Mustafa Kemal Atatürk'ün Yıllarca Saklı Kalmış Röportajı İngiliz Arşivinde Bulundu

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: Mustafa Kemal Atatürk Röportajı İngiliz Arşivinde Bulundu – Kayıp Rıhtım

image

Mustafa Kemal Atatürk ile 1923 yılında gerçekleştirilmiş bir röportaj, İngiliz arşivlerinde bulundu. AKP milletvekili Halil Özşavlı, Atatürk’ün bugüne dek hiç gün yüzüne çıkmamış bir söyleşisini tespit ettiğini duyurdu. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile 98 sene önce gerçekleştirilmiş bir röportaj ilk defa gün yüzüne çıktı. Yıllarca İngiliz arşivlerinde bekleyen belge, AKP Şanlıurfa Milletvekili… (DEVAMI…)

8 Beğeni

Atatürk, ’Kapitülasyonları hiçbir koşul altında kabul etmeyeceğimizi, bağımsızlığımız için savaştığımız 4 yıl boyunca her zaman ifade ettim’

Biz yeni Türkiye’nin, ikinci bir Çin

O günün en uzak yerlerini bile ilgiyle takip ettiği şu cümlesinden anlaşılıyor.

1911’de gerçekleşen devrim ile hanedanlığı yııkıp Cumhuriyet’i kuranların en fazla yapabildiklerinin sömürgeden yarı sömürgeye geçiş olduğunu daha 1923 yılında tespit ediyor Atatürk.

Ve acıdır ki Türkiye de bu kaderi Atatürk’ün ölümüyle yaşıyor. Şunarov Yeni Türkiye için çok daha geriye çeksede bu tarihi onunla aynı fikirde değillim.

2 Beğeni

Aynı fikirdeyim. Sadece İnönü’yü de o devre dâhil ediyorum. En azından savaş sırasında denge siyasetine özen göstermiş ama yanan yine biz olmuşuz.

1 Beğeni

Atatürk o coğrafyayı yakından takip ediyor. O bölgedeki Türk toplulukları ile yakından ilgileniyor. Sonraki tarihlerde öğrenci kabul ediyor, bizden öğrenci gönderiyor o bölgedeki Türk devletlerine (gerçi o zaman devlet değiller, ama biz öyle diyelim). Türkiye’nin oradaki Türk toplulukları ile sürekli bağlantı halinde kalması gerektiğini ifade ediyor. Hatta bir gün Rusya’nın dağılacağını ve bizim o Türklerle kültürel ilişkilerimizin sürekli canlı kalmasını istiyor.

Hatta bir röportajında Japon büyükelçisine “bir gün mutlaka Çin Seddi önünde buluşacağız” demiş. Hem Türk dünyası ile hem de dış dünya ile çok ilgili yani.

Yalnız Emre Kongar ve Sinan Meydan bu röportajın ilk kez yayınlanmadığını, hatta bunu kapsayan bir de kitap olduğunu iddia ediyorlar. Dün Twitter’da rastladım.

1 Beğeni

Bununla ilgili kaynak var mı?

Genelde Türk toplulukları hakkında olan sözleri de biraz bağlamından koparılarak başı sonu yok sayılarak alıntılanıyor, hatta turancı ilan edenler bile var.

Acaba hangi bağlam içerisinde bunu söylemişti.

Atatürk’ün yanında bulunmuş birinin kendi oğluna aktardığı ve onun da anılarında yazdığı bir sözdü bu, ama kim olduğunu anımsayamadım. Gerçi o da bu sözün kayıtdışı, sohbet esnasında söylendiğini yazmıştı. Hatırlarsam mutlaka eklerim.

Turancılık konusuna gelince, Atatürk’ün Turancı olmadığına dair bazı ifadelerini okumuştum. Özetle o çağda, koşullar belli iken hayal peşinde koşulmayacağını anlatıyordu. Bilirsiniz Atatürk gerçekçi bir kişiydi. Üstelik Rusya ile dostluğa ihtiyaç varken (böyle bir düşüncesi olsa bile) bunu direkt dillendirmeyecek kadar da dengeleri gözetmeyi biliyordu. Yani özetle Turancıdır diyemeyiz. Ancak Türk Birliği hayali ile ilgili sözlerini mutlaka okumuşsunuzdur. Ben bunun da coğrafi bir birlik değil, daha çok önce kültürel, daha sonra ekonomik vs düzeyde bir birlik hayali olduğunu düşünüyorum.

3 Beğeni

Mekanı cennet, ruhu şad olsun :cry:

2 Beğeni