Netflix Dizisi The Sandman'in 1. Sezon Değerlendirmesi

Çizgi romanı okumadım ama izlediğim ilk dört bölümü beğendim. Sadece Jenna Coleman‘ı görünce biraz tadım kaçtı o kadar🙄

Death, Lucifer vb oyuncu seçimlerine ben de tepki göstermiştim ama dizi olabildiğince çizgi romana sadık kaldığı için oyuncuların dış görünüşü hiç umrumda olmadı keyif almaya baktım. Hatta Lucifer’ı fazlasıyla beğendim. Ama tabii ki Death’in klasikleşmiş görüntüsünü tercih ederim. John’u da büyük ihtimalle telif sorunundan johanna yapmışlardır diye düşünüyorum ama johanna yerine farklı bir isim kullanabilirlermiş kafa karışıklığı yaratabilir.

  1. Sezon özeti zenci, zenci ve daha çok zenci arası eşcinsellik.

Dilerim Netflix kurtuluş savaşını filan çekmeye kalkmaz. Atatürk zenci olur, Kazım paşa ile Fevzi paşa el ele tutuşur…

6 Beğeni

Sonun da 24 hours bölümünüde izledim. Ben pek beğenmedim. Bence o kısmı daha iyi çekebilirlerdi. Potansiyel boşa harcanmış. Swj olayına gelirsek yani bence b*kunu çıkarmışlar. Her şey tamamda Death, Lucifer, Lucien gibi karakterlere niye karışıyorsunuz. Zaten Sandman hem siyah hem eşcinsel karakter konusunda dolu bir seri. Fazladan bir şey eklemenize gerek yok. Hadi ekledin bari önemli karakterleri rahat bırak. Hayır yani Death beyaz olsa dünya ikiye mi ayrılır? Bunun dışında olay örgüsüne sadık kalmasıyla takdirimi kazandı. Ben şahsen keyif aldım izlerken.

4 Beğeni

Tancan çok iyi bir video hazırlamış. Kendisini tebrik ediyorum.

1 Beğeni

Sandman’in günümüzde geçtiğini unutmamak gerekiyor. Çoğu izleyicinin “kaynaktan farklı” diyerek köpürdüğü şey aslında sadece yapımın bugünü konu almasıyla bağlantılı.

Derin Biricik şöyle açıklamış, çok da temiz:

“Lucifer’ın cinsiyeti yoktu, dream 80’ler rockçısına benzemiyor çünkü günümüzde geçiyor ve tipi hep bulunduğu tarihe göre, endless’ın ırkı yoktur değiştirirler çünkü, desire’ın hep çift gölgesi vardır, drag queen karakter ç.romanda da vardı. Kısaca sandman yüksek oranda accurate.”

Yine de Netflix’in her ay insanların parasını alıp üstüne bir de insanları bu denli mağdur(!) etmesi benim hoşuma gitmeye başladı. Koca koca adamların “zenci var eşcinsel var” diye dehşetle sokaklarda koşturmadığı kaldı :smiley:

Kimse karakter motivasyonlarından, oyunculuktan, karakterin yaşadığı değişimden bahsetmiyor. Kültür sanat sitesinde bu kadar yüzeysel yorumlar görmek gerçekten çelişkili.

Dizinin şimdilik birkaç bölümünü izledim. Fena da gitmiyor ama aksayan yerleri çok gibi. Bakalım toparlarsa Netflix ortalamasının üzerinde bir iş olacak gibi duruyor.

1 Beğeni

Daha iki bölüm izledim ve genel olarak beğendim. Büyük oranda çizgi romana sadık kaldıklarını düşünüyorum. Ama on beş yıl önce okumuştum, unutmuş olabilirim. İki nokta sadece beni biraz rahatsız etti:

  • Lucienne’in kaşları hep kalkık. Bir türlü inmiyor. Neden? Çizgi romanda da böyle miydi?

  • Kızları uyanamayan aile. 1916 Londrasinda siyahi bir ailenin orta-ust sınıf olarak temsil edilmesine ne yalan söyleyeyim biraz ağız buktum. Günümüzde siyahi bir ailenin orta-ust sınıf olması elbette olağan ama 1916’da… Ne bileyim…

6 Beğeni

Bu olay sj filan değil… O kadar eşitlikçi isen asyalı uşaklar lordlar filan da koy. Hintli koy…Kızılderili koy. Trans daha çok koy. Dış dünyadan biri izlese der ki İngiltere 1900 lerin başında eşitlik ilkesini aşmış. Oğluna köpek gibi davranan adam siyahi uzaşğa neler yapmaz. Şu olayı batırmasalar olmaz.

Death beyazdır. Öyle beyazdır ki böyle İskandinav onun yanında siyah kalır. Dream bile death yanında gri gibi kalıyor. Millet Conlarda ona benzeyebilmek için alçı basıyordu yüzüne. Gel gelelim siyahi… Niye eşitlik… Al sana eşitlik;

2 Beğeni

Daha altıncı bölüme kadar geldim. Death’in diyaloglar falan kişisel gelişim kitabından fırlamış gibiydi atlaya atlaya izledim. Ölümü de pek beğenemedim, biraz ön hazırlık, prova havasındaydı oyunculuğu sanki. Morpheus’un, Keanu abimiz gibi kuş beslediği sahneyi mundar etmişler bence.

Sandman reis, The it crowd dizisindeki richmond’u getirdi aklıma. The it crowd da müthiş bir dizidir. 50 yıldır gülmedim, gülmek neydi diyenlere tavsiye edilir.

4 Beğeni

Üçüncü bölümde Jenna Coleman çok kötü oynamış bence. Hiç olmamış. Bilhassa bölüm başındaki rüya sahneleri falan… Şahan Gökbakar skeçleri oyunculuğu neredeyse. (Yuh çok gömdüm be)

1 Beğeni

Ah bir de arka planda gülme efektleri olmasaydı…

1 Beğeni

Yahu ben de izleyeyim dedim dizi neden bana Amerikan Tanrılar’ın daha renksel bir versiyonu gibi geldi?

1 Beğeni

Dizide kendimin hiç temsilini göremedim, ağlıyorum.

Çok güzel diziymiş. İki günde 11 bölümü izleyip bitirdim. Morpheus ile buzdolabı birbirlerine çok benziyorlar :smile: