Şeytanların Düşüşü

Müge merhaba,

Baklava tadındaki bu yorumun için teşekkürler. :slightly_smiling_face: Beni mutlu ettin. Zaman ayırdığın için teşekkür ederim.

Bu arada Emre’nin başından geçen olay gerçekten yaşanmış bir hikayedir. :slightly_smiling_face:

Önceki öyküde Kerkinsonun mucidi olan kahramanımızın akıbeti oldukça merak edilmişti. Ben de merakları gidereyim dedim.

Önerilerin için ayrıca teşekkür ederim. İyi bak kendine, görüşürüz…

1 Beğeni

Öncelikle kaleminize sağlık. Öykünüzü çok beğenerek okudum. Eski öykünüze yaptığınız gönderme de oldukça güzeldi. İnsanlığın şeytanlardan kötü olduğu bir çağda yaşarken bunu kaleme almanız çok iyi olmuş. Yazım diliniz de çok iyiydi. Kısacası pek eleştirecek bir şey bulamadım :smiley: yazmaya devam etmeniz temennisiyle gelecek ay görüşmek üzere

1 Beğeni

Selam @Yuzuri;

Teşekkür ederim vakit ayırdığınız için, beğenmenize sevindim. :slightly_smiling_face: Bu ay biraz daha eğlenceli bir şeyler olsun istedim. Masal temasına bakalım artık kısmet. Umarım bir şeyler çıkar.

Sağlıcakla kalın, görüşmek üzere…

1 Beğeni

Ben her seferinde , acaba bu sefer nasıl farklı bir bakış olacak diye merakımdan okuyorum ve her seferinde buna değdiğini görüyorum. Yine bizi şaşırtarak şaşırtmadı. (N.tip)

1 Beğeni

@Murat_Cobanoglu merhaba;

Hoş geldin rıhtıma. Çok teşekkür ederim bu güzel yorumundan ötürü. :slightly_smiling_face: Selametle, görüşmek üzere…

Merhaba @ebuka,

Hikaye tematik bağlantı açısından oldukça yaratıcı olmuş lakin işleyiş mekanikleri pek olmamış gibime geldi. Hikaye kısa ve kolay okunur vaziyette. Duygudan ziyade aktarmak istediği kurgusal buluşu da aktarmış, yalnız bu tasarımda daha inandırıcı daha kendi çerçevesi içinde tastamam budur işte hissiyatı yaratılabilirdi. Örnekleyelim efendim:

gibi hayır/şer ikilemesi basit kalmış mesela. Daha şeytani bir kullanım, sizin icadınız olan bir değim/çok kullanımlı tamlamalar olabilirdi. Yani sizin icad edebileceğinizi okuyucunun da bunu kabul edeceğini söylüyorum. Bu yetenek sizde var.

Bunu yazmadan geçemedim, doğrusu “tapışlarken” olacak diye düşünüyorum, bende sıkça ve severek bu kelimeyi kullandığım için özellikle yazdım :grinning:

Yukarıdaki pasajla hikaye kurgusunun işleme mekaniği olmamış dediğim şeye örnek verebilirim. Yani şeytan ve şeytanlar bire bir insan hayatının mekaniğine tabiyse bu hayal kırıcı olurdu :slight_smile: . Başka başka şeyler düşündürtmenizi, bize daha önce kapısını açmadığımız kapılar açmanızı dilerdim. Yani tamam çok uzun uzun üzerine düşme fırsatımız olmuyor bu hikayelerde ama şeytanın bir günü dediğimiz şey benim bir günümle aynı olmamalıydı, neredeyse aynı mekaniklerle bu hayatı yaşamamalıyız bence. Bir örnek ver mesela derseniz, çokça olmakla birlikte en son okuduğum için onu örnek vereyim; Mark Twain’in “Gizemli Yabancı” isimli uzun hikayesindeki şeytan gibi.

Son olarak virüsü işlevsel şekilde kullanmak olanağını kendi ayağınıza pas atmış lakin gole çevirmemişsiniz. Mesela sizden gelen bu güzel buluşu ben Alfred’in raporunda; insandan şeytanlara geçen bir virüs nedeniyle şeytanlıkta verimin düşmesi, hatta tanrıya giden yolun algısında değişime neden olduğunu keşfi yer alırdı :wink:. Hani amazonlarda yaşayan bazı mantar türlerinin karıncalara bulaşması sonucu, onların beynine kadar ilerlemeleri ve karıncayı hiç olmayacak yerlere yönlendirip (çok güneşli ortam) orada bekleterek öldürmeleri ve yeni mantarın kafatasını delerek boy vermesi gibi. Bu virüste şeytanları yürüdükleri yoldan saptırmış, bambaşka bir yola sokmuştur gibi. Öff lafı çok uzattım biliyorum :expressionless: Mekaniklerini pek tutmasamda buluşunu pek beğendiğim hikayenizin bir başka varyasyonda, bir başka zamanda okumak dileğiyle sağlıcakla kalın.

2 Beğeni

@Foton merhaba;

Fotondan yine bam, bam, bam isabetli atışlar :slightly_smiling_face:

Aklımda eğlenceli ve şirin, ciddi mimari meziyet istemeyen, rengârenk boyalı, çoğunluğun seveceği bir ev yapmak vardı. Bahçesi olacaktı evin ve bir de küçük havuzu. Bu evin içinde kafa karıştıracak saklı bölmeler, oradan oraya açılan kapılar ya da gizli geçitler olmayacaktı. Haklısın, daha karmaşık bir ev tasarlayabilirdim belki ama bu sefer böyle olsun istedim. Ve sanırım amacıma ulaştım.

Yorumların benim için değerli, çok teşekkür ederim. Görüşmek üzere iyi bakın kendinize. :slightly_smiling_face:

1 Beğeni

Selamlar @ebuka

Senin öykülerini okuyunca içimden hasetliğe yakın bir imrenme geçiyor. Neredeyse hiç yüz güldüren öyküler yazamadığımdan mütevellit bu yeteneğine şapka çıkarıyorum.

Kıssalı hisseli eğlenceli bir öykü olmuş ellerine sağlık. Büllük, Hatice, Yasin’den sonra Alfred’le karşılaşınca afalladım önce. Adana’dan Bristol’e ışık hızı bir geçiş yaptım sandım. Sonrasında öykü başka bir yere evrilince aydım duruma ama bir sarsılma oldu tabi. Eleştiri olarak mı alırsın bilmiyorum ama öykünün başındaki biçem, okurda farklı bir beklenti uyandırıyor. Sonrasında “Agam bizle egleniyy” havasında devam ediyor. Hayır/şer oyunu benim hoşuma gitti. Bir ara gözümün önüne Selena dizisindeki konsey geldi:D (Yanlış anlaşılmasın bizim ufaklık izlerdi zamanında maruz kaldım yoksa ben hep belgesel izlerim:P) Velhasıl yüzümüz güldü mü güldü, mesaj iletildi mavi tik yandı mı yandı:) Teşekkür ediyoruz. Masal temasında daha tumturaklı bir eser bekliyorum efenim, zira temayül ve kabiliyetiniz buna müsait. Esen kalınız…

1 Beğeni

Sevgili @ebuka,

Öykünü okuduktan sonra benim öyküme yaptığın yorumu daha iyi anladım ve aslında ben de @nyphe’nin aksine bu tarz bana çok yakın diye yazdıklarını imrenerek okudum. Neden benim aklıma gelmedi bu diye tebessüm ederek yazıyorum bu satırları tabii ki. :blush:

Ben çok beğendim, yazarkenki hedefini ve amacını da yürekten hissettim. Önceki öykülerin zaten isteyince daha farklı işleri de nasıl çıkardığına dair çok büyük referans oluyor. Bu yüzden bu tema için, yapabileceğinin en iyisini yaptığını düşünüyorum.
Şer veya şeytan/şeytanlık kelime tekrarları bazı yerlerde gözüme çarptı ancak bunların yerine ne kullanabilirdin, bilemiyorum ben de açıkçası.

Ayrıca geçen temada Kerkinson’un mucidinin akibetini bekleyenlerden birisi bendim ama orada intihar ettirmeyip, hapiste şişletmen :see_no_evil: tam ölmedi diye sevinecekken bir tema sonrası güzel bir ters köşe olmuş okuyucuya açıkçası.

Ben tüm metni hem tebessüm edip hem de insanlığın gidişatına içlenerek okudum. Bu yüzden bence amacına hizmet ettin.

Bu arada bir yorumda Emre’nin hikayesi gerçekti demişsin, şayet youtube’a fln düştüyse Müge Anlı programlarıyla, link paylaşmanı bekliyorum. :sweat_smile:

Kalemine sağlık,

Sevgiler,

Sena

1 Beğeni

@nyphe merhaba;

Seni güldürebildiysem ne mutlu. Öykülerine yansıtmasan bile yorumlarındaki eğlenceli kişiliğin şöyle bir kafasını uzatıp selam veriyor bana. :slightly_smiling_face:

Bakalım masal temasında bir şeyler çıkacak mı, çıkarsa nasıl olacak? Teşekkür ederim kıymetli yorum ve eleştirilerinden ötürü.

Sevgi ve saygılar…

1 Beğeni

Sena selamlar;

Şımartıyorsun bak beni. :grinning:

Vallahi o kısmı öyküye, özellikle senin için ekledim, ama hınzırlık yapıp genci hapiste şişlettim. Bir nevi katil oldum senin yüzünden yani, cinayet işlettirdim öykümde.

Öykü amacına hizmet ettiyse ne mutlu. Renk kattın sayfama Sena. Çok teşekkür ediyorum sana.

Sevgilerimle…

1 Beğeni

Est. Bana hissettirdiğini söylüyorum sadece. :pray:

Bu kısma çok güldüm. :rofl: :rofl: :rofl:
Benim için kavga edecek erkekleri düşünürdüm ama öyküde cinayet işlettirecek ilk kez başıma geldi. Hafif hoşuma da gitti. :yum: Sağ ol walla.

Unutmamışsın yorumlaşmamızı, çok zekice olmuş bu dokunuşun.

Tekrar eline sağlık,

Görüşmek üzere,

Sena

1 Beğeni

Ebuzer merhaba :slight_smile:
Çok çok keyif aldım öykünden.
Girişteki karakterlerin, diyalogların çok eğlenceli. Alfred’e geçtiğin kısım ise başka bir kapı ve iyi bir doyurucu.
Hayırların şere dönüşü ve kullanımı zekice.
Bu bir öyküden çok, romanın bir bölümü gibi geldi bana. Alfred o kadar oturmuş bir karakter çünkü.
Temaya bakış açın da ince, ironik ve oldukça hoş.
Sonraki öykülerini heyecanla bekliyorum.
Görüşürüz :slight_smile:

1 Beğeni

Gaye merhaba;

Hoş geldin şeref verdin. :slightly_smiling_face: Öyküyü beğenmene çok sevindim.

Belki de Alfred’in insan vücudundaki macerası, ironik ve mizahi bir dille başka bir öykünün konusu olabilir. Bakalım. :slightly_smiling_face:

Yeni öykülerde görüşmek ümidiyle. Esen kal…

1 Beğeni

Merhaba,

Anlatımınız gerçekten kuvvetli Ebuzer Bey. Genelde ilgi çekici konularla haşır neşir oluyorsunuz. Özellikle şeytanların tedirgin olduğu ve işsiz kaldığı kısımlar beni düşündürttü açıkçası. Bir an durup, kafamda yazdıklarınızı düşündüm. Gerçekten insanoğlunun ne kadar da şeytanlaştığını gözlemledim.

Kırmızı ışık ve kota olayları keza aynı şekilde metin içerisinde olması gereken yerlerdeydiler. Benim sadece küçük bir kişisel eleştirim olacak,

Bu tür cehennemvari ya da şeytanlık dolu çalışmalarda mizahi ya da yerel anlatımları pek benimseyemiyorum ben. Tamamen mizahi amaçla yapılan bir kurgu olsa bu kadar rahatsız olmam belki ve metnin akışına bırakırım kendimi fakat bu tür bir evren ve gelişen fantastik olaylar eşliğinde okuduğum zaman yer yer kopmama neden oluyor bu durum. Bu yüzden şeytanların daha resmi ve duygusuz olması benim ilgimi çekerdi. Tabi belirttiğim gibi bu benim kişisel görüşüm ve bu da sizin yorumlama şekliniz.

Kısaca, öykünüzün genel havasını beğendiğimi söylemeliyim. Önümüzdeki ay görüşmek üzere, kendinize iyi bakın.

2 Beğeni

Merhaba Ebuzer ne güzel bir hikaye kurmussun. Şimdi o çocuğun kulağına şeytan üflemekte yerden göğe haklıydı. Gerçi bizim seytan puan toplamak için bunu yapsa da büyüklerin bu tutarsızlıkları beni de hep cileden çıkartmıştır.
"Hoş geldiniz hocam, şerriniz bol olsun,” bayıldım. Ve tabii sonrasındaki isim buluşlar, şerlerin zavallı şeytanların elinden insanlara gecmesi. Buyuklerin hep söylediği bir soz vardır “Simdiki insanlar şeytan olmus, seytan ne yapsın?” valla oyle sen anlatmışsın işte.
Duş gücüne sağlık.
Dilek

2 Beğeni

@UlianaHippogrief,

Hoş geldiniz öyküme: ) teşekkür ederim güzel yorumlarınız ve yapıcı eleştirilerinizden ötürü.

Bu öyküde tamamen aynı yerde buluşamamizin sebebi bence ikimizin farklı türlere gönül vermesinden kaynaklanıyor. Ama seçkinin bir güzel yanı da bu. Farklı edebi türleri aynı gemide yol aldırıyor.

Gorusmek üzere, iyi bakın kendinize. Sizin öykünüzde buluşuruz…

1 Beğeni

Dilek merhaba;

Öyküyü beğendiysen ne mutlu. Renk kattın naif yorumunla. Çok teşekkür ederim.

Esen kal gorusmek üzere…

Merhabalar @ebuka

Seçkinin okuduğum öyküleri (kendi öykülerim de dahil) hep dram türünde. Bunun tek istisnası senin öykülerin sanırım; mizah yönü güçlü, insana tebessüm ettiren türden genelde.

Bazı öyküler de yorucu olabiliyor. Ve yine aksine senin öykülerini okumak kolay, yormuyor. Cümleleri sürekli başa sarmak zorunda kalmıyorum.

Sevgilerle

1 Beğeni

Haluk merhaba;

Evet, mizahı seviyorum. Dram türünde yazdığım öykülerim olsa da, bu platforma genellikle mizahın biraz daha ön plana çıktığı öykülerle katılmayı tercih ediyorum. Seçkide sevgili @Senaa nın da mizah yönü kuvvetli öyküleri var.

Zaman ayırdığın için teşekkür ederim. Güzel yorumun beni mutlu etti. Çok selamlar…

2 Beğeni