Rüya Prensesi Amca'nın On Ölüm Şarkısı


(Onur Selamet) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/ruya-prensesi-amcanin-on-olum-sarkisi/



Ruhu bedenden kaçırmak zor iş. Zaman alıyor. Geceleri uyandığımda sonsuza kadar vaktim varmış gibi hissediyorum. Yaptıklarımın diyetini ödemeden gidemem. Klişe batağındaki kasabanın huysuz palyaçosuyum. Dişlerim eskisi kadar keskin değil. Patronum, hayatını mahvettiğim için benden nefret ediyor. Çocuklar kâbuslarının tek sorumlusuyla karşılaşınca gülüyor. Kadınlar yüzlerini buruşturup bakışlarını kaçırıyor. Erkekler, kadın mı yoksa erkek mi olduğumu anlamaya… (DEVAMI…)


(Öznur Babur) #2

:clap::clap::clap:

merhaba,
çok keyifli bir öyküydü. Onur Selamet imzalı öyküleri -bulabildiğim kadarını- çok büyük bir keyfile, zevkle, neşeyle okuyorum. aslında tüm öykülerinizi bir kitap altında okumayı çok istiyorum. hani kitaplığımda dursun, arada açıp bir öykü okuyayım. eğleneyim hatta öğreneyim. zira sizin öykülerinizi keşfedişimden bu yana kendi kalemimde epey değişiklik oldu iyi anlamda. sınırları nasıl zorlayabilirim, dille ve kelimelerle nasıl oynayabilirim, vurucu etkiyi nasıl ve nerede verebilirim… gibi pek çok noktada yol gösterici oldu öyküleriniz.
bu öyküden alıntı yapmak istiyorum en sevdiğim yerleri ama öyle çok ki “işte bu” dediğim yerler, o sebeple beğenimi ifade etmekle yetineyim.
kaleminize kuvvet.


(Ezgi Özbek) #3

Merhabalar,

Öykünüzü iki kere okudum. Aslında ilk okuduğumda da bir tat bırakmıştı zihnimde. Fakat ikinci okuyuşta asıl lezzete daha fazla yaklaştığımı inanıyorum. Anlaşılmazlık ya da başka bir sebep değil bu okumadan keyif alma işi. Biraz daha okuduğum zamanın koşullarındaki halimle alakalı.

Kurguya geçersek her okumada yakalayacağım yeni detaylar olduğunu seziyorum. Bu içeriğin yoğunluğuyla alakalı ki bunu boğmadan yapmış olduğunuz için okurda kopma da olmuyor. Zaman algısıyla oynama şeklinizi bir hayli sevdim. Ve “Hangi çağda yaşadığımızı düşündüm.” cümlesiyle başlayan paragraf yıldızlı kısımlardan oldu diyebilirim.

Rüya Prensesi Amca’nın kabalık seviyesinin en iyi verildiği öykü olabilir. Gördüğüm kadarıyla daha çok korku unsuruna yönelmiştik seçkide. Nüktedanlaşabilen bir küfürbazlık da karaktere oturmuştu. Dönem esintilerinin kapsamı da genişletilmişti.

Genel olarak bu yorumun gecikmesine sebebiyet veren detaya da gelmek isterim. “Geçit bir tablonun içindeydi.” Cümleyi birkaç kere yineledim. Portal olarak kullanma fikri beni gereğinden fazla etkiledi çünkü bunu birebir de kullanmıştım ( başka bir evrende ters yansımasını, dış dünyadan fantazyaya basamak olarak kurgulamıştım). Çok şaşılacak bir detay değildi belki de bilemiyorum ama beni tepkisizliğe itti. Sonra düşününce belirtmenin bir sakıncası olmaz diye düşündüm. Başlangıçta kendi kendime alınmak komikti aksine; kendince büyük finalinin o kadar da devasa olamadığını gören yazan egosunun yıpranışı ve kapanış :smiley:

Tüm şizofrenik tartışmalarımı tükettikten sonra tekrar kaleminize sağlık diyorum! İlhamınız bol olsun.


(Onur Selamet) #4

Merhaba Öznur Hanım,

Güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum. Bu kadar sıkı bir okuru hak edecek kadar şanslı olmamam gerekiyor, o yüzden biraz tuhaf hissediyorum.

Kitap için, belki bir gün diyelim. Şimdilik. :slight_smile:

Eksik olmayın.


(Onur Selamet) #5

Merhaba Ezgi Hanım,

Keyif alabilmenize çok sevindim. Rüya Prensesi Amca’yı ilk hayal ettiğim andan beri, aklımdaki bütün konuşma balonları argo ya da kaba sözcüklerle doluydu. Karaktere oturmasa, benim için çok acı olurdu. :slight_smile:

Ortak bilinç çok yaygın bir konu. Sonuçta hepimiz portalların her türlüsüne hazır olmamız gerektiğini öğrenerek büyüdük. :stuck_out_tongue:

Detaylı yorumunuz için teşekkür ediyorum. Selamlar.