız işleri yaparken bulabilirsiniz.

Sayısal zekan varsa okumak keyiflidir, yaratıcı bir meslektir, eğlenirsin.

6 Beğeni

Türkçe Öğretmeni aday adayıyım. :grimacing: Öğretmenim bile diyemiyorum. 2016 mezunuyum ve hala Kpss ile uğraşıyorum. Aslında güzel bir meslek işe başlaması zorlu bir süreç. Bu arada sınava az kaldı dananın kuyruğu iyi mi kopar kötü mü göreceğim. 5 yıl çalışan öğretmenler de ücretli kontenjanından atanıyorlar, bendeki şansızlık ücretli öğretmenlik bile yapamadım. Bu kadar mezun varken her ile üniveriste ve Eğitim Fakültelerini açanları tebrik ediyorum. Ben bu süreçleri yaşadım ve yaşıyorum umarım gelecek kuşaklar - çocuklarımız bunları yaşamazlar. Her şey bir gün güzel olsun artık. Şu milletteki şanstan istiyorum, ilk yılda atanan şansı. Artık ilk yılı da geçtik atanıyım artık. Samimi arkadaşlarım atandılar aynı branştanız, yıllardır uğraşıyorum, kendimi salak gibi hissediyorum. :woman_facepalming:t3:Ben mesleğimden memnunum fakat her yerdeki adaletsizlikten memnun değilim. “Dök içini rahatla” konusuna da çevirmiş olabilirim. :joy:

8 Beğeni

Henüz okuyorum ama asıl yapmak istediğim şeyin nasıl işlediğini şimdiden bildiğim için yapmak istemediğim şeylere yönelmeye çalışıyorum… Bahsettiğim şey hepimizin az çok bilgisi olduğu kitap çevirmenliği. Uzun zamandır kitap çevirisine ilgiliyim ama bu işi ana mesleğim olarak yapamayacağımı fark ettim.
Öncelikle serbest bir iş, editör gibi kadrolu değil. Neden kadrolu kitap çevirmenliği olmuyor hala anlamış olmasam da kime sorsam olmadığını söyledi. Sonuç olarak en başta sigorta yok. Gelir olarak sadece bu işi yaparsam karnımı doyurmam pek mümkün olmaz sanırım, yanlış hatırlamıyorsam bir kitap çevirmeninin Zoom yayınında ya da dersteyken 2000 baskı yapan 300 sayfalık bir kitabın çevirisinden %7 hesabıyla çevirmene düşen ücret hesaplanmıştı ve 4 bin küsur çıkmıştı. Böyle diyince çok hoş geliyor kulağa ama 300 sayfa yaklaşık 3 ayda çevriliyor, sadece bu işi yapınca 2 ayda bitirir belki desek bile bir aya düşen ücret yetersiz. 300 sayfanın 1 ayda kaliteli bir şekilde çevrileceğini de düşünmüyorum, her gün sekmeden 10 sayfa edebi çeviri yapmaktan iyi bir sonuç çıkacağını sanmıyorum, çevirmesem daha iyi. Tabii part-time olarak bu işi yapınca bu sefer de verilen özen azalıyor ister istemez, ya çeviri süresi uzuyor ya da çeviri yine mükemmel olamıyor sanırım. Bu iş sadece telifli sözleşme yapıp birden fazla baskı yapacak kitapları çevirince zamanla iyileşiyor. Bu noktaya gelene kadar da part-time olarak kalmak zorunda sanırım.
Kadrolu ve istediğim şeye en yakın iş olduğu için editörlük düşünüyorum en azından, bu işi yaparken bir yandan serbest çevirmenlik, kitap çevirmenliği yapmak ne kadar mümkün olur bilemiyorum. Genel olarak bilemiyorum ne olacak. :slightly_smiling_face:

12 Beğeni

Elektronik mühendisiyim. Almanya’da otomotiv elektroniği ve yazılımı geliştiren bir şirkette hardware tasarımı yapıyorum. Devre ve baskı devre kart tasarımı (PCB), simülasyon, dizayn edilen ürünün laboratuvarda debug edilmesi ve gerçek koşullardaki testleri mesleğimin günlük aşamaları.

Otomotiv sektöründe ürün geliştirmek sıkı kurallara (ISO/IEC standartları ve binlerce OEM standartı) tabi olduğu için ve 0 hata politikasının dayatılmasının sonucu olarak sorumluluk büyük olduğu için stresli olabiliyor. Üstüne de bir de OEM’lerin (VW, Daimler vs.) katı deadlineları binince mühendislerin ve şeflerin kafaları kesik tavuklar gibi etrafta koşturdukları da oluyor deadlinelar yaklaştıkça :slight_smile:

Stresine rağmen severek yapıyorum. Aylar boyunca kağıt ve bilgisayar üzerinde dizayn ettiğiniz bir ürünü elinizde tutmak ve laboratuvarda çalıştığını görmek (kural 1: hiçbir devre ilk seferde çalışmaz. Haftalarca debug edip hataları bulmaya ve gidermeye çalışırsınız), üstelik bu ürünün arabaya girecek olduğunu bilmek tatmin edici bir duygu.

Her elektronik sektörü farklı tabii. Endüstrisine, son kullanıcısına vesaireye göre çalışma koşulları, stres, kendini geliştirme imkanı ve maaş farklılık gösteriyor. Ben otomotiv öncesi 6 sene daha rahat bir elektronik sektöründe de çalıştım, orada her şey güllük gülistanlıktı. Ama orada öğrenebileceğim her şeyi öğrenmiştim.

13 Beğeni

Ben de makineciyim de almanyaya nasıl gittiğinizden bahsedebilir misiniz hocam :sweat_smile:

1 Beğeni

Yüksek lisansa gittim. Şimdiki koşulları farklı mıdır bilmiyorum, benim zamanımda bir başvuru dilekçesi, özgeçmiş, dil yeterlilik belgesi, mezuniyet belgesi falan istiyorlardı.

3 Beğeni

Elektrikle uğraşmak bana keyif veriyor. Ama çalıştığım firma bu keyfi minimuma indiriyor.

4 Beğeni

Yazılım sektöründeyim. Yapay zeka ile uğraşıyorum. Sistem ve veri tabanı gibi yazılımın farklı bileşenleriyle de ilgilendim.

Hobi ve hayal projesi olarak da kripto borsası için bot kodluyoruz bir arkadaşla.

9 Beğeni

Yüksek lisanstan sonra orada çalışma izni ve işe alınma süreci nasıl oluyor acaba biraz bilgi verebilir misiniz? Ben de hem Erasmus yapıp hem de doktora için aynı üniversiteye tekrar gitmeyi planlıyorum belki işe alınırım diye :grin:. Tıp okumayı düşünüyorum bu arada, o yüzden doktora için gideceğim yazdım.

3 Beğeni

Orada bir üniversiteden mezun olduysanız, ülkenin kendi vatandaşlarıyla eşit şartlarda işe başvurmanız ve işe alınmanız mümkün. Mezuniyetten sonraki 1 yılda iş başvurularınız için oturma izniniz uzatılıyor (tahammül). Ben henüz master tezimi yazarken işe başlamıştım, şanslıydım. Birçok arkadaşım gibi o bir senede iş bulma stresine girmedim. Ama benimle beraber mezun hemen herkes farklı şehirlerde de olsa güzel işler buldu. Almanya’da mühendis ve doktor açığı olduğu için memleketin çok da önemi yoktu.

Bir işe başladıktan sonra her iki yılda bir oturma izninizi yeniletmeniz gerekiyor. Çalıştığınız şirket evet bu arkadaş bizimle çalışmaya devam ediyor gibi bir belge çıkarıyor, bunu belediye binasında yabancı işlerine sunuyorsunuz. Bir iki aya yeni oturma belgenizi teslim alıyorsunuz. Alman hükümeti, müspet bilimlerde çalışan yabancı uyruklu vatandaşlara kolaylık olsun diye mavi kart da çıkartmıştı. Bunu sanırım her 5 yılda bir yeniletmek mecburiyetindesiniz.

8 yıldan sonra vatandaşlık alınabildiği için oturmak ve çalışma izni bürokrasisi sona eriyor.

Bu arada bu yazdıklarım 10 sene öncesi için böyleydi, şimdiki şartlar değilmiş olabilir. :slight_smile:

8 Beğeni

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler, doktor açığı umarım hala devam ediyordur :grin:.

Nüfus çok yaşlı olduğu için hükümet kara kara düşünüyor bu kadar pozisyonu nasıl dolduracağız ve bu kadar fazla sayıdaki emekliye nasıl bakacağız diye. Önümüzdeki yıllarda da değişmeyecek bir gerçek.

Size de başarılar diliyorum :slight_smile:

1 Beğeni