Sarsıntı

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/sarsinti/



Gökyüzü bir havan topunun ağzında asılı kalmış, yıldızlar çığlık atıyor ve dolunay büyüyor. Yalımları gümüşten bir delilik ve göllere düşüp deniz kızlarını kışkırtıyor. Bu kin ve yıkım sıvılarıyla dolu göller savaşın harap ettiği ovayı yamalayıp duruyor. Yağmurları ve deliliği çağırıyorlar. Terk edilmiş harabe köyler ile gökyüzünde kırık dökük lirler çalan melekler birbirine girmiş. Nehir akıntılarına… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Merhaba,
Şizofren Pelikan bu sefer başrol olmuş :wink:
Burası da Mosquito şehri mi acaba? Sanki daha farklı bir yer gibi geldi bana.
Güzel hikayeydi. Merak ettiğim şey; Terimler ve tamlamalar içten gelen bir tür kusma mı (kötü manada değil) yoksa şifreli alegoriler mi?

Merhabalar, yorumunuzu görünce ciddi anlamda sevindim. Hikayeler arasındaki bağlantı noktalarını fark etmiş olmanız da beni biraz gururlu hissettiriyor. Aslında Şizofren Pelikan bir paralel evren yolcusu. Bunun haricinde pek bir özelliği yok; sadece bir yolcu ve kozmik jazz müziği uzmanı. Onu bir keresinde rüyamda gördüm. Saksafon çalan bir pelikan. Zihnim kendiliğinden Şizofren Pelikan dedi ona ve de işler böylece büyüdü. Nitekim bu hikayede Moskito şehri yok. Moskito şehri bizim evrenimizle paralellik gösteren bir evrende. Şizofren Pelikan’ın uğradığı ve Sarsıntı’ya konu olan bu evrende ise insanlık büyük bir krizle karşı karşıya.
İşte bazı tamlamalar ve terimleri bu paralel evrenlere göre uyduruyorum. Örneğin yumuşak-alan kozmik yüzeyde meydana gelen boşlukların ismi. Bu boşluklardan geçerek farklı evrenlere ya da boyutlara ulaşmak mümkün.
Bu yorumla birlikte hikayelerin aslında birbiriyle bir bütün olmasına rağmen ne kadar kopuk ve de havada durduklarını fark ediyorum, fakat böylesi sanırım daha iyi. Çünkü yaratmak istediğim atmosferler de buna delalet ediyor.

Sevinmeniz beni de sevindirdi. Açıklamalar için ayrıca teşekkürler. Özellikle şizofren pelikanı rüyanızda gördüğünüze kadar detaya inmeniz beni ayrıca memnun etti.

Öykülerinizin atmosferi başat özelliği. Bir şeyin özellikle havada kaldığını düşünmüyorum, biraz saykodelik bir havaları var ama beni zaten o hava çok etkiliyor. Bir açıdan diyorsunuz ki;
“Bu evrenin bir “lore” u var ve bu anlaşılmamış demek ki…”
Böyle düşünmeyin, bu tarz bir altyapıyı insanlar yüzlerce sayfalık kitap serileri ile öğretiyorlar okuyucularına o açıdan bence hiçbir sorun yok.
Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle.