Mezar Hırsızı


(Murat Barış Sarı) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/mezar-hirsizi/



Macaristan’ın Környe köyünde 1614 yılının sonbaharında bir cenaze töreni vardı. Fakir bir ailenin dünyalar güzeli kızı Fanni, sadece üç gün önce kendini kötü hissettiğini söyleyerek tarladan ayrılmış, evine dönmüş, yatağına yatmış ve bir daha kalkamamıştı. Güzel kızın anne ve babası; yavruları ucuz bir tabutla toprağa indirilirken üzüntüden kendilerini kaybettikleri için, cenazeyi yaşlı gözlerle izleyen iki… (DEVAMI…)


(Tuğrul Sultanzade) #2

Tek kelimeyle muhteşemdi. O devirle alakalı detaylar, diyaloglar, yeniçerinin iç dünyası… Ve de hikayenin sonu. Açıktaki bir yaranın sızlayışı gibiydi adeta. Anlatımdaki ufak kopuklukları ve dilbilgisi hatalarını es geçersek mükemmel bir hikayeydi. Daha uzun olmasını, sürüp gitmesini istedim.


(Murat Barış Sarı) #3

Öncelikle ve özellikle sizden bu övgüyü duymak beni çok mutlu etti. Yazarken bayağı eğlenmiştim sonuca yansımasına sevindim.

Hatalar konusunda da sormayın, öyküyü okudum gönderdim, sonrasında can sıkıntısından bir kere daha okuduğumda 3-4 tane hata gördüm, “Nasıl olur ben bunu okumuştum…” oldum ama artık göndermiştim hikayeyi. Bundan sonra daha dikkatli okumaya çalışacağım.

Daha uzun olabilirdi, aslında ister istemez kendi çapında bir evreni de oluşmuş oldu ama bir sınır var ve ben onu sonuna kadar kullandım. Belki benzer bir konu olursa Hasan’a dönüş yapabilirim. Ben de sevdim karakteri.

Bu uzun hikayeyi sonuna kadar okuduğunuz ve bir de yorum yazdığınız için tekrar çok teşekkür ederim. Görüşmek üzere…


(Tuğrul Sultanzade) #4

Bu öykü övgüyü sonuna kadar hak ediyor, gerçekten ihtiyaç duyduğum bir anda gerçeklikten koparttı beni, daha çok yazmanız ve bir sonraki seçkide görüşmek dileğiyle


#5

Karakterler ve kurgu iyi düşünülmüş. Okurken kendimi o dünyada gibi hissettim. Karakterlerin tepkileri, kafa karışıklığı vs. başarılı aktarılmış. Mezar hırsızını da sevdim, farklı bir yanı vardı. Öykü genel olarak merak uyandırıcıydı. Diğer seçkilerde görüşmek üzere.


(Murat Barış Sarı) #6

Siz böyle söyleyince yazma şevki artıyor insanın, çok teşekkür ederim tekrar. Size de bir faydası olduysa ne mutlu bana…


(Murat Barış Sarı) #7

Beğenmenize çok sevindim. Uzun bir öyküydü okuyup yorum yazdığınız için teşekkür ederim. O dünyayı yazarken ben de çok keyif aldım. Bazen yazarken insan zorlandığını hissediyor. Bu sefer yazarken aktı olaylar, o açıdan bu duygunun okuyucuya da geçmesi beni çok mutlu etti. Diğer seçkilerde görüşmek üzere, iyi günler.


(Osman Eliuz) #8

Merhabalar.

Uzun öykünün uzunluğunu hissettirmemek; sanırım en zoru budur ama bu olduğunda gerisi pek mühim değildir. Yukarıdaki öykü bunun çok güzel bir örneği. Öykünün içindeydim sanki, zaten bu epik ortamı çok sevdiğimden öyküyü beğenmemem pek münkün değil. Bu denli ustaca aktarılmış oluşu da ayrıca memnun edici. Daha çok bilimkurguya yakın bir kalemiz var gibiydi ama yukarıdaki öyküden anladığım kadarıyla pek sınır biçmiyorsunuz kendinize. Öykünün tek kusuru birkaç kez eksik tekrar okuması yapılmış oluşu sanki.

Gulyabani gibi fantastik ögeler hiç hissettirmeden yedirilmiş öyküye; o dünyanın bir parçası gibi. Yeniçeri Hasan’ın öyküsünün sürmesi dileğiyle.

Ellerinize sağlık.


(Murat Barış Sarı) #9

Merhaba,
Öncelikle bu kadar uzun bir öyküyü okuyup yorum da yaptığınız için teşekkür ederim. Söyledikleriniz benim için çok değerli, beğenmenize çok sevindim.

Tarihle amatörce ilgileniyorum doğrusu, ama bu ilk tarihsel kurgumdu nasıl bir şey çıkacağından ben de emin değildim. Yazdıkça eğlendim ve yazdıkça Hasan’la gulyabani kendilerini yazdılar. Ortaya ahlaksız ama o kadar da kötü olmayan bir yeniçeri ile son derece uysal ve medeni bir gulyabani çıktı. Yalan söylemeyeceğim beni de hoşuma gittiler.

Ve evet son okumanın kalitesizliğinden mütevellit (ki bu benim suçum son okumayı ben yaptım) birkaç fahiş hata var. Suçum sabittir gereğinin yapılmasını arz ederim :sweat_smile: Bundan sonra daha dikkatli olacağım.

Zahmet edip okuduğunuz ve güzel yorumlarınız için tekrar teşekkür ederim.
Daha sonraki seçkilere görüşmek üzere…


(Ufuk ) #10

Merhaba Murat,

Bu güzel kurguyu okuma fırsatını bize verdiğin için teşekkür ederim. Nefes alan, tarih kokan bir dünya yaratmışsın. Bu dünyadaki fantastik hikayelerden bir parça sunmuşsun bize. Sanki bu dünyada buna benzerdaha bir sürü, hikaye var gibi geldi bana.

Öyküye balkan havası çok yakışmış. Karakterler de güzel olmuş. Hemen herkesin değindiği kurgudaki atlamalar ve kopuşlar biraz sıkıntılı ama ben onları yok saydım ve gayet keyif aldım okurkan. Bir de dilbilgisi ve anlatımdaki aksaklıklar olmasa daha da etkileyici bir öykü olurmuş.

İyi bir öykü denemesi olmuş senin adına da. Bir sonrakinde daha iyisini çıkaracağına eminim.

Başlangıçta öyküye girmem zaman aldı ama girdikten sonra uzun bir öykü olmasına rağmen kendini okuttu. Tebrik ederim bu sürükleyicilik için.

Son olarak eklemek isterim ki, Gulyabani temasına farklı bir bakış getirmişsin. :slight_smile:


(Murat Barış Sarı) #11

Merhaba Ufuk,
Öncelikle herkes gibi sana da teşekkür ediyorum, bu gerçekten çok uzun bir öyküydü ve sadece okumayıp bşr de yorum yapman çok değerli.

Evet bence de bir evreni oluştu ve uygun bir konu olursa bu evrene dönebilirim. Balkanlar tabi yeniçeriliğin olmazsa olmazı :slight_smile:

Gulyabaniyi yazarken de ayrıca eğlendiğimi itiraf etmeliyim, çok medeni bir canavardı!!!

Dilbilgisi ve anlatım aksaklığı konusunda; okumuşsundur şok oldum aslında son okuyuşta birşeyleri gördüm ama artık çok geçti… Olan oldu artık neyse, önümüzdeki maçlara bakacağız.

Daha iyisini yazmaya gelince; açıkçası bunu fazlasıyla sevdim ve bu kadar saran birşey yazabilir miyim pek de bilemiyorum. Daha derli toplu olabilir belki ama bu kadar sıcak, samimi olur mu bilemiyorum.

Beğenini ifade ettiğin kısımlar beni çok mutlu etti, eleştirilerini de dikkate alacağım. Sana tekrar çok teşekkür ediyorum değerli yorumun için.

Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle…


(S.Volkan Gün) #12

Selamlar,
Hasan da hoşgeldi dünyada. Tarihe duyulan merak ayrı bir konu o dönemde yaşamışçasına yazmak ayrı bir konu. Geniş açıdan bakarsak pek çok gulyabani hikayesi barındıran bir coğrafya olması da kurguyu baştan kabul ettiriyor. Zekana ve kurguna sağlık. Hasan’ı bir kenara yazıp ondan yeni entrikalar beklediğimi bilmeni isyerim:)


(Merve Aydın) #13

Ne güzel öykü olmuş. Daha çok yazın :slight_smile:


(Murat Barış Sarı) #14

Hoşbuldu Hasan. Yeni entrikalarını ben de yazmak isterim, ama artık bakalım uygun konu olursa… Ayrıca ilk Hasan’ı yazarken hiçbir baskı hissetmiyorum ama iyi kötü bir karakteri olunca bir daha ki yazışımda biraz baskı hissedeceğim herhalde.

Beğeninize gelince; beni ne kadar mutlu ettiğini anlatamam. Yani “O dönemde yaşamışçasına yazmak” dediğiniz zaman amatör bir sanatçı olarak ne kadar mutlu olduğumu tekrar edeceğim. Teşekkür ederim. Ayrıca uzun bir öyküydü okuduğunuz için de ayrıca teşekkür ederim.

Not: Balkanların bu tür edebiyatla olan haşır neşirliğini de çok iyi yakalamışsınız. Bu olgu Hasan’ı besleyen bir olgu oldu. Bu tür detayların okuyucuya geçmesi ayrıca mutlu ediyor insanı.

Gelecek seçkilerde sizin eserlerinizi de yorumlamak dileğiyle hoşçakalın…


(Murat Barış Sarı) #15

Çok teşekkür ederim. Sizlerin bu tür geri bildirimleri olunca benim de yazma şevkim artıyor. Tekrar teşekkür ederim.


(Kenan çetinkaya) #16

çok güzel bir öyküydü. devamı daha ilginç olabilir. eğer planlıyorsanız tabi.


(Murat Barış Sarı) #17

Çok teşekkür ederim. Konu uygun olursa ben de yazmak isterim.
Görüşmek dileğiyle…


(Mehmet) #18

Çok güzel bir öyküydü. Bir yerlerde sanki yazım yanlışı var gibi geldi bana ama hikayenin sürükleyiciliğine kapılıp nerede olduğunu unuttum :smiley: Sadece deneyimli kişilerin( Max,Hasan,Kimyager vb) olaylar hakkında çok kesin davrandığını düşünüyorum. Yani her şeyden eminler gibi geldi bana. Fakat dediğim gibi hikayenin akışında bunlar çok önemli kalmadı.


(Murat Barış Sarı) #19

Teşekkür ederim.
Olmaz mı?.. beni kahredecek derecede yazım yanlışı vardı.
Sürükleyici olması ve siz dahil okuyanlara keyif vermesi beni çok mutlu etti.

Hasan aslında alışkanlık eseri herşeyde bir hinlik ve ekmek kapısı aradığı için olayları doğru tahmin ediyor. Ama simyacı ile Max’ın özellikle çok kesin olmalarına çabalamamıştım. Öyle olmuşlar demek… Bundan sonraki öykülerde buna dikkat etmeye çalışırım.

Okuduğunuz ve yorum yaptığınız için tekrar teşekkür ederim.
Selam ile…


#20

Merhabalar;
Yayınlandığında uykusuz ve birazda moralsiz bir halde seçki listesinde sizin öykünüzü aradım ama dikkatim şaşmış olacak ki başka bir arkadaşın öyküsünü sizin öykünüz sanarak okudum. Okuduğum yazı hoş olsa da bariz klişelerden ibaretti ve ne bileyim sizden beklentim biraz fazlaydı galiba beğenmedim. Şimdi seçkide gezinirken birde baktımki işin özü öyle değilmiş :smiley: kurgu olarak gayet yaratıcı buldum. Ana karakter kurguya oldukça oturmuş ancak gulyabaniyle dost olma hikayeleri ki oldukça ilginç olduğunu tahmin ediyorum öyküde işlenseymiş çok daha iyi olurmuş gibime geliyor. Birde hasan kızı öldürenin max olduğunu söylüyor gibi anlaşılıyor eğer öyleyse çocukların intikam almak istemesi gerekirdi diye düşünüyorum. Sonuçta cesedine dokundurmayan bu saf aşıklar kızın katilini liğme liğme etmek istemesi gerekir diye düşünüyorum. Onun dışında oldukça akıcı ve anlatılan dönemi yaşatan bir öykü olmuş. Kısacası yine damağımda güzel bir tat bıraktınız. Sonraki seçkide görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın…