Novella Çağında Stefan Zweig Yeniden

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/kayip-rihtim/kayip-koseler/novella-caginda-stefan-zweig-yeniden/



Son yıllarda iyice yükselen Stefan Zweig furyasının tek sebebi yazarın boşa düşen telifi mi, yoksa Zweig, zamanı gelince gözlüğünü çıkarıp pelerinini kuşanan bir süper kahraman mı? (DEVAMI…)

10 Beğeni

Stefan Zweig’ın bu kadar ortalıkta dolaşması elbette telif haklarının serbestliği ile ilgili bir konu. Bunu fırsat bilen yayıncılar piyasaya eserlerini sürüp duruyor. S.Zweig her zaman çok okunan bir yazardı, amenna…Ama; “novellae” tarzı yayıncılara ticari rant da sağlıyor. Kısa “compact” kitaplar. Eskiden bir arada basılan eserleri şimdi münferit edisyonlar şeklinde piyasaya sürüyorlar. Yoksa “novelle” tarzına duyulan özel ilgi çerçevesinde izah edilecek bir durum değil.
S.Zweig; bir süper ise kahraman hiç değil. Büyük bir entelektüel, aydın ve hümanist.

2 Beğeni

Şu sıralar Zweig okuyorum bolca. Üstüne bu yazının gelmesi çok iyi oldu, ellerinize sağlık.

Sürükleyici, buna katılıyorum. Ama ayrıntıdan yoksun demiş olmanıza rağmen ben bazı öykülerinde fazla detay vererek sıktığı kanaatindeyim. Bu da bir süre sonra özellikle buram buram yaşadığı dönemi, sıkıntıları ve buhranları empati kurmak istemeseniz dahi sizin de hissetmenize sebebiyet veriyor.

Her şeye rağmen, önemli ve yazdıklarıyla edebiyatta adını sıkça söz ettirmiş bir isim. Sizin de bahsettiğiniz Satranç adlı öyküsü de bir nevi intihar mektubu gibiydi. Okurken bunu hissetmek, her bir sayfayı geçişte onun da intiharına yaklaşmak garip hissettiriyor. Etkilenmeden duramıyorsun ister istemez.

Ellerinize sağlık. Çok güzel bir yazı. Neredeyse her okurun yolunun kesiştiği bir yazar oldu Zweig. Genç yetişkin kitaplarına aşık gençler de okuyor, kırk yıllık okuyucular da; fantastik seven de siyaset seven de.

Yazıda ortaya atılan “neden bu kadar revaçta” sorusuna her okur kendine göre cevap bulabilir.
İlk akla gelen kısa eserler üretmesi. Buna katılıyorum.

Okura kısa bir kitapla nitelikli bir eser okuyorum duygusu veriyor. Dostoyevski’ler, Steinbeck’ler, Balzac’lar devirmeden de edebiyatın o güçlü damarına erişmişiz hissi veriyor Zweig.

O müthiş duygu tanımlamaları benim dikkatimi çeken. Fazlaca ayrıntıya girdiği, bir türlü asıl hikayeye gelmediği konusunda eleştirilebilir. Lakin bu tasvirleri bir kenara bıraksak anlatılan hikaye o kadar etkili olmaz.

Zweig’ın anlatıcıları “o muazzam olay, iliklerime kadar hissettiğim korku, hayatım boyunca yaşamadığım bir saadet anı” gibi cümlelerle tanımladıkları olaylara bizi hazırlamak için büyük bir ayrıntı, tanım zenginliği ortaya koyuyorlar. Hikayenin peşine düşerseniz bu kısımlar size sıkıcı gelir. Zweig’ı okumanın zevki o ayrıntılarda. Benim için mühim olmasının sebebi bu.

2 Beğeni