Sessizlik

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/sessizlik/



Saat 22.00, yağmurlu bir günde motoruma atlamış mor ve mavi ışıklı sokaklardan, yüzlerce katlı neon tabelalarla ve reklam panolarıyla kaplı binaların arasından geçerek 15 saattir çalıştığım işimden evime dönüyorum. 15 saatin sonunda elimde sadece saat başına kazandığım 10 pandan 150 pan kredim ve iş çıkışı yemek kamyonundan 37 pana suni güneş ışığında yetiştirilmiş domatesin 37… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Farklı bir deneme olmuş. Siberpunk gibi başlayan öykünüz yavaş yavaş değişiyor.

Bunu daha önce farklı şekilde metne yerleştirebilirsiniz diye düşünüyorum. Sırrını açıklamamak için vakit kazanmaya çalışan bir karakter gibi değil de ser verip sır vermeyen bir karakter görsek daha ilgi çekici olabilir. Bu şekilde gazete haberi okuyormuş hissine kapılıyorum. :)) Ayrıca karakteriniz biraz fazla mekanik geldi bana. Tabii yansıtmaya çalıştığınız şeyle de alakalı olabilir, bilmiyorum.

Bize anlatmak istediklerinize bakılırsa, bazı cümleleriniz gereğinden uzun anlatımlara ve kelime sayılarına sahip. Metnin üzerinden tekrar ve tekrar geçerek daha sade yazmayı deneyebilirsiniz. Bu haliyle kötü değil ancak öz bir anlatım, okuyucuyu da daha derli toplu tutar. Öte yandan metni bu kadar çok matematiğe boğmanız okurun takibini zorlaştıran bir unsur.

Kurgunuz kötü değil, sadece çok daha iyisini yazabileceğinizi düşünüyorum. Teşekkürler.

1 Beğeni

Yorumunuz için teşekkür ederim.
Öyküyü yazarken kurgusunu bi çok kez değiştirdim. Kurguda tam emin değildim. Bazı yerlerde rakamsal ve uzun anlatımlarla karmaşa oluştuğunuda fark ettim ama aklımdaki geniş bi evreni,dünyanın geçmişini ve şuan nasıl bir hal aldığını az kelimeyle hızlı bir şekilde tasvir etmeye çalıştığım için oluştuğunu düşünüyorum. Karakterin mekanikliğine gelince de açıkcası böyle anlaşıldığı için memnun oldum. Siperpunk bir hal almış mekanik bir evrende robot gibi duygusuz yaşayan bir insanı anlatmak istemiştim.

Merhabalar. Öykünüzü beğendim. Bize dünyanızı anlatmaya çalışırken biraz karmaşa oldu o kadar. Ama bir şey kafama takıldı.

Adamın konuşmasına yarayan alet şarjda değil miydi? Diğeri de mi konuşmaya yarıyordu?
Elinize sağlık.

Merhaba @sametoz,

Öykünüzün ismi dikkatimi çekti. Ses tellerine zarar veren bir virüsün dünyayı ele geçirmesi düşüncesi bile korkunç. Güzel bir kurgu yaratmışsınız. Elinize sağlık.

Ben sayıların rakam ile yazılması kısmında yorum yapmak istiyorum. Yazı ile yazmanız gerekiyor edebi eserlerde ancak bana göre de sayısal veriler çok fazla ve bir yerden sonra okumadan geçtim, “kaçsa kaç artık Sena, boş ver” diyerek. :slight_smile:

Bir de yazının üzerinden tekrar geçmediğiniz hissine kapıldım. Bazı cümleler uzun, çok bağlaçlı ve sorunlu gibi, tekrar tekrar okursanız sizin de göreceğinize eminim.

Emeğinize sağlık,

Sena