Okyanuslar ve Kaptanlar

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/okyanuslar-ve-kaptanlar/



Karanlık, her yer alabildiğine karanlık ve korkutucuydu. İnceden sallanan zemin, huysuz tahta gıcırtıları ve yabancı, ağır bir koku kadını sarmış, uyku ile uyanıklık arasında adeta ruhunu hapsetmişti. Sol omzundan tüm vücuduna yayılan korkunç bir acıyla aniden irkildi ve tahta zeminden doğruldu. Geminin ambarına çiğ ışık huzmeleri giriyordu, fakat yine de önünde dikilen adamın yüzünü bir… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Merhaba

Elinize sağlık. Okuduğum ikinci öykünüz oldu bu. Temiz ve anlaşılır cümleleriniz, dili kullanımınızdaki sadeliği gerçekten başarılı buldum. Derin anlamlar barındıran cümleleriniz de okyanus gibi olmuş. Öykünüzün temaya aşkla yaklaşımını da çok beğendim. Mühürlenmişliği @MuratBarisSari da kullandı bu ay öyküsünde.

Eleştiri olarak değil öneri olarak aklıma gelen bir şey var. Okurken rüya kısmına geldiğimde keşke rüya olmasaydı dedim ama daha sonra toparlandı anlatım ve öykü. Acaba dedim, hiç rüya da demeseniz iki farklı Evren’de paralel yaşamları olan iki kadın olsa, zaten öykü buna izin vererek ilerliyor.

Tekrar kaleminize sağlık

1 Beğeni

Merhaba
Okuduğunuz için öncelikle teşekkür ediyorum. Evet, farklı evrenlerde aynı kadın; güzel, çok güzel bir fikir. Biri bizimle aynı dünyada, diğeri çok daha figüratif, sembolik bir dünyada. Başka bir öyküde deneyelim bu fikri.
Selamlar, tekrar teşekkürler.

1 Beğeni

Pişmanlığın, bilinmezliğin belirsizliğinde geçen bir öyküydü. Sürekli sorulan sorular acaba ile bir fidanın dev bir ağaca dönüşmesi gibi dallanıyordu. :thinking: Açıkcası anlatım fazla şiirseldi. Bir süre sonra satırları atlamaya başladım. :yawning_face: Genelde olay kurgusu az olan bu tür hikayelerle karşılaşmam. Bu yüzden bana fazla gelmiş olabilir. Bana göre yaşanan olaylar üzerinden hikayeleri hayal etmek daha dikkatli okumamı sağlıyor. Ama şiirsel anlatımınız uzadıkça ortada hayal edemeyeceğim bir anlatımla ne yapacağımı bilemeden takip edememeye başladım. :fearful: Benim ilk kez burada yazdığım öykü denemem Kutsal Mühür gibi çok uzun bir hikaye olmaması da tabii iyi bir şey. :sweat_smile:

1 Beğeni

Gercekten oyle midir? sirtimizdaki mühürle, geceleri yanginlarin arasindan sag kalip, gunduzleri yol aliriz. Geride biraktigimiz, bize verilen sozde bilgece ogutlerle sandiklara kitleyip, zaman okyanuslarina attigimiz askimiz ,acimiz ,gencligimiz ,benligimiz midir? Yuzumuzde tasidigimiz bu muhurler birbirlerinin kiyisina vurmus yuregindeki karaya ayak basmis bizler tarafindan iyilestirilemez mi? Yeniden meltemler esmezmi o kiyilarda? Yoksa buldugumuz sadece o ilk sevdaya yakilan agit midir?
Hikayenizi cok begendim ask konusu saglam ama klise olmayan imgelerle ve ifadelerle akillica kurgulanmis. Bazen sadece oykunun icinde kalmakta zorlandigim bolumler oldu. Belki de tasvirleri dusunurken zorlandim bilemiyorum.

1 Beğeni

Değerlendirmeniz için teşekkür ederim. Hikaye, yoğun şiir ve alegoriyle inşa edildi. Yazması yorucuydu; metaforların iç uyumu, sesler, ritmler, görüntüler ve kesintisiz büyü havası… Belki baharatı fazla kaçtı belki de bu tür söyleme sahip öyküleri daha kısa tutmak lazım.

Bunlar, yanıtları tek ve sabit olmayan güzel sorular. Shakespeare de Nazım da bu soruların peşinde kalem oynattı. Yaşıyorsak umut var, her zaman var.
Selamlar.