Netflix ve Benzeri Çevrimiçi Yayın Platformları Resmen RTÜK Denetiminde

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/haberler/netflix-ve-benzeri-platformlar-rtuk-denetiminde/



Beklenen oldu. Netflix, BluTV, puhutv gibi dijital yayın yapan kanallar artık resmen RTÜK denetiminde olacaklar. (DEVAMI…)

Nefret ediyorum bu lağımdan.

8 Beğeni

Karasal yayınlarda olduğu kadar sansür uygulanacağını sanmıyorum. Bunu da bir gelir kapısına dönüştürme niyetiyle yapıyorlar gibi geldi bana.

(1) İNTERNET-RD yayın lisansı ücreti 10.000,00 Türk lirası; İNTERNET-TV yayın lisansı ücreti 100.000,00 Türk lirası; İNTERNET-İBYH yayın lisansı ücreti 100.000,00 Türk lirasıdır.

(2) İnternet ortamından tele alışveriş konulu tematik yayın lisans ücretleri birinci fıkradaki bedellerin beş katı olarak hesaplanır.

(3) Yayın hizmetlerini abone ve/veya kullanıcılara ücret karşılığında ve koşullu erişim yoluyla sunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar yıllık net satışlarının binde beşini izleyen yılın Nisan ayı sonuna kadar Üst Kurula öderler.

Sense 8 anlık:

Hani internet cafede olursunuz.Facebook ya da başka bir sohbet platformundan arkadaşınızla keyifli bir muhabbet yaparsınız ya. İşte o anda arkanızda birisi sizi izler. Hah Rüttüğün de yaptığı bu işte. Ne yaparsanız ne izlerseniz ben de sizi göz ucuyla kontrol edeceğim diyor.

6 Beğeni

Gereksiz bir karar.

Ben normal televizyindaki sansürleri çocuklar için yaptiklarıni düsünüyorum. Ancak Netflix benzeri kanaları çocuklar değil yetişkinler izliyor genelikle.

“Türkiye burası, özgürlük isteyen yallah Avrupa’ya.” Demişler.

1 Beğeni

Çocukların korunması

MADDE 21 – (1) İnternet ortamından yayın lisansı verilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar ile yayın iletim yetkisi verilen internet yayın platform işletmecileri, çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde yayınlara ebeveyn kontrolünü sağlayıcı tedbirleri almakla yükümlüdür.

(2) Çocuğun üye olamayacağı ve kişiye özel üyelik sistemi ile hizmet veren internet ortamından yayın lisansı verilen medya hizmet sağlayıcılar ile internet yayın platform işletmecilerine, 6112 sayılı Kanundaki ve bu Yönetmelikteki çocukların korunması amacına yönelik hükümler uygulanmaz.

Tam metin için;
http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/08/20190801-5.htm

Gelir kapısı için yapılıyor bence çok bir etkisi olacağını sanmıyorum. Tüm hükmü okursanız çok fazla boşluk var.

1 Beğeni

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) internet yayınlarını denetleme yetkisi veren yönetmelik bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni uygulamayı “Netflix buzlanacak” diye özetlemek eksik bir yaklaşım… Kontrol mekanizmasının internetteki haber yayıncılarını da kapsayacağını vurgulayan Prof. Dr. Yaman Akdeniz’e göre “Hedef sansür. Başka açıklaması yok.” Bireysel yayıncılar bile bir gün RTÜK radarına girebilir. Akdeniz, RTÜK’ün interneti sansür yönetmeliğini Journo takipçileri için beş soruda özetledi.

‘SETA raporundaki yayıncılar ilk hedef olacak’

1. RTÜK yönetmeliği, video ve sesli yayın yapan dijital haber yayıncılarını nasıl etkileyecek? Bu alanda yabancı televizyon kanallarının Türkçe internet yayınlarından, Türkiye’deki bağımsız gazetecilerin bireysel YouTube ve Scope yayınlarına kadar geniş bir yelpaze söz konusu… Kimler etkilenecek?
Bireysel yayıncılar dışında herkesi etkileyecek yeni RTÜK yönetmeliği. Bireysel iletişimin de ne şekilde değerlendirileceği belli değil. Fakat DW Türkçe, BBC Türkçe gibi haber kaynakları ve özellikle SETA raporunda bahsi geçen dış kaynaklar bu yönetmeliğin ilk hedefi olacak. Yargı reformunda internetten bahsederken yeni bir kontrol mekanizmasının geleceği belli olmuştu. Bu sistem yeni bir kontrol ve sansür mekanizması olacak. Ayrıca Netflix’i dünyada ilk engelleyen ülke olma ihtimalimiz yükseldi.

2. Yönetmelikte “isteğe bağlı yayın hizmetleri” diye geçen Netflix, BluTV, Puhu gibi eğlence temelli platformlarda da RTÜK dayatması olan buzlamalar (blur) mı göreceğiz artık? Ve televizyonda olduğu gibi, ihlal durumunda bu platformlara para cezası veya erişim engellemesi mi gelecek?
RTÜK kesinlikle Netflix, BluTV gibi platformlara el atacak. Sansür ve kontrol daha da artacak. Demokratikleşme derken çok ciddi bir geri adım olarak değerlendiriyorum. Frekans sorunu olmayan bir ortamda lisanslamaya hiç gerek yok. Avrupa’da bu tip engeller veya kontrol mekanizmaları internet yayıncılığı için yok. Bizde olması da ciddi şüphe yaratıyor.

‘Lisans parasını ödemeyene erişim engellenecek’

3. Yönetmelik, internetten radyo yayın lisans bedeli olarak 10 bin, TV ve isteğe bağlı yayın hizmeti lisans bedeli olarak ise 100 bin TL’lik ücretler belirlemiş. Abonelik yoluyla izlenebilen yayınlar ayrıca yıllık net satışlarının binde beşi kadarını RTÜK’e ödeyecek. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Lisans ve ceza bedelleri çok yüksek. Dolayısıyla lisans alamayacak olan yayıncılar veya lisans verilmeyen yayıncılar RTÜK talebi ile sulh ceza hakimleri tarafından erişime engellenecek.

4. 5651 sayılı internet yasası zaten var. Bu yönetmeliğe devlet neden ihtiyaç duydu? Sizce amaç bağımsız internet yayıncılarını da RTÜK eliyle sansürlemek veya otosansüre zorlamak mı?
Başta SETA raporunda bahsi geçen ve yurt dışından Türkiye ile ilgili Türkçe yayın yapan BBC, DW ve VOA gibi haber kaynaklarını zapturapt altına almaya çalışıyor bu yönetmelik. Hedef sansür, başka hiçbir açıklaması yok.

5. Şu anda hem haber hem de eğlence alanında internet üzerinden video ve sesli yayın yapan tüm kuruluşlar lisanssız çalışır duruma düştü. Bugünden itibaren süreç nasıl işleyecek? RTÜK re’sen mi harekete geçecek, şikayete göre mi bakacak?
Yönetmeliğin 10 ve 11. maddeleri için bir aylık bir süre var ama geneli itibarı ile süreç başladı diyebiliriz. RTÜK kendi de harekete geçebilir, şikâyet de gelebilir.

Journo Gazeteciler Sendikasının yayını

3 Beğeni

sonra niye beyin göçü oluyor prof , bilim adamlari mucitler , zekiler neden kaciyor diyoar .a haber izlemiyoruz biz

2 Beğeni

Dil bilmek de yetmiyor para lazım.

behzat c korkusu…

Sansür doğru uygulanırsa yerinde bir karar olarak destekliyorum.

1 Beğeni
2 Beğeni

Bir zamanlar ekşisözlükte sitenin altında şöyle bir yazı vardı.

“bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayicisini kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.”

4 Beğeni

Liberal değilim ama bizim ülkemiz liberalleri ile politik olarak çok şeyde aynı düşüncedeyim.

1 Beğeni

Boş şeylere değil de gerekli şeylere kısmi olarak uygulanırsa yerinde bir karar ama öyle uygulanmayacağından da neredeyse eminim.

1 Beğeni

Bana Netflix, Blutv gibi kanalların denetime alınması hikaye gibi geliyor. Bence amaç Youtube kanallarına bu yasa üzerinden müdahale etmek. Youtube’daki sokak röportajı yapan kanallar geçtiğimiz seçime çok etki etti, bunun önüne geçmeye çalışacaklardır.

3 Beğeni

Bana da daha çok Medyascope gibi muhalif kanallarla uğraşacaklar gibi geliyor.

1 Beğeni

@_restlessness’in paylaştığı maddeye göre Netflix içeriğine müdahale edilmesi gibi bir durum söz konusu olmaması gerek. Yine @_restlessness’in yorumladığı gibi, düzenlemenin Netflix ayağı bir tür, resmi olarak bizde yayın yapıyorsan vergini de veri ver, gibi. Zaten Netflix yapısı gereği bu şartları karşılıyordu. Kağıtüstünde Netflix için değişen bir şey olmaması gerek, sanırım. Daha önce de Youtube üzerinden, aylık belli bir kazancı olan yayıncılardan vergi alınmaya başlanmıştı. Yani, ben öyle hatırlıyorum. Bu da Netflix’e özel vergi alma durumu olabilir.

Tartışmalar Netflix üzerinden yürütülüyor, yürütülmesine de asıl hedefte @alper, @Tobizume ve @Tansael’in üstünde durduğu alternatif haber kaynakları var gibi. Ana akım medya dışında kalan haber kaynaklarının kontrolüne dair daha öncesinden yaptırımlar yapılmaya çalışıldığına dair dedikodular vardı. Bu bazen Youtube üzerinden dillendiriliyordu. Hukuki alana hakim değilim. Alternatif medyaya etkisi hususunda anlayabildiğim şey, internet üzerinden habercilik yapan kurumları lisansa bağlayarak içeriğini kontrol etmeye çalışmak gibi bir durum söz konusu. Lisansın yoksa haber yapamazsın, varsa bile içeriğin uygun olup olmadığına karar vermek ilgili görevlilerin hükmüne kalabilir.

Bu işin sonu hayırlı gelmedi. Yeni ekleme ve düzenlemer getirilirse internet üzerinden yapılan bireysel bilgi ve yorum paylaşımları bile “habercilik” kapsamına alınıp lisans ve denetim şartına bağlanabilir. Misal, birisi Twitter’dan toplumun genelini ilgilendiren ve hukuki müdahale gerektiren bir konuda bilgilendirici paylaşımda bulundu. Paylaşım sebebiyle hakkında haksız yere kamuoyu baskısı oluşturulduğunu iddia eden biri “yasadışı gazetecilik faaliyeti” gerekçesiyle paylaşım sahibini yasalara karşı gelmekle itham edebilir.

3 Beğeni