Sabahattin Ali Kitaplığı


(Mustafa Yıldız) #62

Sabahattin Ali | Sesli Öyküler & Şiirler: https://www.youtube.com/playlist?list=PLRhiOylnczeQN59XrKm8ZfIVCLvGev7XG

Bu işi en hakkıyla epsilon yaptı şuana dek gibi geliyor bana. Acaba kitapların içi de kapaklar ve tanıtım gibi özenli mi? Alıp eline ulaşan varsa bilgilendirirse beni çok sevinirim. Şu toplu eserlerde 3. Cildi de çıkarsalar da topluca alsak dedirten bir tek epsilon oldu.


(Alper) #63

Sesli kitap çok severim ama ne yazık ki biz de böyle bir seçenek yok. Devamı da gelir mi acaba…

Epsilon’a sırf bu yaptıklarına destek olmak için toplu basımlarını alacağım.

( not: Android kulllananlar Youtube Go telefonunuza kurun, yotube go ile telefona indirip, dilediğiniz yerde dinleyebilirsiniz.)


(Mustafa Yıldız) #64


Burada var aslında romanları ve bir öykü kitabı. 25 lira aylık abonelik sistemi var. Bu sebebpe yapmazlar gibi geliyor. Bir de bedava yapsalar kitabı satamazlar ama keşke yapsalar ve paylaşsalar.


(Alper) #65

Bunu bilmiyordum. Aylık 25 TL abonelik sistemi güzelmiş, inceleyeyim muhtemelen abone olurum.


(Barış) #66

Bez baskı var şu an satılıyor


(Barış) #67

Hayatımda gördüğün en kötü yayınevi


#68

Benim incelediğim alışveriş sitelerinde tükenmiş gözüküyor.


#69

Kopernik kitap kervana katılmış.

resim resim resim resim resim resim resim resim resim

Destek yayınları

resim resim resim


#70

Telif vermiyorsunuz, bari özen gösterin. Kopernik paint terk.


(Ufuk) #71

Kopernik pizzacı değil miydi? :slight_smile:


(fatih çetin) #72

(İlhan Mete) #73

Kapaklar ne kadar basit. Galiba yayınevleri kitabı dahi okumadan basıyorlar. Ciddi anlamda iş yapan yok gibi. Şu ana kadar Epsilon en iyiye yakını yaptı.


(Alper) #74

Ayrıntı sadece Kuyucaklı Yusuf kapağını gördüm, güzeldi. Ayrıntı özellikle son dönem dünya ve Türkçe klasiklerde iyi kapaklar çıkıyor. Ayrıntı Sabahattin Ali kapaklar da beğenilen kapaklardan olacak bence.


(Hiçliğin bekçisi…) #75

Nasıl başladıysam öyle devam etmeyi tercih ederek YKY’den aldım eksiklerin bir kısmını. Geri kalanları da yine YKY’den alacağım. Kendimce artık altın kağıda bassalar bile bu mevzuyu kapamış oldum. Çarşının güzeli hiç bitmiyor. O mu güzel, bu mu güzel derken insan süruncemede kalıyor. En azından özenli olduğunu bildiğim ve deneyimlediğim bir yayınevinden devam etmek istedim.

Ayrıca dikkat ettim de “İçimizdeki Şeytan” çoğu yeni basımda bile yüzde 94.5 civarında kırmızı. Keza “Kürk Mantolu Madonna” çoğunluğu mavi olmakla beraber arada sırada yeşil. Renk teması çok az değişkenlik gösteriyor. İçerik aynı, renk neredeyse aynı, kapaklarda ahım şahım bir farklılık yok. Bunlar benim gözüme çarpanlar. Nispeten aykırı olan tek basım Epsilon’dan gelmiş. Hem sert kapak olması hem de kapak resimlerinin tablo gibi görünmesi açısından. Bandrol kontrol sitesinde daha bir sürü yayınevi gördüm. Bunun sonu gelmez gibi geliyor.


(Alper) #76

Gelmez evet…
Bunun benzeri " Küçük Prens" kitabın da olmuştu. 2-3 yıl önce telif düşünce bir anda onlarca yayın evi basmıştı. Ama sanki bence bu telif meselelerini aile (mirasçılar) ve kültür bakanlığı yazar adına bir vakıf kurarak vakfın kontrolüne bıraksa daha mantıklı olacak gibi.


(Ufuk) #77

Alacaksanız YKY baskılarını bir an önce alın bence. Ben geçen hafta BKM’de en uygun fiyatlar vardı tamamladım. Her yerde YKY fiyatları düşürdü sanırım onlarda yeni kapağa geçecekler değişiklik olacak bu baskıları tüketmeye çalışıyorlar.Tabi bu benim tahminim. Hazır uygunken fiyatlar hepsi uyumlu şekilde tamamlamak mantıklı geldi bana.


(Hiçliğin bekçisi…) #78

Evet o zamanlar ben pek ilgili değildim ve kafamı nereye çevirsem bir “Küçük Prens” görüyordum. Bir eserden çok fazla basım gördükçe içimi bir kuşku kaplıyor ve genelde bildiğim yayınevlerinden almayı tercih ediyorum.

Her hâlükarda bu işin önü alınmalı. Kontrolsüz bir patlama mevcut ve bu endişe verici. Onlarca yayınevinin aynı kitapları basması bana garip geliyor. Hepsi birbirinin aynısı olmakla beraber bir sürü kağıt israfı. Bütün bu enerji nadir bulunan kitaplara yönlendirilse daha mantıklı olur gibi geliyor ama bunun yapılacağını sanmıyorum. Daha neler neler binlerce kez basılır. Eğer benim yayınevim olsaydı bu ülkeye yeni ve geri planda kalan eserleri kazandırmak isterdim. Zaten basılmış eserleri pişirip pişirip ortaya koymak yenilikçi bir yaklaşım değil.

@UfukTR Birçoğunu aldım son indirimlerle. Geneli 5 tl civarında zaten. Bazılarını ise beğenmedim. Bana hitap etmiyor. Onları almayı tercih etmedim. Sırf Sabahattin Ali diye de hepsini almak yine bana garip geldi. Bu sebeple okuyabileceğimi düşündüğüm ve bir nebze olsun bana hitap edeceğine inandıklarımı aldım.


(Alper) #79

Aynısını düşünmüşüz :slight_smile: ben de YKY’nin bastıklarından Markopaşa yazıları ve Mahkemeler de yokmuş, dün sipariş verdim…


#80

Kopernik ile Optimum olayın çok üstünde durmamışlar. Google’a Sabahattin Ali yazmış, çıkan ilk görselleri basmışlar :laughing:


(Alper) #81

Sırf Sabahattin Ali diye de hepsini almak yine bana garip geldi.

Belki de almak, okumak gerekir… Her yazar için demiyorum. Bu benim için Sabahattin Ali’dir sizin için bir başka yazardır. Yazarı tanıdıkça, okudukça şiir, öykü veya romanlarının arkasında yatanları anlamak çok daha anlamlı geliyor bana.

Bazı yazarların şairlerin yaşamları insanın içini acıtıyor, Sabahattin Ali, Orhan kemal, Sait Faik, Orhan Veli vd…

Bir servi dedi ki bana;
"Rahat benim altımdadır.
Başını vurma dört yana,
Rahat benim altımdadır.

Çok koşup çok yorulmuşsun,
Yollarda yalnız kalmışsın,
Güvenip bana gelmişsin,
Rahat benim altımdadır.

Sana kökümde yer versem
Gölgemi üstüne gersem…
Hey rahat isteyen sersem!
Rahat benim altımdadır.

Serin serin uzanırsın,
Çiçeklerle bezenirsin,
Yat burada, kazanırsın,
Rahat benim altımdadır.

Yârin de gezer dolaşır,
Bir gün buraya ulaşır;
Hasretler burda buluşur,
Rahat benim altımdadır."

İlk okuyuşta aslında çok fazla insanı etkileyecek bir şiir değil gibi duruyor, ama nerede nasıl hangi duygularla yazıldığını,Sabahattin Ali’nin o anki “umutsuz " " karanlık” hislerini bilince, okuyunca, şiirin gönderildiği kişinin verdiği tepkiyi bilince şiir çok daha anlamlı geliyor insana. ( en azından bana)