Nenem Korkut Eyler ki


(Uygar Özdemir) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/nenem-korkut-eyler-ki/



21. Yüzyıl Dede Korkut Varyantı Bir gün kanunlu, fersah fersah topraklı hanın oğlu doğdu. On yaşını görmeden ok attı, at bindi, düşmanı bozguna uğrattı. Babasından akın diledi. Baba eyledi; Ela gözlü yiğit oğlan Yaşlı babanı bırakıp nereye oğlan Küçük kardeşini görmez misin Sen olmazsan nicedir hali oğlan Var git gideceksen Al kanını elime sürer dizlerimi… (DEVAMI…)


#2

Eskilerdeki o samimi, sıcak öyküleri anımsattı bana. Destansı anlatım ve akıcılık öyküye ayrı bir güzellik katmış. Şiirsel sözleri sevdim, hepsinde bir incelik vardı. Bir çırpıda okudum, bir parça daha uzatılabilirdi sanki. :slight_smile:


(Uygar Özdemir) #3

Zaman ayırıp okudugunuz ve yorum yaptığınız için çok teşekkür ederim.

Sanırım görmeyi en istediğim yorumlardan biri buydu. :upside_down_face:


(Cem Pala) #4

Merhaba,

Sizi seçkide görünce epey memnun oldum, bunu belirteyim öncelikle. Hem yazar hem çizer… Birazcık kıskanıyor olabilirim, bilginize! :slight_smile:

Henüz iki kere okudum öykünüzü ve sanıyorum beşe kadar yolu var. Okurken, sahneleri kafamda canlandırırken keyiften dört köşe oldum desem abartmış sayılmam. Bu tarz benim oldukça hoşuma giden ve beni etkileyen bir tarz. Bu hafta şu ana kadar okuduğum öyküler arasında bir de Sefa Tursun’da rastladım buna yakın bir anlatıma. O da çok hoştu. Ben de Satir temasındaki öykümün bir bölümünde denemiştim böyle bir şey yapmayı ama tabii sizinki gibi bir şeyi yazabilmem için bir on sene süre tanımanız lazım bana. Gerçekten harikaydı. Ellerinize sağlık.

Gelecek seçkide de görüşebiliriz umarım.


(Osman Eliuz) #5

Merhabalar.

Korkut öykülerine harika bir örnek olmuş. Nenemiz Korkut’un öyküsü de tarihte kendine yer edinmişçesine gerçek. Hikayesi, aktarılışı, o epik duygunun okuyucuya geçirilişi… Öyküden bir an kopmuyor insan.

Bu ay seçkide bir tane zayıf öykü okumadım. Herkes ayrı bir özenmiş, kendini vermiş sanki; ne güzel.

Ellerinize sağlık.


(Uygar Özdemir) #6

Bu güzel yorumlarınız için çok çok teşekkür ederim, bilmukabele her ay benim de gözlerim sizi arıyor seçkide. Şimdi gidip hemen dediğiniz öyküyü okuyayım madem. Sevgiler… :slightly_smiling_face::slightly_smiling_face:


(Uygar Özdemir) #7

Çok sevindim yorumlarınıza, hem okuduğunuz hem yorum yaptığınız için sonsuz teşekkürler.

Görüşmek üzere…:slightly_smiling_face:


(Cem Pala) #8

Memnun olurum, okuyun elbette ancak sanırım yanlış hatırladığımı şimdi siz cevap verince fark edebildim. Yukarıda bahsi geçen öyküm düdük temasındaki olacak.

Kusura bakmayın :slight_smile:


(nostaljik portakal 🍊 ) #9

Güzel kullanıldığında Türkçenin ne kadar zengin bir dil olduğunun rüştü ispatı olmuş âdeta. Anlatım üslubuyla modern destan okuduğumu buram buram hissettim. Özlemişim de o akıcı anlatıyı. Sadece nesirde değil, nazım kısımlardaki asonans, aliterasyonlar da metnin diline epey uygun olmuş. Hitabetler sayesindeyse metnin zamanına kolaylıkla girebildim.

Sadece birkaç yerde zaman kipi değişti, noktalamalarda ufak tefek şeyler vardı ama ayrıntılara girilmeyecek kadar önemsiz kalırlar. Bu çok kişisel bir yorumum olacak ama ben Beowulf okurken lafın uzatılmasını sevmediğimi fark etmiştim. Bu metinde de eski dönem yazım geleneğinin etkisi olduğu için uzun hitabetler var, bir türlü pafa girmiyorlar; ama yılgınlık getirecek şiddette değildi hiçbirisi.

Velhasıl, diline aşık olduğum, benim gibi nostaljik lezzeti arayan bünyelere deva bir öykü yazmışsın. Zihnine sağlık, diğer seçkilerde görüşmek üzere. Muse seninle olsun her daim :fairy:


(Yakışıklı) #10

Şimdi öveceğim de, nasıl övsem tam bilemiyorum, o yüzden dakikalardır bu sayfanın başında ekrana boş boş bakarak duruyorum. Sonra da diyorum ki boş boş bakmak yerine tekrardan okuyayım, belki övmeye başlayacak bir yer bulurum, daha da karışıyor her şey benim için, yeni noktalar keşfediyorum övecek.

Kımıllı Kadın’ı okumuştum ben ilk olarak senden, Seçki’ye yolladığım ilk öykü bu temadaydı ve yanlış hatırlamıyorsam her öyküyü okumuştum o sayıda. Şimdi bunu okuduktan sonra dönüp o öyküye baktım tekrardan da, kafamda netleşti her şey biraz daha. O vakitte de bilgisayar başında kaşlarım kalkık, gözlerim açık, dudaklarım büzüşmüş bir şekilde kalmıştım etkilendiğim için, vay be demiştim, ne kadar ince tasarlanmış bir öykü. Şu anda da aynı surat ifadesiyle aynı şeyi söyledim kendi kendime.

Müsaadenle saygıyla eğiliyorum önünde :bowing_man:t2:


(Uygar Özdemir) #11

Heyt bre gafil!
Atanın sözü gördüm uzun gelmiş.
İki “hi”, iki “hello” etmemiş.
Yazık sana, bu böyle süregelmiş.

Etme, eyleme sözüme gel oğlan;
Serin içindekini bul, kullan oğlan!

Ne demek hitabetler uzun? :grinning::grinning: Hiç böyle bir cevap vermemiştim, sayende bu fırsatı da buldum. :roll_eyes: Yorumların için çok teşekkürler, çok mutlu oldum. Beğendiysen ne mutlu bana… :krs:


(Uygar Özdemir) #12

Senden yorum gelince bir geriliyorum ki sorma, hiciv yönün beni korkutuyor. Beğendiğini görünce de acayip rahatlıyorum. :krs:
“Kımıllı Kadın” benim en iddiasız olduğum öykü aslında ama gelen her yorumla daha benimsiyorum öykümü. :slightly_smiling_face: Bu yüzden ayrıca teşekkür ederim. Zaman ayırıp okuduğun, yorum yaptığın için çok çok sağol.

Estağfurullah, asıl ben senin önünde saygıyla eğiliyorum, sonsuz teşekkürler ve sevgiler… :bowing_woman:


(Uygar Özdemir) #13

Ordan belki görmezsiniz diye buradan yazayım dedim, yahu hiç de on yıla ihtiyacınız yok. O öykünüz de tıpkı diğerleri gibi çok hoş. Kaleminize sağlık diyor ve tebrik ediyorum. :krs:


(Murat Barış Sarı) #14

Söyleyecek fazla birşey yok. Çok başarılı bir nene korkut hikayesi olmuş. Saymadım ama hece ölçüsü vs. de sanırım gözetilmiş, tınısı öyleydi . Ayrıca konu da sarıyordu.
Tebrik ederim.


(Uygar Özdemir) #15

Hem okuduğunuz hem yorum yaptığınız için çok teşekkür ederim, çok sağolun. :slightly_smiling_face:


(Hiçliğin bekçisi…) #16

Merhaba,

Lezzet, farklılık, etkileyicilik ve daha bir çok alanda başarılı bir öykü okudum. Sadece bazen okuma akışını bana göre duraksatacak birkaç kelime vardı ama varsın olsun. İnsan böyle bir şey okuyacaksa hiç de umursamıyor onları. Söylenmesi gereken her şey söylenmiş aslında. Kaleminize sağlık.


(Uygar Özdemir) #17

Yorum yaptığınız için çok teşekkür ederim, çok sağolun. :slightly_smiling_face::slightly_smiling_face:
Sevgiler…:slightly_smiling_face:


#18

Sevgili @KorkutHatun

Isminize uygun bir oylu olmus. Bu konuyu duz yazi ile anlatmis olsaydiniz ayni etkiyi vermezdi. Demek ki tas yerinde agir ve siz hangi duyguyu nasil ifade edeceginizi ve ayni zamanda hikayeyi hangi formatta anlatirsaniz, en etkili sonuca ulasabileceginizk biliyorsunuz. Ustelik bunu da icgudusel yaptiginizi dusunuyorum.

Keyifle okudum

Ps. Hala ayni ekran koruyucuya devam:)

Elinize ve dus gucunuze saglik
Sevgiler
Dipsiz


(Uygar Özdemir) #19

Merhabalar,

Sanırım sizden kötü bir yorum alırsam yıkılacağım. Umuyorum içgüdüseldir, dediğiniz doğruysa iki cihan bir olsa sırtım yere gelmez! :slightly_smiling_face: Yorumlarınız için çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum.

Ps. Çizimlerimin birileri tarafından kullanıldığını sayenizde bildiğim için daha şevkle çiziyorum. Çok Yaşayın! :krs:

Sonsuz sevgiler…


(Ufuk ) #20

Çok şükür son anda görüp okumuşum bu öykünüzü. Kaçırsam bayağı üzülürmüşüm. Müthiş keyifli, harika bir anlatımı olan, akıp giden masalsı bir öykü çıkmış ortaya. Şiirselliği, tarzı ve dili ayrı güzel.

Umarım sizi diğer seçkilerde de görebiliriz zira farklı temalardaki öykülerinizi de merak ediyorum.

Bir tek tema ile bağlantısını zayıf buldum ki, sırf eleştirecek bir şey bulmak için söylenmiş bir söz bu. Öykünün güzelliğine diyecek hiç bir şeyim yok. :slight_smile:

Kaleminize sağlık.