Nevidolin Yıllıkları - 4. Bölüm: Teni Kesen Kılıç, Kesemez Hisleri

Gerçekleşen muharebe o kadar büyüktü ki, kilometrelere yayılmış ölüler vardı… Binlerce ölü.

Kimisi yakınını arıyor, kimisi yakınının başında yas tutuyordu.

Heiena, son bulmuş muharebe meydanının ortasında, yas tutan birkaç askerden biriydi. Kan ve ceset göletinin içinde, dizlerinin üzerine çökmüş vaziyette oturuyordu.

Kucağında sevdiği adamın başı yaslıydı. Kan içindeydi sevdiği. Göz kapakları kapalıydı.

Fakat Heiena’nın ona karşı olan aşkı, kızıl saçları gibi alev alevdi. Dinecek gibi de değildi.

Heiena, sevgilisinin yanağında elinin tersini gezdirdi.

Teni soğuktu.

Heiena, sevdiğinin alnına bir öpücük kondurdu; öpücük, sevgilisinin alnında bir kan lekesi bıraktı. Ve sevdiğinin kısa, siyah saçlarını okşadı.

Heiena ağlamıyordu. Ölüm, sevgilisini ondan ayırmış olabilirdi, ama alıkoymamıştı. Bir yolu vardı. Sevdiğinin katili yaşıyordu. Yüzünü hatırlıyordu. Özellikle, dikkatle bakmıştı o adamın suratına. Yeterliydi.

Abim… diye kendi kendine düşündü Heiena. Abimi bulmalıyım. Bana onu geri verir.

Heiena gözyaşlarını sildi. Üzülmemeliydi. Abisi, sevdiği adamı hayata geri döndürebilirdi. Evet. Abisi bunu yapabilirdi. Kedere kapılmamalıydı. Sadece bir süre sevdiği adamdan uzak kalacaktı, hepsi o kadar.

Heiena, deri botuna gizlediği bıçağı çekti. Ölü sevgilisinin elini tuttu ve yüzük parmağını kökünden kopardı. Sevgilisinin gömleğinden bir parça kesti ve parmağı ona sardı.

Heiena sağ eline baktı, tereddüt etmeden kendi yüzük parmağını kesip kopardı; dişlerini kenetleyerek acı dolu tısladı, üzerindeki koyu renk gömleğini bıçağıyla kesti ve parçanın bir kısmıyla kanlar akan yüzük parmağını, kalanıyla kopardığı parmağını sardı.

Heiena sevgilisinin başını usulca, nazikçe yere bıraktı. Elindeki bıçakla olduğu yeri kazmaya başladı. Sevdiğini gömmeliydi… Şimdilik.

Ve Bir parmak… Bir tane daha lazımdı.