Rupicola'nın Yolculuğu – Pompei


(gaye çelik) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/rupicolanin-yolculugu-pompei/



Toledo Caddesi’ni adımlayarak, Dante Meydanı’na varıyorum. Şehrin puslu rüzgârı, sarısı çirkinleşmiş saçlarımı yalayarak, boynumu okşuyor. Yaşadığım anın sarhoşluğuyla, ilk kez dokunulmuş bir genç kız kıvamında gülümsüyorum. Pembe spor ayakkabılarımın tabanları, zeminde hızla akarken, kapüşonu kürklü, turuncu, şişme montumun altında kalan bedenimin, zıngırdayışını duyuyorum. Soğuk hava, sanki bulduğu tüm boşluklardan bedenime doluyor, ürperiyorum. Kollarımı gövdeme daha… (DEVAMI…)


(Cüneyt Özkurt) #2

Bizi karakterler arasında savurduğu için Gaye’ye kocaman bir alkış. Karakterlerin uçurumun kenarındaki gezintileri ve düşsel ögelerin okuyucuya aktarımı ve modern yazımı çok hoş. Defalarca okunur, okutulur. Gezintiye devam!


(Merve Aydın) #3

İtalya hepimizin hikayelerine bir şekilde dokunmuş bu kez. E söz konusu yanardağ olunca. :slight_smile: Böyle hikayeleri çok seviyorum. İşin içine olağanüstülük girince, hele ki eski yaşamlar girince hep heyecanlanırım. Bir de hayvanlar tabii :slight_smile: Gaye bize yine çok hoş bir eser sunmuşsun. Keyifle okudum.


(gaye çelik) #4

Cüneyt çok teşekkürler!
Okuyalım, yazalım hep. Düşlerimizi kendimize saklarsak ne anlamı kalır :slight_smile:
Hep beraber devam!


(gaye çelik) #5

İtalya, yanardağ ve köpek bedeni benim için büyülü bir yolculuk oldu Mervecim. Çok teşekkür ederim kıymetli yorumun için :slight_smile:


(Zeynep çakır Taşkın) #6

Her kalemin kendine özgü bir dili vardır, senin kaleminin nacizane bir cüretkarlığı var,öykülerini başka kılan da tam olarak bu çılgın üslup :ok_hand::clap:


(gaye çelik) #7

Zeynep çok teşekkürler. Kalemi sakınmayı sevmiyorum. Ne yazmak istiyorsam yazıyorum❣️


(M.Gökay Okutucu) #8

Hikayende, bir tüy gibi savrulduğumu hissettim. Senden farklı bir tür gördük ve gayet başarılıydı.

Eline sağlık Gaye!


(gaye çelik) #9

Teşekkürler Gökay, ne mutlu bana.


(Onur Şahin) #10

Hikayeyi okurken bulutların üzerinde gezinme ayrıcalığına eriştiğimizi hissettim. Ana karakter uzun tülleri olan bir kelebek misali nazikçe ve sabırla uçtu tüm hikaye boyunca. Birbiriyle ilintisiz gibi görünen konuları oldukça başarılı bir şekilde birbirine yama yapmışsınız. Sadece bazı yerlerde kimin ne yaptığını anlamakta zorlandım. Belki biraz daha detay verseydiniz çok daha anlaşılır olabilirdi benim için. Görüşmek dileğiyle.


(gaye çelik) #11

Merhaba @Aremas
Yorumunuz beni çok mutlu etti. Hikayede gereksiz görünen ayrıntıların, sonunda anlaşılabilmesini ummuştum. Demek ki başarabilmişim.
Eleştiriniz içinde çok teşekkürler. Benzer bir yorumu aldığım için düzenleme yapmıştım aslında; ama tam olarak kotaramamışım demek ki.
Görüşürüz, ilhamınızla kalın.


(Ezgi Özbek) #12

Merhabalar Gaye,

Yoğun bir öyküyle karşıladın okurlarını. Yanardağın çoklu katmanını öykünde bulmak mümkündü gerçekten. Karakterin kendi çatışması, zamansal döngüde gelgit hali ve fantastik bileşene ait detaylar incelikle planlanmıştı. Ekstra hoşuma giden detaylara girmeden evvel minik bir geçiş önerisi sunmak istiyorum. Karakter tercihindeki seçimin beni gerçekten etkiledi. Lakin aktarımda yapılan net vurgular yerine farklı bir tarz olsa finaldeki vuruculuk seviyesi daha yüksek olurdu gibi geldi. İçsel sorgulamalar ya da yaşadığı herhangi bir olay üzerinden karakteri merak etmemizi sağlamak vs. gibi bir durumda gizem unsuru da devreye girebilirdi gibi. Bu kısım metinde ilerleme oynama yapmayı düşünürsen diye bırakılmış bir yorumdu elbette.

Birçok zorlayıcı yazım şeklini kullandığın öykünün en takdir edilesi ögesi gözlem yeteneğinden güç alarak metne yerleşmiş kısımlardı. Bir köpeği izlemek, müzede gezinmek, başka gözlerin bakışlarıyla dünyayı keşfetmek keyifliydi. Uzun bir çalışma olunca yorum da uzadıkça uzadı. Zaman yolcusuna dair daha fazla bilgi hoşuma gidebilirdi ama son kısımda sınırları güzel kotarmıştın. Okurun kafasında alternatif bir ihtimal bırakmadın diyebiliriz :slight_smile:

İlhamın ve yaratıcılığın bol olsun!


(gaye çelik) #13

Merhaba Ezgi,
Yorumun oldukça tatmin edici oldu benim için. Üstü kapalı anlattığın kısmı ve ‘olabilirdi’ bölümünü daha detaylı dinlemek istiyorum senden bir ara. Çünkü düzenlemek isteyebilirim.
Keyif aldığın kısımlar için ayrıca mutlu oldum.
Kıymetli yorumun için çok teşekkürler.
Görüşürüz😊


#14

Merhaba @gayekcelik

Daha önce yorum yapan arkadaşlarımızın söylediklerine katılıyorum. Akıp giden güzel bir hikayeydi. Aynı karakterin birden fazla gerçekliği olmasının yanı sıra aynı zamanda kendi kısır döngülerini sonunda kırdıkları anı bize çok güzel bir şekilde verdin. Pompei zamanındaki olaylar gözönüne alınırsa bu buluşmanın bir bitiş olmasını beklerdim ancak bana tam tersi gibi geliyor. Bu iki karakterin yeniden buluşması evrenin onlar için başka bir kader yazmış olabilir mi?

Eline ve düş gücüne sağlık
Sevgiler
Dipsiz


(gaye çelik) #15

Merhaba @Dipsiz
Yorumun için teşekkür ederim.
Pompei’de biten hikayeleri şimdi yeniden başlıyor. Kesinlikle doğru anlamışsın. Bundan sonra ara ara onlara yer vereceğim öykülerimde.
Sevgilerimle…


(Kasvet Ulu) #16

Merhaba. Aktı gitti. Nedense reenkarnasyon ile ilgili bir geçişi tahmin ediyordum, ama fantastik ögeleri güzel bir şekilde harmanlayıp orada beni şaşırttınız. Yine zengin bir içerik sunmuşsunuz. Samimi, duygusal, avangart.

@zencefilos duygularıma çok güzel tercüman olmuş.

İnanın tam da bunu yazacaktım. Beni düşündüren yer burası oldu. Birçok şey “anlatılmadan” anlatılabilirdi. Bazı şeyleri okuyucu kendisi anlayınca, bağlantıları kendisi kurunca daha çok keyif alıyor. En azından ben öyleyim diyeyim. Elinize sağlık.


(gaye çelik) #17

Merhaba @ulu.kasvet
Sanırım mesleki deformasyon bu. İnsanlara tüm detayları anlatmam gerektiğini düşünüyorum. Gizem kavramını çok önemsememe rağmen yeteri kadar kullanamadım sanırım. Önemseyeceğim bu bahsettiğiniz ayrıntıyı. Teşekkür ederim geliştirici eleştiriniz için.
İlhamınız ve şahane kaleminizle kalın.


(Osman Eliuz) #18

Merhabalar,

Öyküleriniz arasında en çok bunu sevmiş olabilirim. Olay hikayelerini gördüğüm kadarıyla güzel kotarıyorsunuz . Bu öykünüz ise harika bir konuya sahip. Eğer ki hikayede gizi biraz daha ön plana alıp, karakteri de biraz daha hissettirseydiniz, onu tanımamıza izin verseydiniz öyküden alacağım hazzı damağımda duyumsar gibiyim. Bu açıdan Sayın Kasvet Ulu’ya katılıyorum. Öykü bu haliyle açık konuşmak gerekirse koşturuyordu. Şimdiki zaman kullanımının da etkisiyle okuyucu nefes almıyor; biraz odayı görelim, karakterin korkusunu, heyecanını hissedelim istedim; ki yapamadığınız için değil, yapmadığınız içindi sanki bu? Belki zamanınız kısıtlıydı; ne dersiniz?

Eşcinsel olduğum için değil, bir deli olduğumu düşündüğü için.

Hikayedeki karakter trans kadın ama birkaç yerde eşcinsel olduğu söylenmiş. Hem trans, hem eşcinsel miydi?

Haricen hikayesi gerçekten çok güzeldi. Pompei ile bu öyküyü birleştirmek de harika bir fikir olmuş. Finaldeki şu diyalogu ise,

“Dişi,” diyor, “Rupicola, sen dişi bir köpektin!”

ayrıca sevdim; akıllıcaydı, güzel bir detaydı.

Ellerinize kaleminize sağlık.

Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle.


(gaye çelik) #19

Merhabalar @Osman_Eliuz
Öncelikle yorumunuz için teşekkürler. Her yorum yeni bir şey katıp, gizemli bir kapı aralıyor benim için.
Öykünün koşması, biraz bilerek, heyecanlı olmasını umarak yaptığım bir şeydi. Sanırım ritm fazla kaçtı ve anlaşılmaz oldu.
Hikayedeki karakter, trans görünümünde bir eşcinsel. Tam olarak dönüşüm geçirmemiş biri. Çünkü bu aşamayı, başka bir öyküye taşımayı düşünüyorum. ‘Olmayan göğüslerimi kabarttığımda’ diye geçen bölüm, bu dönüşümün gerçekleşmemiş olduğunu vurgulamak içindi.
Gizem kavramını bir sonraki öykümde daha diri tutmak için uğraştım, tüm eleştirileri de dikkate aldım. Umarım daha iyisini yapabilmişimdir.
Güzel sözleriniz için ayrıca teşekkürler; ama eleştiriler beni daha çok besledi.
Görüşürüz bir dahaki seçkilerde,
Sevgilerimle :slight_smile: