Sakkara'nın Laneti

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/sakkaranin-laneti/



Dededen, yedi göbek hazine avcısıydı Sezargiller. Babadan oğla, oğuldan toruna, torundan cocuğa akıp gitmiş gömü sevdası Kala kala Soysuz Rıfat’a kalmış son umudu Büyük Sezar’ın. Çirpi bacak, tahta surat, kara kuru oğlan olsa da, cevvamış bizim Rıfat. Yanıp dururmuş geceleri, bocuk boncuk terler, uykularından uyanırmış gömü diye. Hep onu çağırırmış Kralın hazinesi rüyalarında. Elde avuçta… (DEVAMI…)

Merhaba @Emrah;

Gayet eğlenceli bir öyküydü, konu da ilginçti. Özellikle kahramanların sıfatlarını çok tuttum. :slightly_smiling_face: Kasnak Melahat, Dallama Ömer, Göynekci İhsan…

Bunula birlikte birkaç küçük noktaya dikkat çekmek isterim:

  • Yazım hataları biraz fazlaydı. Özellikle dahi anlamındaki de, da bağlaçları ayrı değil de bitişik yazılmıştı.

  • Bazı yerlerde zaman uyumsuzlukları mevcuttu.

  • Bir de İhsan’ın mumyanın parmağını kestikten sonra “Kesmiş yüzüğü parmağıyla. Atmış göğsüne kanlı kanlı.” diye bir ifade var. Küçük bir ayrıntı gibi ama mumyalanmış bir cesetten kesilen vücut parçasının kanayacağını sanmıyorum…

Elinize emeğinize sağlık. Güzel bir öyküydü. Yeni seçkilerde görüşmek üzere, çok selamlar…

Teşekkür Ederim Ebuzer,
Yorumun çok değerliydi. Bu sorunu nasıl asacağım bilmiyorum ama inşallah cep telefonundan kurtulup masa başında görerek süzülerek tekrar tekrar dediğim de bu baglaclardanda kurtulacağım.
Zamanları hızlı geçtim öykü de ama muhakkak bağlantı kurma imkanı verecek bir şeyleri araya sıkıştırma gayretini gösterdim. Yani örneğin babasının bir hafta içerisinde ölmesi bir kac gün sonra ablasının hasta olması gibi ama yine tekrar okuyup gözden geçirecegim. Önemli bir görüş kendimden başka ilkkez başka bir gözün yorumuna açtım öyküleri hani cokda fena olmadı.
Aslında mumyalamakla ilgili bir şeyleri dolduramadı yani söylediğin gibi ne kadar zamanda mumyalaniyor bilmiyorum aklımda bir filmden ya da bir mısır tanıtım filminden kalmış olabilir sanki öldüğü gün hemen mumyalaniyor gibi bu yüzden kahramanın da yüzüğü hemen çalmasına fırsat vermek istedim. Kanlı olmasınında biraz nedeni bu. Ama uyarın dikkate alacak daha geniş bir araştırma içerisine girip düzeltmeyi yapacağım.
Yani aslında yer mekan ve kafamdaki piramidi seçerken çok karıştırdım İnternet sayfalarını muglaya getirmek kolay olmadı yüzüğü. Sakkara ilk okuduğumda ilgimi çekmişti. Kral ve yüzüğü ve dahası çok teşekkür ederim. Çok mutlu oldum

1 Beğeni

Merhaba Emrah.

Öykünde kullandığın anlatım dili çok hoşuma gitti. Masalsı bir dil ve önceki öykünde kullandığın dilden farklı. Konusu da zihninde her zaman kazı yapma fikri olan beni içine çekmeye fazlasıyla yetti. Bu hem küçükken arkeolog olma hayalimden hem de köyümüzde eskiden Ermeni halklarının yaşamış olmasındandır sanırım. Babamın da ara ara kayaların üzerinde gördüğü işaretleri benimle paylaşması bu fikrimi taze tutmakta :slight_smile:

Yazım hataları konusunda şartların müsaitse muhakkak bilgisayar üzerinden düzenlemeye geçmelisin. Eminim ki çok faydasını göreceksin. İlk öykünde de bu durumla ilgili konuşmuştuk.

Keyif aldım okurken. Yeni öykülerinde görüşmek dileğiyle…

Sevgiler…

Merhaba, elinize sağlık. Hakikaten renkli, duru ve keyifli bir öykü. Ama öykünün genel iskeleti kadar hatta bazen daha çok ince işçiliği önemlidir. Bir anlamda okura, öykünüze ve kendinize selam duruşudur. Şartlarınız buna izin vermiyor anladığım kadarıyla ama ne yapıp ne edip bu konuyu halletmelisiniz. Sanırım adminler tarafından da redakte edilmiyor öyküler. Düş gücünüzün ve yeteneğinizin bu konu altında ezilip gitmesine izin vermeyin lütfen.

Sevgiler

1 Beğeni