Arkadaşlar, Kurma Kız kitabını 10 kez sepete ekleyip çıkardım galiba. Birçok yerden yorum da okudum ama hâlâ almaya iten bir algı oluşmadı bende. Okuyan varsa kitabın temposu hakkında bilgilendirme yapabilir mi? Ne beklemeli okuyacak biri?
Bende arka yazısını okuyunca merak uyandırmadı, benlik değil değip almadım. Metropolis bu konu da benim için ders oldu. Konusu ilgini çekmeyen bir kitabı çooook çoook övülse bile alma bence, %90 sevmeyeceksin.
Metropolis’i yazıldığı döneme göre değerlendirmek en iyisi olacaktır. Günümüzden bakıp değerlendirmek eserin derdini çözmeyi zora sokuyor. Bilimkurguya yeni başlayanlar hep bu hatayı yapıyor geçenlerde instagramda görmüştüm bir okuyucu bilimkurgu türünden ilk okuduğu kitap Dune imiş bu neden övüyorlar diye homurdanıyordu. H G Wells ve Jules Verne bilimkurgu okumaya başlayacaklar için en safe yazarlar.
Ben yeni başladım 100 sayfa kadar okudum sanırım. Başları biraz karışık. İlk bölümde hiçbir şey anlamadım. Şimdi biraz açıldı gibi. Tabii ilerisini bilemiyorum. Aceleniz yoksa bitirince fikrimi söylerim.
Yazıldığı dönemle alakalı değil benim sorunum. Konusu içini kıpırdatmıyorsa, heyecanlandırmıyorsa, başkaları çok övse bile muhtemelen sevmiyorsun. İstisnalar da olabiliyor tabi ama düşük ihtimal. Ya da tam tersi Öteyer kitabını konusu ilgimi çektiği için aldım ama kitabın kendinde mi, yoksa çeviri kaynaklı mı bilmiyorum ama hiçbir şey anlamadığım için okumayı bıraktım. Kitaplar da ucuz değil artık, o yüzden ilgimi çekmeyen kitaplardan uzak durmaya çalışıyorum. Anca Rıhtımda yorumlarına güvendiğim, zevkleri benimle üç aşağı beş yukarı aynı olan arkadaşlar okuyup beğenirse o zaman şans verdiğim kitaplar oluyor.
Yok, bekliyor olacağım yorumunuzu ![]()
Alice’den de daha azını beklemezdik zaten. Umbrella düşünsün bundan sonrasını. ![]()
Umbrella’yı da yakında alır ![]()
İnkilap Yayınları matbaasını kapatmış.
Dijitalleşmeye gitmeleri gerekiyor. Nokia gibi direniyorlar. Türkiye’de sesli kitap olayı tuttu. E-kitap dönüşümü yapılması gerekiyor. Ama ekitapları da matbu gibi 500-700TL satmayacaklar.
E-Kitap alacak Türkiyede kaç kişi var onu düşündün mü ? E-Kitap okuycualarından TRT vergisi, Tablet Vergisi alınıyor bide son yaşanan Dijital Gümrük vergisi olayını hesaba katınca artık trde çok zor diyorum. https://x.com/HurAyse/status/2038710661472047277?s=20 trde yayınevleri kazanmıyor her zaman aracı dağıtımcılar kazanıyor. Ayrıca Amazon 13 yıllık modellerine destek vermeyi kesti ne malum e-kitap okuyucumun 6.senesinde destek verilmeyi bırakılıp elimde tuğla olarak kalmayacağı.
Kitap konusunda aslında internet ile kitabevleri fiyatları aynı yapılabilse belki kitabevleri bile ölmekten kurtulur.
Onun için aracıları aradan çıkarmaları gerekiyor. Türkiye’deki büyük yayınevlerinin tamamı İstanbulda oradan dağıtılıyor kitaplar.
Burada yayınevleri e-kitap’a geçerse aracılar diye bir şey kalmayacak. Matba,depo,kitapçı olmayacak, kitaplar satılmadı, zarar gördü geri iade olmayacak vs giderlerin çoğu ortadan kalkmış olacak. Bunun yanında direk olarak yada ortak bir dağıtım platformundan kitapları okuyucuya ulaştırabilecekler. Buda kitabın parasının doğrudan onların ceplerine girmesi demek.
Türkiye’deki insanlar buna çok kolay uyum sağlarlar bence. İlk etapta e-okuyucu alamayanlar telefon ve tablet uygulamasından okurlar. Daha sonra bu olay geliştikçe e-okuyucular çoğalır ve ucuzlar.
E-okuyucu denince artık aklınıza sadece Kindle gelmesin. Artık Kindle dışında birçok firma var. Bunların bazıları kendi işletim sistemini kullanıyorken, bazıları Android tabanlı çalışıyor.
Ben bu işi kasetten cd’ye ya da CD çalardan mp3 çalara geçişe benzetiyorum. Sadece birilerinin ön ayak olması lazım, sonrası çok hızlı gelecektir.
Kıyamet alameti gibi. Kitapçılar olmayacaksa ben rahatlamak için nereye gideceğim? Oralar Cennet gibi. Kendi adıma ben e-kitap istemem, keyif alamıyorum ve kitaplıkta o kitapları görmek hoşuma gidiyor, kitaplarımın dijital bir kutuda durmasını istemiyorum. Ayrıca telefon, pc, tablet devamlı elimizde bari kitap okurken uzak olalım. Ayrıca kitapçı dönemi komple bitecekse hiç istemem. E-kitaba geçmek isteyen yayınevi geçer ama basılı kitap olarak da basmaya devam ederse olabilir. Bu arada bayağı oldu kitabı hatırlamıyorum ama basılı olan e-kitaptan daha ucuzdu.
Tabii ki hem matbu hem de e-kitap basılabilir. Yurt dışında adamlar bunu yapıyorlar. Amerikayı yeniden keşfetmiyoruz sonuçta. Amazon bile kaç yıl önce fiziki kitapçısını açtığını haberini görmüştüm.
Ben de her zaman söylüyorum, ne kadar e-kitaplara destek versem de, tarih, bilim gibi belirli başlıktaki kitapları matbu almayı tercih ederim. Ama roman gibi bir kere okuduğumuz sonrasında kitaplığımızda sonsuzluğa terk ettiğimiz kitapları e-kitap olarak okumak daha çok işime gelir. Saklayacağın romanları matbu alırsın istersen. Böyle bir olay olsaydı, Stephen King kitaplarını matbu almayı mesela ben tercih ederdim. Ama üç cisim problemini e-kitap olsa daha iyi olabilirdi gibi.
Bu olay Türkiye için çok gecikmiş bir teknoloji. Bizim kitaba ulaşmamızı engelliyor.
Yarın belki daha ileri giderek şu bile olabilir. Amazon yeni bir yapay zeka çıkarır. E-kitaplar otomatik her dile çevrilir senden oradan okursun. Bu sefer sadece Türkçe içerikli yayınları yayınlayan yayıncılar kalır.
Yapay zekâ pek onayladığım bir şey değil. Çünkü dediğin gibi belki çeviriyi bile yapay zekâ yapacak ve pek çok insan ekmeksiz kalacak. Bunu sadece kitap olarak demiyorum, aklınıza gelen her meslek için kastediyorum. O açılardan baktığım için pek onaylamıyorum. Açken de ne okusam bugün acaba diyebileceğimi sanmıyorum ![]()
Konuyu farklı bir noktaya çekeceğim. Ben şuan özel sektörde çalışıyorum. Üretimin verimlilikle takip edildiği sıkı kuralların olduğu bir alan. Böyle olunca siz dakika da en iyi kalitede ürünü en verimli şekilde çıkarmanız gerekiyor. Ama Türkiye deki şirket yönetimlerine ve bu bahsettiğim ( daha arkasında ki bir çok konu var) baktığınızda 1990larda kalmış durumda. Yani Türkiye de yapay zeka kimseyi işsiz bırakmaz kolayına. Birincisi x kuşağı teknolojiden anlamayan yöneticiler olduğu için, ikincisi işçilik daha ucuz. Bizim fabrikalarımızı daha otomasyona geçememiş.
Ben başından beri yapay zekayı kendimce takip edip kullanmaya çalışıyorum. Kendi kanalımda görsel oluşturmak, hayal ettiğin videoyu yapmak konusunda bence çok hızlı ilerliyor. Bunun yanında iş yerinde veri analizi, araştırma yapmak, tüm kılavuzların içinden aklında konuyu araştırmak çok hızlı yol aldırıyor. Tabi karşında yine eski kafalı yöneticiler var o ayrı bir konu.
Geçen yapay zeka iş meselesini izleyen bir videoda şu örneği vermişti. İlk defa buz dolabı insanların hayatına girdiğinde, yemekleri korumak için buz taşıcıları vardı. Bu taşıcıları buz getiriyor ve satıyorlardı. Bunlar buz dolabı hayatın içine girdiğinde birden yok olmadı. Daha hızlı, daha fazla buzu nasıl taşırıza yönetildiler. Ama bu bile onları kurtarmadı. Bazı meslekler gelişen teknoloji ve hayatın gidişatına göre yok olacak. Bunların yerine yenileri gelecek. Buna ayak uyduramayan yok olacak. Geçmişte olup şuanda olmayan bir çok meslek var.
Katılıyorum. Matbaaya da böyle karşı çıkılmıştı. Hattatlar itiraz etmişti. E-kitap teknolojisi olmasa şu an okuduğumun yarısına ancak ulaşabilirdim. En basitinden iş dolayısıyla taşındığım için Zaman Çarkı’nı yanımda götüremedim. Ancak Kindle sayesinde gittiğim yerde okuyabildim. Kitaplığımda dursun dediklerimi yine alıyorum. O kadar da beğenmediğim bir kitabı muhafaza etmek bir dert elden çıkarmak başka bir dert. Asansör olması merdivenleri yok etmedi sonuçta. Sadece işimizi kolaylaştırdı.
İzmir’de Göztepe maçlarına stada 18 yaş altı çocuk yada yakını ile giden var mı? Ufaklığı maça götürmek istiyorum ama passolig lazım mıdır bir maç için ve diğer başka prosedür var mıdır? Uzun zamandır maça gitmiyorum eskiden bilet alır geçerdik…
