Sabahattin Ali Kitaplığı


(Barış) #122

bence de en orjinali epsilon yaptı hiç beklenmedik bir şekilde :slight_smile: Ama Can’ı da merak ediyorum ben


(Serhat) #123

Gece Akademi Yayınları


(Barış) #124

Gece Akademi ne ya? Sabahattin Ali’yi lime lime ettiler. Yazıklar olsun.


#125


(∆) #126

Şu Sabahattin Ali kitaplarında gördüğümüz durum tam bir rezillik, ne kadar aç gözlü yayınevi varmış.Sırf bu kitapları basmak için yayınevi açanlar bile vardır muhtemelen.
Bu kepazelik beni çok rahatsız etti açıkcası.Klasik eserleri rezil çeviriler ve saçma sapan sadeleştirmelerle yayınlayıp insanları kitap okumaktan soğutanlardan sonra bir de bunlar çıktı.
Sanırım 70 yıl artık yetersiz kalıyor, en azından ülkemizde sembol olmuş klasikleşmiş yazarlar için koruma kanunu benzeri bir uygulama olmalı.Mesela 70 yıl telif sürsün daha sonrasında 30 yıl boyunca da telifi elinde tutan yayınevi ve kültür bakanlığı bassın kitabı.Herkesin basması için toplam 100 yıl geçmesi gereksin.
Belki fazla korumacı düşünüyorum ama klasik eserlerin ve bu kadar değerli yazarlarımızın havadan para kazanma yolu haline gelmesi beni çok üzüyor.


(Ufuk) #127

Bence gereksiz bu tartışmalar, kitabı para kazanmak için basmayan yayınevi mi var? Sonuçta hepsinin amacı para kazanmak. Bazı yayınevleri kitapları kötü basmış,çok basmış, rezil etmiş olabilir. Almazsınız olur biter. Zaten gerçekten kitap okuyan herkes hangi yayınevinden alacağını biliyor çeşit olmasında sorun yok. Ayrıca bence 70 yıl fazla bile, bakın YKY baskıları telif ortadan kalkınca, kaç yıldır yüksek indirimlerle bile alamayacağımız fiyatlara düştü. Ne güzel uyguna satın alabiliyoruz. Neden 5TL’ye alabileceğimiz kitaba daha fazla verelim. Dediğim gibi bende çoğu baskıyı beğenmiyorum ama çok yayınevinin basması benim hepsini almak zorunda olduğum anlamına gelmiyor. Önceden de YKY basıyordu şimdi de basıyor. Sonuçta farklı yayınevlerinden güzel baskılar yapanlarda var. Rekabet olması güzel okur kazanıyor oldukça.


#128

Sana katılmıyorum,
100 Temel eser uygulaması başladığında kitapların bir kısmı telifsiz kitaplardı ve bir çok kitapta çok ciddi tahrifatlar yapıldığı tespit edildi.
Konuyla ilgili bir haber linkini aşağıya bırakıyorum.
http://www.radikal.com.tr/turkiye/100-temel-eser-bir-tek-firsatciya-yaradi-977096/

EKLEME:
Aslında Ömer Seyfettin ile ilgili yapılan tahrifatları anlatan bir haber vardı, onu arıyorum ama bulmadım, onun yerine Dipnot da Victor Hugo’ya "halt etmişsin " diyen haberi paylaşayım…


(Ufuk) #129

Ben kötü baskılar olduğunu zaten kabul ettim ki :slight_smile: Benim demek istediğim kötü baskıları zaten iyi nitelikli okurlar tercih etmez. O yayınevleride bastığıyla kalır. 100 temel eserde olayın nedeni maliyet,yayınevleri yada kitapçılar okula geliyorlar ucuza kim verirse veliler ondan alıyor. Burda da okuldaki müdürün öğretmenin dikkatli davranması gerek. Ucuzu değil düzgün olanı tercih etmeli.


#130

Kendi çevremden biliyorum gidip süpermarketlerde Antik, tutku gibi yayın evlerinden çıkmış klasikleri alıyorlar, bir de gelip anlatıyorlar 3 TL’ye Suç ve Ceza aldım…

Radikal’in 2010’da ki haberinde dediği gibi Öğretmenlerin kaçı o kitapları okuyor ki… İyi yayın evi, hatta hangi çevirmen çevirmiş diye sen, ben forum ahalisi gibi okurlar bakıyorlar. Çözümü nedir bilmiyorum ama okurun çok önemli kısmı bu ayrımı yapmıyor / yapamıyor…


(fatih çetin) #131

Maalesef bu konuda Edebiyat Öğretmeni olan meslektaşlarımla bile çatışıyorum. Hangi çevirmen, hangi yayınevinden okuyalım diyince şaşırıp kalıyorlar.


(Ufuk) #132

Bak direkt yaşadığım örneği vereyim çok acı ama gerçek. 2018 yazı hariç ondan önceki 2 yaz tatili döneminde Okul müdürü tarafından rica ile okula çağırıldık ve saatlerce zümre toplantısı yapıp,ders için kaynak (test) kitap inceledik. Örnek kitaplarıda kendi imkanlarımızla biz temin ettik. Ve her branşta bazı yayınevlerinin alınması için müdür beye dilekçe verdik. Zaten bunu yapmamızı kendisi istedi.

Ve sonuç ilk yıl sene başında okula gittiğimizde müdürün başka bi yayıneviyle anlaştığını öğrendik. Sormak için gittik neden diye, işte uygun fiyat verdi okul içinde destekte bulunacağınız söyledi falan filan. Arada bizim işte kitabın nitelikli olması gerektiği gibi yaptığımız konuşmaları geçiyorum. Çünkü aldığımız cevaplar hayattan soğutabilir. Ben siyasi etkenlerinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü tercih ettiği yayınevi malum bi yayıneviydi. Eğitimcilik gerçekten liyakate dikkat edilmesi gereken iş.

İlk sene öğrencilerden geri dönüşler kötü ve iadeler olunca bu sefer sizin dediğinizi alıcam dedi. Ama gene aynı yayın kolunun A kitabı değil B kitabını aldı :slight_smile:

Yani biz insan olarak düzelmedikçe bunun çözümü yok sonuç olarak :slight_smile: Herkes kendi çıkarını düşünür, işi ne için yaptığını unutursa ne 100 temel eser kalır ne başka birşey :neutral_face:


(∆) #133

Para kazanmak için kitap basılması ayrı eserin rezil edilmesi ayrı birşey.Hayata böyle bakacaksak zaten etik konusunu yok saymış oluruz ki benim için önemli olan etiktir. Bu arada ben zaten almam ama bu durum düşüncelerimi belirtmeme de engel değil.

Zaten kitap okuyan almaz demişsiniz de bu tür market kitaplarını zaten düzenli kitap okuma alışkanlığı olmayan bilinçsiz insanlar alıyor ve bu kitaplar yüzünden edebiyattan ve yazardan soğuyorlar.Sefiller’i saçma bir şekilde sadeleştirip 200 sayfa halinde garip bir çeviriyle satılmasını doğru ve güzel buluyorsanız o sizin probleminiz.
Bana göre Victor Hugo’ya yapılmış saygısızlıktır.

Sabahattin Ali’nin kitapları zaten oldukça makul fiyatlara satılıyor ve yky ülkemizdeki en makul fiyatlara sahip yayınevlerinden birisi ve Sabahattin Ali’nin kitaplarının liste fiyatı da 10-20 tl arası.

Olayın baskıları beğenip beğenmemekle bir alakası yok siz benim olaya nasıl bir pencereden baktığımı hiç anlamamışsınız.

İş ahlakı ve ülkenin sembollerinden biri haline gelmiş bir edebiyatçıya verilmesi gereken değer benim için önemli olan.


(Emre ) #134

Can Yayınları da basmaya başlamış.


(Ufuk) #135

Güzel buluyorum demedim. Marketten kitap alan kişiden ne gibi bir beklentiniz var okurluk anlamında anlayamadım.

Önemli olan fiyatın makul olup olmaması değil, daha uyguna satılabilecekken satılmaması.

Peki diyelim ki telifi YKY değilde saçma sapan bir yayınevinde olsaydı. (Günümüzde okumak istediğimiz yazarları, çeviri ve baskı hataları yüzünden bazı yayınevlerinden okuyamamız gibi) Daha uzun süre beklememiz okur için nasıl bir kazanç olurdu.

Neyse sizin demek istediklerinizi anlamamış da olabilirim.Sadece bu muhabbet gerçekten bana çok boş geliyor. (Sizin için demiyorum) Aynı düşüncelere sahip olmak zorunda değiliz. İyi forumlar…


#136

Resimdeki Karbon Kitaplar’ın bastığı kitap.


(Gülçin Akın) #137

Marketten kitap alan kişi o kitabı çocuğu için alıyorsa mesela, o çocuk kitaplardan soğuyabilir. Rekabet elbette tüketici için iyidir ancak 2-3 TL daha ucuz diye niteliksiz kitapları çocuklarına alacak çok ebeveyn var maalesef. Google Translate ile çevrilmiş gibi kötü klasikleri zorlamayla okuyan çocuklar kitaptan nefret ediyorlar sonra. “İsteyen istediği gibi bassın.” yaklaşımını bu yüzden doğru bulmuyorum.


(Umut K.) #138

Ben buradaki sorunu anlayamadım.
Herkes için geçerli olan telif düşmesi mevzusu, Sabahattin Ali için geçersiz olsun mu diyorsunuz? Çünkü telif düşmesi mevzusu çok kritik, hem kitaba ulaşma hem de fiyat olarak. En basitinden İthaki’deki Wells kitaplarıyla İş Bankası’ndaki Wells kitaplarına bakın. İkisi de telif ödemiyor ve İş Bankası Celal Üster gibi usta bir çevirmenle çalışıyorken İthaki 2 katı fiyata satıyor. Veya yıllarca basılmayan kitaplar… Yayınevinin keyfini mi bekleyeceğiz. Bu konu Sabahattin Ali özeline indirgenip konuşulacak bir konu değil.


(Ufuk) #139

Evet maalesef 2-3 TL için alacak, bulunduğu yerin kütüphanesine gidip bedavaya almayacak çok ebeveyn tanıyorum da. Ama burada sorun onlar değil. Eğer markette satılmasa o alanların çoğu korsan alır yada başka bir yolunu bulup gene ucuza getirmeye çalışır. Bazılarında huy olmuş bu ne yazık ki. Gerçekten durumu olmayan birisi gider kütüphaneden alır okutur. Konuyu ülkenin ekonomik durumu üstüne çekecek olursak oooo :slight_smile:

Birde ben isteyen istediğini kafasına göre bassın demedim. Ben başka yayınevlerinin basmasına bu kadar yakınılmasını anlayamadım. Koskoca kurumlarımız var. Ders kitaplarını inceleyen mesela her seferinde mükemmel ders kitapları basımına onay veren Talim terbiye kurulumuz var. Artık yetklili kurum kimse kitaplarda inceleyebilir sonuçta belli onay işleminden geçiyordur.Çözüm yolları var yani, kötü baskı yapılıyor diye telifin düşmemesini istemek çok saçma :slight_smile:

Ek yapayım. Bu basan yayınevlerinin adını bilmediklerimize her yayınevi basıyor mahvettiler diyenlerinde çoğu o yayınevinden kitap okumamıştır yada alıp incelememiştir. Belki baskısı çok iyi. Ama olmaz değil mi? Biz adını duymadıysak çok kötüdür o yayınevi, illa ki biz adını heryerde duymalı boşa fazla para vermeliyiz ki yayınevi iyi olsun.


(Emre ) #140

resim


(Ufuk) #141

Aaa olur mu? :slight_smile: Biz fazla para vermezsek reklamlarda adı olan yayınevlerinden alıp fotoğraf çekip onu çeşitli platformlarda paylaşmazsak nasıl elit oluruz :slight_smile:

Çözüm yolu denetimken her yayınevi basıyor diye yakınılması çok komik gerçekten. Telif düşmesine kızılacağına, denetim yapılmıyor diye konuşulsa çok daha mantıklı olacak. Ama biz kısa yoldan çözümü buluyoruz gene hemen :slight_smile: