Ne yapıcam ne edicem gidecem başka çare yok azizim. Umarım orada denk geliriz ![]()
İlk dinleyişte epey hoşuma gitti umarım öyle kalır ![]()
Dahil olduğum cemiyettir. Since 1990 or 1991. Yani ilkokul 4’ten beri…
Ama ilk dinlediğim ve aşık olduğum metal şarkıyı 80’ler ortalarında, yani çıktığı zamanlarda rastladığım The Final Countdown olarak sayıyorum. Bu ağırlıkla rock kategorisine sokulsa da bence daha ziyade metal bir şarkı. Yani dinamikleri metale daha dahil kanımca.
80’ler sonlarında thrash ve death metal örnekleri de dinlemiştim. Benden birkaç yaş büyük bir kuzenimin bir dolap gözü dolusu bu türlerde çekme kasetleri vardı. “Böğüren” vokalleri olan grupları ilk bu vesileyle dinlediğimde “bunlar insan değil de canavar herhalde” dediğimi hatırlıyorum. Çocukluk işte…
1990’ların hemen başlarında da işte Metallica’nın Kill 'Em All’unun kasetini çekmişti abim bir arkadaşından. O gün bugün olmasa da bugündür metalciyim. Gerçi her zaman başka tarzlarda müzik dedinledim. Benden safkan metalci çıkarmaya çalışan pakette Cengiz Kurtoğlu bile bulabilir. Haha.
2000’lere kadar önüme çıkan her tür metal müzikten keyif alabiliyordum. 1999-2000’de üniversite okumak için Ankara’ya gittikten sonra ve o dönemki MP3 çılgınlığının sağladığı sınırsız keşif olanaklarıyla belli türlere meyletti gönlüm. En başta da progressive metal türüne…
Symphony X’in V: The New Mythology Suite albümüyle çıktığı sene yani 2000’de tanışmamla birlikte en sevdiğim metal alt türü bu olmuştur. Aslında 90’larda Dream Theater’ın Awake adlı albümünü almış ve severek dinlemekteydim ama tam manasıyla bir prog metalci olmam Symphony X’i keşfetmemle birlikte olmuştu.
Üniversitede, hatta aslında 2022 sonlarına kadar metal vokalistliği de yaptım. Yani official albümde söylemişliğim bile var.
Neyse… Prog metal en sevdiğim alt tür olsa da bu türü sonradan domine eden djent denen illetten iliklerime kadar nefret ederim. Bir de Tool, Leprous ve Mastodon gruplarını hiç sevmem. Zerre sevmem yani. Prog metalciler zaten “burnu havada” diye metal camiasında dışlanır, benim bir de bu bahsettiğim ve prog metale dahil gösterilen gruplara olan nefretim vasıtasıyla prog metalciler arasında bile burnu kalkık görülmem sorunsalı var.
Umurumda değil.
O değil de Symphony X’in yeni albümünü 12 senedir falan bekliyoruz biz hayranları. Cidden şaka gibi. 2015’ten beri albüm çıkarmadı adamlar. 2027’de çıkacak nihayet deniyor yeni albüm ama mevzubahis Symphony X ise ben bundan da kesinkes emin olamıyorum…
Ogün Sanlısoy, Murat İlkan ve Metin Türkcan; Pentagram’dan ayrılmış. Ama pek güzel ayrılmamışlar anladığım kadarıyla. Grubun eskisi gibi 5 kişi olarak yola devam etmesi iyi oldu. Vokal hariç Anatolia kadrosu geri dönmüş. Şahsen Demir Demirkan’ı Metin Türkcan’dan daha çok severim ve daha iyi gitaristtir zaten. Uzun zamandır kalabalık folklor ekibi gibiydiler.
Gereksiz kalabalık vardı. Enstrüman çeşitliliği olsa anlarım da 3 solistle iş mi yapılır!
Pentagram, artık oyun havalarını bırakmalı. ![]()
En fazla 1 sene turlamaları gerekirken çok uzattılar. Ogün ve Murat’a daha önce yol vermeleri gerekirdi. Sadece Metin Türkcan’ın ayrılmasına şaşırdım.
Chat Pile yeni albümü çıkmış, 2. defa dönüyorum şu an ve çok hoşuma gitti. Üst üste iki haftadır yılın metal albümü olmaya aday albümler çıkıyor bizler için güzel bir dönem ![]()