Pofuduk Hanım'ın İntikamı


(Ezgi Özbek) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/pofuduk-hanimin-intikami/



Yaşını almış lakin başı pek dumanlı adam etrafında koşturan insanları gözledi. Dışarıdan bu halini izleyip; şansa kafasından geçenleri de işitebilen herhangi biri, adamın ciddi bir unutkanlık problemiyle mücadele ettiğini düşünürdü. Haksız da sayılmazdı belki; kim bilir. “Gerçekten korkuyorum. Lakin sonuna kadar dürüst kalacağım ki ben bir şey yapmadım. İnanır mısınız bana sahiden?” Karşısındaki genç adamın… (DEVAMI…)


(gaye çelik) #2

Özellikle şu cümleye takılı kaldım Ezgicim. ‘Tepesinde bir kalabalık vardı; aklında kaçıp giden birçok anının yâdı dolandı.’
Şairene bir dilde yazılmıştı, keyifle okudum.
Ellerine sağlık :slight_smile:


(Selçuk Gökhan Kalkanoğlu) #3

Bu ay, alıştığımın çok dışında öykülere denk geldim :slight_smile: Ve, evet. bu da onlardan birisiydi.
Neyi nasıl anlattığını kavramam biraz zaman aldı. Kavradığımı düşündüğümde bile aslında pek de kavramadığımı bilmek enteresandı. Keyif aldım mı? ‘’Anlamaya çalışmanın yoruculuğu’’ dışında, evet. O benim hatamdı.

Karısıyla ilgili ya da ilgisiz bir şeyden dolayı akıl hastanesine kapatılmış birisinin zihnini yansıtıyordu sanırım ilk kısım? Silahı da şırınga olarak algıladım. Ama ikinci kısım hakkında herhangi bir yorum yapamayacağım.
Özellikle anlaktan uzağa yerleştirilmiş bir öyküyü bu kadar tanımlamaya çalışarak galiba hata yapıyorum.

Yazım hakkında bir tek eleştiri getireceğim. Kol yenlerinden renkli kumaşların fışkırdığı bahsinin geçtiği sekansta (tabletten yazdığım için tam alıntı yapamayacağım. yanlış ifade ettiysem affola) ‘’keşke önce diyaloğu ve sonra kumaşlı betimlemeyi yapsaydı’’ dedim. Böylece, konuşmaya hazırlamış kendimi doğrudan konuşmayla muhatap edebilecektim.

Tebrikler. Kurması ve yazması zor olmalı. Keşke öykünün büyüsünü bozmaya çalışmasaydım. Anlamak için zorlamamak gerekiyordu sanırım?


(Ezgi Özbek) #4

Merhabalar Gaye,

Bahsi geçen tümcenin hangi ara nereden geldiğini anımsayamıyorum elbet, lakin bir dağın dumanlı tepesi nasıl olur onu düşünmüştüm öykünün genelini yazarken. Keyifli bir okuma olmasına pek sevindim. Kıymetli değerlendirmen için teşekkür ederim.

İlhamla kal :slight_smile:


(Ezgi Özbek) #5

Merhabalar,

Yazarı sevindirecek türden hayli detaylı bir yorumdu; bu sebeple öncelikte çok teşekkür ederim. Anlaşılmaya çalışmak gayesiyle yazmadım sanıyorum; net bir kurgu ve olay akışı budur diyemiyorum bu sebeple. Elimden geldiğince çağrışım yaratabilecek detayları ortaya koydum. Metnin sonunda herkesin kendince farklı bir hikayesi olabilirdi elinde. Ki sizin ilk kısım için türetmiş olduğunuz olay akışını gerçekten sevdim.

Yazım hakkındaki eleştiri kısmınıza gelirsek; bahsettiğiniz gibi bir düzenleme yapmam gerekiyor metnin aslında. O kısımlar metne sonradan eklediğim birkaç tümceden ibaretti ve görülüyor ki tam olarak oturmamışlar. Bunu fark etmeniz benim için hayli güzel oldu.

Öykünün büyüsünü bozmaktan çok öykünün ritmini yakalamışsınız diyebiliriz. Metin boyu geçen konuşma tümcelerini sabit bırakıp kişileri değiştirerek ilerleme sebebim tam da sizin yaptığınız eylemi yakalamak isteyişimdendi. Ben buna anlamaya çalışmaktan çok kaostaki çağrışımlarla yeni yola sapmak diyeceğim ama.

Tekrar çokça teşekkür eder, huzurlu günler dilerim!


#6

Sevgili @zencefilos

Bu ayki öykünü özellikle dikkatli bir şekilde okudum. Acaba seninle payalaşacağım bir ayrıntı, bir naçizane paylaşım olabilir mi diye düşündüm ancack bulamadım. Öykü kendi içinde akıp giderken diğer yandan -yazdıkalrın vasıtasıyla- gittikçe kanıksadığım bir yazarın cümlelerini okuyormuşum gibi geldi. Ve şu cümleni görünce;

Blok-alıntı

Aklıma senin başka bir hikayen - sanırım açık ara en sevdiğim - geldi.

Buradan, seçkideki arkadaşlara dönüp bu hikayeyi okumadılarsa okumalarını söylemiş olayım.

Kendine koyduğun nickname’den mi yoksa profil fotoğrafından mı bilmem ama senden sürekli masal dinlemek istiyorum. İster büyüklere ister küçüklere ama sen sürekli bizim hayal gücümüzü böyle ziyaret etmelisin.

Eline ve düşgücüne sağlık
Sevgiler
Dipsiz


(Ezgi Özbek) #7

Merhabalar Dipsiz,

Kanıksanmak iyi mi kötü mü bilemesem de masal anlatmayı çok sevdiğimi itiraf etmekte sakınca yok sanırım. Masal anlatırken yazma mevzusunun farklı bir kanala geçtiğini hissedebiliyorum gerçekten. Bunun dışında Kovuktaki gizler benim de çok sevdiğim bir öykü oldu. Hatta muhtemelen ilerde genişletmeyi hedeflediğim projelerden biri :slight_smile: Kıymetli yorumun için çokça teşekkür ederim.

İlhamla kal!


(Kasvet Ulu) #8

Müstakbel bir meslektaşınız olarak bu öyküyü okumaktan büyük keyif aldım. Oldukça ayarında bir öykü olmuş, bir yerde şuna benzer bir şey okumuştum:

“Yazması en zor karakterler delilerdir çünkü bir süre sonra yazan için bile tahmin edilemez olurlar.”

O kadar ayarında yazmışsınız ki ne açıkta kalmış ne tahmin edilemez derecede açılmış. Gerçekten bayıldım. Hokkabaz ve tavşanını da metaforik olarak birbirleri ile eşleştirdim. Saykodelik, zekice düşünülmüş ve duygu yüklü. Elinize sağlık.


(Ezgi Özbek) #9

Merhabalar,

Mesleğimin pek mutlu bir çalışma hayatı getirdiğini düşünmesem de yazınsal anlamda beni farklı kulvarlara götürdüğünü hissediyorum. Umarım sizin için ikisi birlikte gelir. Saykodelik benim de bu öyküyü tanımlamaya çalışırken kullandığım kelimelerdendi. Yorumunuzla burada dile gelmesine sevindim. Kıymetli değerlendirmeniz için çok teşekkür ederim.

İlhamla kalın!