Ruby Sparks: Bir Kadın Çizeceksin

Kayıp Rıhtım’da tamamını okumak için: https://kayiprihtim.com/inceleme/ruby-sparks-bir-kadin-cizeceksin/



Kelimelerin bazı şeyleri gerçekleştirme gücü kimi zaman eşsizdir. Kurguladığı kadınla karşı karşıya kalan bir yazarın hikâyesi. "Ruby Sparks"ı sizler için inceledik. (DEVAMI…)

5 Beğeni

Öncelikle Zoe Kazan ve Paul Dano için zorunlu giriş:

Zoe Kazan, kutsalımız! Paul Dano, kutsalımızın kutsadığı kutsal bir zattır! :sweat_smile:

Bu pek mi pek zorunlu girişten sonra geçeyim filme: Aslında söylenecek çok fazla şey yok. Kadın-Erkek ilişkilerinde temel bir hataları gayet doyurucu biçimde işliyor. Calvin, erkek veya kadın fark etmez, ilişkide düşülebilecek temel yanılgıların hepsini Ruby üstündeki deneylerinde gösteriyor.

Tüm sorunun merkezindeyse, sevdiğine sadece kendi arzularına ve istediği zamanda karşılık veren bir makine gibi davranmak var. Nesne işte. Calvin yöntemlerini değiştirse bile asla ve asla o algı değişmiyor. Ruby’nin duygu, düşünce ve ihtiyaçlarına yönelik karşılıklarında hep o algıya göre tasarılanmış "hayalimin insanı"nı kaybetmeyeyim korkusu hakim. O yüzden her kararında kantarın topuzu kaçıyor. Çünkü gerçek Ruby’nin değil, Ruby’nin suretindeki nesnenin peşinde.

Ah, evet, her şeyin dehşetvari çılgınlığa dönüştüğü daktilo sahnesi. Duygusal olarak izleyeni de yıpratıyor. O sekansta Calvin tüm arzularının temsili var. Biçimsel olarak yumuşatılmışlar. Fakat şöyle yumuşatılmışlar, hani Ruby ile Calvin sıradan bir çift olsalar, özel anlarında oyunbaz, romantik, şapşik (Bu kelimeyi en sonunda kullandım ya. Neyse, Zoe’miz için kullandım. Boşa gitmedi :sweat_smile:) veya takdir anlarının halleri. Calvin’in bunları Ruby’yi zorlayarak, bilinci her şeyin farkındayken ve bedenini delicesine yoracak biçimde tekrarlatarak yaptırınca, işin boyutu değişiyor. Bildiğiniz psikolojik işkence ile fiziksel şiddet bir arada. Bayağı bayağı istismar durumu. Bunun sebebi de şu: Calvin, asıl kıymeti Ruby’nin hür iradesiyle sunulunca ortaya çıkan “değerli bulunma” duygusunun peşinde. Calvin o duyguya çabalamadan ulaşmanın peşinde. O yüzden Ruby’ye, o duygusuyu onaylayacak şeyleri yaptırmaya odaklı. Uyum göstermekten ziyade, etrafındakileri kendi “değerlilik” duygusunu destekleyecek biçimde uydurma hatasına düşüyor. Ve o hatayla birlikte canavarlaşıyor.

Calvin gibi insanlar varlar :expressionless: Sadece "değerlilik"lerini yapılandırdıkları unsurlar farklılaşabiliyor. Bu durumun En tuhaf örneği, pişmanlıkla gelen övgü psikolojisi. Durum şöyle örneklenir: Borçla harçla aldığı aracından istediği gibi memnun kalmayan biri, suçluluk duygusundan kurtulmak için önce kendi kendini, sonra tanıdıklarını aracın o kadar da kötü olmadığına ikna etmeye çalışır. Şöyle güzel, böyle iyi, herkesin sahip olması gerek, sahip olmayanlar ne kaçırdıklarını bilmiyorlar, vs.

Tabii bu filmdeki konumuz iki insan ve aralarındaki ilişkileri. O yüzden bir tarafın diğerini makineye çevirmeye kalkması bayağı ürkütücü bir şey. Birinin kendi hataları yüzünden mutsuz olup, mutsuzluğunu gidermek için hatasını uç noktalara taşıması daha da ürkütücü.

1 Beğeni